Hükümetler, bakanlar, savcılar, emniyet müdürleri değişse bile çocuklarının failleri tektir. Her demokratik eylemi, her özgürlük umudunu, her uyanışı ortadan kaldırmaya çalışan devlet sistemidir. Cumartesi anneleri bu devletin ayıplarını her cumartesi soğuk sıcak demeden, gaz bombalarına mermilere aldırış etmeden, karalama ve yalan kampanyalarına kulak asmadan, bıkmadan usanmadan sokağa çıkarak faillerin yüzüne vurmaya devam etmektedir.
Bu hafta seslerini duyurmak için anneler 500. kez alanlardalar. Bizler de emek ve demokrasi mücadelesi verenler olarak kardeşlerimizi ve yoldaşlarımızı elimizden alanlara karşı annelerimizle birlikte bu Cumartesi günü tüm Türkiye’de sokaklara çıkıp katillerden hesap soruyoruz. Bizler; tekçi devlet sistemi için faili-meçhul döneminin asla kapanmadığını biliyoruz. Sokak ortasında kurşuna dizmeler, domuz bağları ile katledilmeler, cenazeleri ortadan kaldırmalar bu devletin en kirli yüzü olarak hala varlığını sürdürmektedir. 90’larda yaşananlar her an tekrar sahnelenmeye hazır bir oyun gibi önümüzde bekletilmektedir. Sadece çocukları katledilen anneler değil korku ve sindirme politikası ile tüm bir toplum hizaya getirilmeye çalışılmaktadır. İki hafta önce bu ülkenin sokaklarında Kobanê ile dayanışma için sokağa çıkan duyarlı ve cesur insanlar tekrar eski yöntemlerle katledilmiştir. Cumartesi annelerinin çığlıklarını dinlemeyenler yine canlarımızı elimizden almakta, halkı birbirine karşı kışkırtarak yeni karanlıklara yol almaktadır. Bu süreçte yargısız infazlı ve “faili meçhul”lü dönem tekrar açılmış, AKP iktidarı ve adeta ikinci başbakan gibi hareket eden cumhurbaşkanı Erdoğan onlarca insanın katili olan devlet sisteminin en tepesinde yeni düşmanlık ve ayrımcı politikalar üretmeye devam ederken bizler alanlarda birbirimizi tanımaya, sevmeye, gelecek umudumuzu büyütmeye devam ediyoruz. Cumartesi annelerinin tertemiz yüreklerine dokunuyor, sıcacık ellerini tutuyor, onların çocukları olduğumuzu her gün yeniden hatırlıyoruz. Bugün devletin tüm kirli politikalarına karşı emekten, demokrasiden, özgürlüklerden ama hepsinden önemlisi yaşamdan yana olan herkesi eylemimize destek vermeye çağırıyoruz. Gelin bu umudu hep birlikte büyütelim, Cumartesi annelerinin seslerine ses verelim, tekrar aynı karanlık oyunların sahnelenmesine izin vermeyelim. IŞİD çetelerinin Türkmenlerin yoğunlukta olduğu Karatepe Kasabası'na saldırısında 2'si çocuk 10 kişinin hayatını kaybetti "Ortadoğu'nun son 3 yılı, savaş, kan gözyaşı ve katliamlarla geçti. IŞİD'in Kürt, Arap, Êzidi, Alevi ve Türkmenlere dolayısıyla Ortadoğu'da yaşayan tüm halklara ve inançlara yönelmesi Ortadoğu'da yaşayan farklı inançlara yaşam hakkı tanımadığının göstergesidir. Yaşanan insanlığının yok edilmesidir. Türkiye Hükümetinin etrafında yaşanan tüm bu katliamlara sessiz kalmasını nasıl izah edecektir? Ortadoğu halklarının topyekûn soykırıma götürülmesinde Türkiye'nin artık pozisyonunu netleştirme zamanı gelmedi mi? Türkiye, metropollerinde milliyetçi kesimi IŞİD sempatizanlarıyla birlikte sokağa çıkartan zihniyetler bugün Ortadoğu'da IŞİD terör örgütünü Karatepe'ye yönlendirenler AKP zihniyetin kendisidir. Biz sivil toplum örgütleri olarak Ortadoğu'da bulunan tüm farklılıkların bir arada barış içerisinde yaşayabileceğine inanıyoruz IŞİD terör örgütünün sahiplerine diyoruz ki Ortadoğu'yu kirli politikalarınıza alet etmenize izin vermeyeceğiz"

Yorumlar