15-16 Temmuz 2016 hareketi algı yönetimiyle “Demokrasi zaferi” gibi gösteriliyor. Bu tamamen yalandır. Türk demokrasisi hasar almıştır. Demokrasilerde bırakın darbe girişimini, darbe düşüncesi dahi olmaz!
AKP’nin iktidar olduğu dönemlerde Kırmızı Kitap’ta (Milli Güvenlik Siyaset Belgesi), irtica “iç tehdit” idi. Hoşa gitmeyen bu ifade AKP iktidarı tarafından sildirildi. 15 Temmuz’da bu ifadenin ne kadar gerekli olduğu anlaşıldı.
Darbeciler Türkiye’ye “gökten zembille inmediler” ama AKP iktidarı tarafından “Gökten zembille indirildiler!” Öyle ki, milletin ve devletin her imkânını 2013 yılı sonundaki 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonuna kadar cemaatle paylaştılar.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başbakan olduğu dönemlerde cemaatle kolkola iken söylediği; “Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda!” şarkısı unutuldu mu?
Cemaatle ilişkilerin limonileşmeye başladığı 2013’te “Ne istediler de vermedik?” deyişini de unutmadık. Sanki kesesinden veriyordu. Verdiği milletin ve devletin imkanları. Verilenler ise darbeciler…
Bu darbeci cemaat Türk Silahlı Kuvvetlerini Balyoz, Fuhuş ve Casusluk, Kafes, Ergenekon, Islak İmza vb düzmece senaryo davalarla lime lime ederken seyreden AKP ve Erdoğan değil miydi? Hiç utanıp sıkılmadan cemaat tetikçi medyası ve yazarları ile onlara uyan havuz medya “Türk subayı cami bombalayacakmış!” yalanını söyleyenleri izleyen kimlerdi? Bu yanlışlarından dolayı azıcık dahi olsa utanıp, Türk komutanlarından ve subaylarından özür dilediler mi?
Ne gezer. Oysa görüldü ki, AKP ve Erdoğan’ın koynunda semiren bu canavar ruh, milletin Meclisini bombalamaktan çekinmedi!
Bu cani ruhu, Frankeştayn gibi bir canavarı besleyip büyüten ve semirten AKP iktidarı, darbe girişiminden dolayı milletten özür dilemesi gerekirken demokrasi kahramanı kesilmeye kalktı. Vallahi pes! Görünen o ki, bu demokrasi ayıbını demokrasi zaferi gibi gösterip, Erdoğan’ın başkanlığının yolunu açmada kullanacaklar!
Cumhuriyet’in kurucusu Gazi M. Kemal Atatürk zamanında bu olacakları görmüş ve “Bu ülke şeyhler, dervişler ve müritler ülkesi olamaz!” demiş. Ne yazık ki AKP zihniyeti ya miyopluktan, ya da büyük bir ihtimalle iktidar nimetleri uğruna bunu görememiş, göremediği gibi de cemaatin semirmesine göz yummuş ve desteklemiştir.
Cemaat odaklı bu darbe girişiminden sorumlu başka merci yok mu? Yani AKP ve kurucu lideri Erdoğan’ın darbeye katkısı görülmüyor mu? Geceleri sela okutturmakla bu vebalden kurtulabilecekler mi? Eğer öyle ise bu devletin de, milletin de çivisi çıkmış demektir.
Bu arada MİT ve Emniyet İstihbarat nerede? Bu kurumlarımız hala cemaat konusunda umursamaz durumda mı? Devlet elden gidecek ama bu kurumlar tatilde gibi…
Son Söz: Türkiye’yi kuranların bıraktığı esasları popülist emeller için değiştirmeye çalışanlar ne yazık ki yanlışlarından pişman değiller. Aksine bunu fırsata çevirip Erdoğan’a başkanlık yolunu açmaya çalışıyorlar. 15 Temmuz aslında Türk demokrasisi için bir zafer değil, bir hasar günüdür. Demokrasilerde darbe girişimi değil, düşüncesi dahi olmaz. AKP ve Erdoğan’ın yığınla yanlışı var. Ama bunları darbeyle değil, demokrasi ile aşmalıyız! Türkiye artık darbeler ve darbe düşünceliler ülkesi de olmamalıdır!
Yorumlar