Tür seçiniz:
Silmeye, unutturmaya çalışanlara inat, topraklarımızda süren toplumsal mücadeleler tarihine yeni sayfaların eklenişine tanıklık ediyoruz.
Taksim Gezi Parkına AVM yapılmasını dayatan talana ve ranta karşı başlatılan protestoları zor kullanarak bastırabileceğini zanneden AKP iktidarı tüm dikta rejimlerinin baş belası olan en sağlam kayaya, halka toslamış bulunuyor.
Gezi parkındaki doğa katliamına karşı demokratik haklarını kullanarak tamamen barışçıl eylemler gerçekleştirenlerin canına kast eden boyutlara ulaşan devlet terörü ile karşılaşması yıllardır haksızlık ve hukuksuzlukla kuşatılanlar için bardağı taşıran son damla olmuştur.
Baskı ve zulüm düzenine karşı ülkenin dört bir tarafında milyonların sahiplendiği, omuz verdiği Gezi Parkı direnişi bir halk hareketine dönüşmüştür.
Gezi parkı direnişi halkı kul olarak gören, marjinal, çapulcu olarak nitelendirecek kadar pervasızlaşanların gaz bombalarının dumanı, sisi ile perdelemeye çalıştığı emek ve demokrasi düşmanlığını tüm çıplaklığıyla ortaya sermiştir.
Tüm acılara, kayıplara rağmen zulme karşı kenetlenen milyonların mücadelesini hala anlamak istemeyen AKP iktidarı ve iflah olmaz yandaşları on yılı aşkın bir süredir katmerleşerek artan yağma ve sömürü düzeninin ülkemizde yarattığı tahribatı, halkta, emekçilerde biriktirdiği öfkeyi görmezden gelmektedir.
Başbakan halkın ne istediğini anlamadığını, gazetecilerden kendisine anlatılmasını istemektedir. Biz KESK üyesi öğretmenler olarak kendisine algı düzeyi boyutunda anlatmak istiyoruz. Bak Erdoğan, bu halk, bu eylem, bunlar da talepler.
Halk demokrasi istiyor, eşitlik istiyor, barış istiyor, adalet istiyor, kendi yaşam tarzına karışılmamasını istiyor. Anlamadıysan, anlayıncaya kadar alanlarda anlatmaya devam edeceğiz.
Ne yiyip içeceğinden nerede ne giyeceğine, kaç çocuk yapacağından hangi durumlarda kürtaj yaptırabileceğine, çocuklarını kaç yaşında okula başlatacağından hangi dersleri tercih edeceğine, hangi dinin, mezhebin inancına göre yaşayacağından hangi diziyi, filmi seyredeceğine kadar kendinde halkın tüm yaşam alanlarına müdahale etme hakkını gören, kendi çizdiği makul vatandaş kalıplarına uymayanlara hakarette, küfürde sınır tanımayanlara göre tüm baskılara, devlet terörüne rağmen alanlara çıkmaya devam edenler ülkenin huzurunu bozmaya çalışan bir avuç çapulcudan ibarettir.
En küçük bir eleştiri karşısında bile hezeyana kapılanlara göre ileri demokrasiyi içine sindirmeyenler dış mihrakların oyununa gelmektedir.
Oysa bugün ülkemizin içine her geçen gün daha fazla içine çekildiği emperyalist savaşa, halkın üzerine yağan bombalara, inançlara ve kimliklere yönelik ötekileştirmeye, emeğin haklarını yok etmeye yönelik saldırılara, üniversiteleri sermayenin hükümdarlığına açan uygulamalara, yaşamlarına neo liberalizmin dini tevekkülcüğüyle yön verecek dayatmalara, kısacası baskı ve zulüm düzenine karşı artık sabrı tükenen halk ayaktadır.
Son olarak 15 Mayısta AKP iktidarı tarafından TBMMye sevk edilen hükümet memurluğu torba yasa tasarısı, kamuda kariyer ve liyakat ilkelerini tamamen ortadan kaldırmayı hedeflemektedir.
657 sayılı yasada yapılacak değişiklikle kamuda CEOlara, Hükümet memurluğuna, performansa göre ücretlendirmeye, kadrolaşmaya, rotasyona, esnek çalışmaya, iş güvencesinin ortadan kaldırılmasına zemin hazırlanmak istenmektedir şeklinde konuştu.
Yorumlar