Mehmet Arslan, Peygamberin bütün İslam dünyasına Ehl-i Beyt’in yolunda olmasını söylediğinin altını çizdi. “Bunlar benim mayamdan doğdular ve benim ilmime nail oldular. Hiçbir kulun Ehl-i Beyti tanımadıktan sonra kendisine fayda sağlamaz. Eli sünnet düşüncesinde olan İmam Şafi bile Kuranda tenzih ederek farz kılmıştır” dediğini söyledi. İskenderun Müftü Vekili Mehmet Altunay konuşmasında “Ehl-i Beyt sevgisi Rabbimizin emridir. İmanımızdan kaynaklanan bir husustur. Ehl-i Beyte sevgi ve saygı bizim iman borcumuz ve mükellefiyetimizdir.” Dedi.Yeral, konuşmasında komşu Suriye devleti harabeye çevrilmeye çalışıldığını, bütün bunların ise “demokrasi ve insan hakları adına” yapıldığını ya da “eşitlik ve özgürlük” adına yapıldığının büyük bir yalan olduğunu ifade etti.
SURİYE’DE EMPERYALİSTLER 500 BİN İNSANI ŞEHİT ETTİLER.
Yeral “Bunların oyunlarını herkes bilir. Amerikan emperyalizminin ve İsrail siyonizminin, Afganistan’a, Filistin’e, Irak’a, Libya’ya, Mısır’a ve diğer İslam ülkelerine götürmek istedikleri demokrasiyi çok iyi biliyoruz. Bu Ortadoğu halklarının ve Türkiye’nin Amerika ve İsrail devletinin demokrasisine ihtiyaç yoktur. Biz o demokrasiyi istemiyoruz. Çünkü onların demokrasisi kan kokuyor. Barut kokuyor, silah kokuyor, dinamit kokuyor. Onların demokrasi adına saldırılarda 500 bin mazlum Suriyeli şehit edildi. Alevilerde, Sünnilerde, Hıristiyanlarda, Ermenilerde, Araplarda, Kürtlerde, Türkmenlerde; Bu Büyük Ortadoğu Projesi emelleri uğruna zalimce şehit edildiler. Binlerce kadının ve kızın ırzına geçildi. Alevi Şeyhleri, Sünni din adamları ve Hıristiyan Papazlar şehit edildi. Biz bunların ‘demokrasilerini’ hiçbir yerde istemiyoruz. Bütün bunlar Sünnicilik adı altında yapılıyor. Bakın ben Sünni demiyorum, onları tenzih ediyorum, Sünnicilik adı altında yapılıyor. Sünni kardeşlerim katliam yapmazlar. Sünni kardeşlerimiz selefi olamaz, Sünni kardeşlerimiz vahebi olamaz. Sünni kardeşlerimiz Peygamberimizin torunlarının mezarlarını Allahü Ekber diyerek havaya uçuramazlar. Bunlar Emevidir, bunlar Yezididir, yezidi. Bir kere daha söylüyoruz,Emevilik ayrı, Vahabilik ayrı, Selefilik ayrıdır. Bunların Sünnilik ile ilişkileri yoktur. Görüyorsunuz: Suriye’de Sünni kardeşlerimiz, bayrağına, vatanına, halkına ve devletine sahip çıkıyor. O küçük güruh, Arabistan, Çeçenistan gibi ülkelerden beslenenler, hatta Türkiye’den beslenen o tekfirci, selefi hat, Suriye’nin bayrağını ayaklar altına alıp, ateşle yakıyor. Kendi bayrağını ateşle yakan, kendi vatanına ihanet eden, bir hainden sana hayır gelmez, arkadaşım. Bizim sorunumuz, Altınözü, Yayladağ’nda, Urfa, Antep’te en uzun sınır bölgesinde Allahı Ekber diyerek bizim kardeşlerimizi boğazlayanlarla sorunumuz vardır. Onun için Kesep, Yayladağ sınır kapımızın açılmasını, Amerikan emperyalizminin, İsrail Siyonizminin bitip, bu bölünmüş ailelerin kardeşçe ve huzur içinde yaşamasını ve dünyanın dört köşesinden toplanan canilerin, katillerin Büyük Atatürk önderin dediği gibi ‘geldikleri gibi geri gitmelerini’ istiyorum. Dedi ve Alevi din adamlarına karşı uygulanan baskılarda son verilmesini istedi.
SURİYE’NİN BİRLİĞİ, DİRLİĞİ BÖLGENİN BİRLİĞİ VE DİRLİĞİDİR.
Mehmet Yuva, Dünyanın haramilerinin bu son kalenin insanlık tarihine mal olmuş, bu önemli diyarın harabı ve yıkılması için çaba vermektedirler. “Bu sebepledir ki, Suriye’de yaşanan hadise, insanların ya sevgiden, ya da sevgi düşmanlığından yana tavır almalarının önünde çok önemli bir imtihandır. Suriye’yi savunmak, Suriye’nin birliğini ve kardeşliğini savunmak, Suriye’yi savunmak; Kendi öz vatanımız Anadolu’yu biriliğini, dirliğini ve varlığını savunmaktır. Suriye’nin birliğini, dirliğini savunmak, Irak’ın birliğini, dirliğini savunmaktır. Suriye’nin birliğini, dirliğini, huzurunu savunmak ve barışı tesis etmek, bölge halklarının bir arada yaşama kültürünü, korumak demektir. Suriye’nin yok edilmesi, tahrip edilmesi bu bölgenin, yüzlerce yıldır, önümüzde dönemde en azından, çağlarda bir arada yaşamanın, bir daha demokrasiyi, özgürlüğü, hürriyetleri bir arada yaşama kültürünü, koruyamamanın imtihanıdır. Suriye’yi savunmak Esad’ın Alevi kökenden olmasından dolayı o ülkenin yanında yer almak değildir. Hiçbir zamanda olmamıştır. Esad bu birliğin ve dirliğin idrakında olduğu, Suriye’nin birliğinin ve dirliğinin, doğru olduğu için savunuyoruz. Suriye’nin birliğini ve dirliğini savunan her şerefli insanın yanında olacağız ve olmaya devam edeceğiz.” Diyerek konuşmasını tamamladı.
.gif)
Yorumlar