Tür seçiniz:
“Vatandaşımıza Anayasa mahkemesine bireysel başvuru yapabilecek!”
12 Eylül Referandumu; kuvvetler ayrılığının gerçek anlamda hayata geçirilmesidir diyen Yaran; “Zira, mevcut anayasanın ‘kuvvetler ayrılığı ilkesi’ Yüksek Yargı tarafından Yasama ve Yürütmenin görev alanlarına girilmek suretiyle, yasama ve yürütme etkisiz hale getirilmek suretiyle ihlal edilmektedir. Bu durum Yargının, Yasama ve Yürütme üzerindeki VESAYETİ şekline dönüşmüştür. İşte, anayasa değişikliği ile bu kanunsuz vesayet ortadan kaldırılıyor, demokrasinin önü açılıyor. Anayasa değişikliği ile gerçek anlamda kuvvetler ayrılığı tecelli edecektir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine bireysel başvuru hem çok pahalı, hem de vatandaşımızın ulaşması çok zor. Vatandaşımıza Anayasa mahkemesine bireysel başvuru hakkı tanınmaktadır. Bu hakkı vatandaşımızdan esirgemek adeta bir insanlık suçudur. Bu suçu işlemek Türkiye’mizin ayıbıdır. Bu ayıba son vermek için anayasa değişikliğine “evet”.
“Darbe zihniyeti ile demokrasi bir arada olmaz”
Yaran; “Darbe Anayasası ile de Türkiye’nin daha yüksek demokrasi standartlarına erişmesi mümkün olmaz. Darbe anayasasının değiştirilmesi zarurettir, milletimizi en yüksek standartlara sahip demokrasi ile buluşturmak ise mutlak zarurettir” dedi.
“BDP ile aynı saflarda yer alıyorlar!”
İskenderun’da, Dörtyol’da yapılan hain saldırılar “kitlesel şiddeti tırmandırmak içindir diyen İskenderun Belediyesi Ak Parti Meclisi Üyesi İbrahim Yaran ayrıca “Muhalefet, bir yandan ‘terörle yeterli mücadele yapılmıyor’ şikayetinde bulunuyor, diğer taraftan terör örgütü PKK’nın savunuculuğunu yapan BDP ile aynı safta yer alıyor, bunu anlamak ve akılla izah etmek mümkün mü? İşte bunun için referandumda “evet”
“Ergenekon, Öcalan’ı kullanıyor!”
Ergenekon, yani derin devlet terörist başı Öcalan’ı kullanıyor, Öcalan da PKK’yı diyen Yaran; “Türkiye’de Türklerle Kürtleri çatıştırmak isteyen Ergenekon, bu ülkenin hayatından kesin olarak çıkarılmadan bu topraklara huzur gelmez. Son dönemlerde artan PKK terörünün amacı ‘kitlesel bir şiddet ortamı yaratmaktır’. PKK kendi kitlesini eyleme sevk ederek ve toplumu etnik bir çatışmaya sürükleyerek bir hedefe varmaya çalışıyor. Hedef, referandum atmosferini bu kitlesel şiddet aracılığıyla ‘çekilmez hale’ getirmek. İskenderun’da, Dörtyol’da ve güneydoğuda yapılan hain saldırılar ‘kitlesel şiddeti tırmandırmak için’ yapılan eylemlerdir. PKK’nın “kitlesel şiddet ortamı oluşturma” oyununa gelmemek için bize düşen “sağduyulu olmak, kardeş kavgasına fırsat sağlayacak tahriklere kapılmamaktır”. Aksi hal, PKK’nın oyununa gelmektir. Tahriklere kapılma yanlışı bizi Allah korusun etnik çatışmaya götürür ki bunun galibi olmaz, kaybeden Türkiye olur. PKK yaklaşan referandum ve genel seçimlerde ‘insiyatifi elde tutma’ gayretinde, siyasetin aktörü olma eğiliminde. Son zamanlardaki terör eylemlerinin yoğunlaşmasının sebebi budur. Dolayısıyla, terör örgütünün amacına yarayacak sağduyu dışı davranışlardan kaçınmamız lazım. Sağduyumuzu muhafaza etmek, birlik ve beraberliğimizi güçlü tutmak zorundayız” dedi.
Yorumlar