DAVALI HANESİNDE ARSUZ BELEDİYESİ YAZIYOR
Belediye meclis üyeleri, kanunla kendisine verilen görevleri ifa ederken, hukuka aykırı kararlar da alabilmektedirler. İdarenin her işlemi gibi belediye meclisinin aldığı kararlar da yargı denetimine tabidir. İdare işlem tesis ederken hukuka uygun davranmak zorundadır. Hukuka uygun olmayan kararların mahkemelerce iptali mümkündür.
Belediye meclislerinin kararlarından en dikkat çekeni ve toplumda sıkıntılar yaratanı imar planları ile ilgili olan kararlardır. Zira yerel halk birebir bu plandan etkilenmektedir. Belediye meclisi kararlarının iptali için kural olarak idari yargıda dava açılması gerekmektedir. Altınvadi’de inşa edilmesi düşünülen planlara karşı Mimarlar Odası tarafından dava hakkı kullanılmıştır. Bu davanın dava hanesinde bugün Arsuz Belediyesi yazmaktadır. Yani Arsuz Belediyesi öncelikle davanın tarafı ve çözümün merkezidir. Diğer bir ifadeyle Arsuz Belediyesi davanın asli bir tarafı olarak Nardüzü Belediyesinin yasaya, usule ve hukuka aykırı karar aldığını düşünüyorsa gereğini derhal yapabilme imkânına sahiptir. Bu konuda Arsuz Belediyesinin yapabilecekleri dava ile de sınırlı değildir.
ALTIN VADİ İLE İLGİLİ KARARIN İPTALİ MÜMKÜNDÜR!
Arsuz Belediyesinin daha önce Nardüzü Belediyesi tarafından almış olduğu Altınvadi’nin inşa edileceği parsellerle ilgili kararı Arsuz Belediyesi Meclisi ve Büyükşehir Belediye Meclisinin gündemine taşıması hukuken mümkündür. Çünkü hukuki mevzuat bu konuda açıktır.
Mevzuata ve uygulama örneklerine göre “İdarenin yaptığı hatalı işlemden her zaman vazgeçebilmesi idare hukukunun genel kuralıdır. 5393 sayılı belediye kanunu 18/c ve 3184 sayılı kanunun 8/b maddesine göre belediye meclisinin imar planını onaylama yetkisi olduğuna göre iptal etme yetkisi de bulunmaktadır. Bir karar veya izni veren makam veya yargı iptal edebilir.” Halkın çıkarlarını açıkça zedeleyen ve kent dokusunu tahrip ederek felaketlere davetiye çıkaran kararlara karşı yapılabilecekler bununla da sınırlı değil. Halkı oldu-bitti kararlarla çaresiz bırakmak sorumlu bir yöneticilik anlayışı değildir. Halkımız kendini eli-kolu bağlı gösteren yöneticilerden kelimenin tam anlamıyla bıktı. Sayın Culha’nın böyle bir yönetici olmak istemediğini biliyoruz. Bu sebeple yapılabilecek diğer hususlara da yer vermeyi uygun gördük.
SORUMLULAR CEZALANDIRILABİLİR
Yanlış kararlara imza atanlardan hesap sorulabilir ve sorumlulardan kamuya verdikleri zararlar tahsil edilebilir. Hukuki mevzuata ve Danıştay kararlarına göre; 5393 sayılı Belediye kanununun amir hükümlerine aykırı olarak alınmış meclis kararının Belediye Başkanı tarafından uygulamaya konulması durumunda, ilgili makamlara şikâyet söz konusu olduğunda, belediye yetkilileri (Karara katılan belediye başkanı ve meclis üyeleri) hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri gereğince işlem yapılacağı gibi yapılacak tespitler sonucu ortaya çıkan kamu zararının da belediye yetkililerinden tahsili söz konusu olacaktır. Görevi dolayısıyla bir suç işleyen belediye meclisi üyesi yargılanabilmektedir. Meclis toplantılarında meclis üyelerinin ifade ettiği sözlerden dahi sorumlu tutulabildiği gibi işlemiş olduğu suçtan dolayı da haklarında soruşturma açılabilmektedir.
NEYİ BEKLİYORSUNUZ; FELAKETİ Mİ ?
Son olarak Belediye başkanının, kendisinden önceki belediye başkanının katıldığı belediye meclisi kararlarına karşı dava açma ehliyeti bulunmaktadır. Bu konuda da Arsuz Belediyesinin yetkin avukatlarının yol göstereceğinden eminiz.
Özetle Belediye meclisleri kendi aldığı kararları bile haklı bir nedenle iptal edebiliyorken “ eli-kolu bağlı” bir şekilde yanlışları izlemek kabul edilemez. Yakın geçmişte Mete Aslan ve Yusuf Civelek başkanlığında, İskenderun Belediyesinin aldığı bazı kararlarla önceki meclis kararlarını iptal ettikleri görülecektir. Mete Aslan ve Hasan İnsan dönemindeki onlarca meclis kararını iptal ederken, Yusuf Civelek’te, Mete Aslan döneminde alınan bazı meclis kararlarını iptal etti. Her iki belediye başkanı ile bu konu istişare edilebilir.
Daha ilk yağmurda ve yük binmeden çöken istinat duvarı dururken yanlış kararlardan dönmek için neyin beklendiğini sormak her sorumlu vatandaşın görevi ve sorumluluğudur. Geleceği görmek ve önlemleri almak ise sorumlu yöneticilerin görev ve sorumluluğudur.
.gif)
Yorumlar