Tür seçiniz:
1972 Mayıs’ın 5'inci günü Resmi Gazete'de bir kanun yayınlandı. -İnfaz-a ilişkindi. Kanun yayınlanmıştı fakat hükümlü vekillerinin 2.5.1972 ve 4.5.1972 tarihlerinde verdikleri iki ayrı -karar düzeltme- istemine henüz bir yanıt gelmemişti...
Kanunun yayınlandığı gün, hükümlü vekillerinden Ersen Sansal ve Mükerrem Erdoğan, Mamak Cezaevi'ne geldi. Denizlerle görüşmek istediklerini bildirdiler. Beklemenin sonu gelmiyordu. Saat 17.00 olmuştu. Hala görüşememişlerdi. Ayrılmak zorunda kaldılar.
Ve yavaş yavaş karanlık çöktü. İlerleyen dakikalar 6 Mayıs’a devirdi günü. Artik Mayıs’ın 6'siydi...
Ankara’nın göğünde ılınmaya direnen bir gece yarısı. Ege'nin ve Akdeniz'in ilinmiş rüzgârı uç vermiş Ankara'da. Ege'de dallar yırtılmış. Çiçeğe durmuş tomurcuklar. Akdeniz'de ilk turfandalar dirilmeye başlamış. Ilınan hava, uzansın istiyor Anadolu'ya. Ankara'da düğümlenmiş. Durmuş. Burulmuş. Bu bahar gecesinde Ankara sisli. Suskun. Susturulmuş.
Yağmur yağıyor Sivas'ta. Yamaçlarda beyazlıklar başlıyor Doğu’ya doğru. Kar daha çekilmemiş. Çektikleri, çekilir cinsten değil Doğulunun. Binlerce can, kulağını Ankara'ya dikmiş. Karanlık altında bir haber bekliyor havadan.
Kar daha çekilmemiş. Ankara'ya vuruyor serinliği.
Ankara'da üç dal fidan; ellerinde bıçkılarla gelenlerin ayak seslerini dinliyor.
Yeni bir günün ilk dakikaları. Demir topuklar çınlatıyor betonu. Sokakların gözleri yumuk. Geceleri sokağa çıkması yasaklanmış Ankaralıların. Binlerce göz uyanık ev içlerinde, açık, bekliyor... Aylardır yoldaki haberi, ölüm haberini... An an beklenen uykusuzluk gelip irkiltti körpecik bedenleri.
Mayıs’ın 6'siydi. Şafak sökmeden, gerilemeden karanlık, gün yükselmeden, darağacına çıkacaktı,
Deniz, Hüseyin, Yusuf.
Deniz Gezmiş in son mektubu
Baba,
Sana her zaman müteşekkirim. Çünkü Kemalist düşünceyle yetiştirdin beni.
Küçüklüğümden beri evde devamlı Kurtuluş Savaşı anılarıyla büyüdüm. Ve o zamandan beri yabancılardan nefret ettim.
Baba, biz Türkiye'nin ikinci kurtuluş savaşçılarıyız.
Elbette ki hapse atılacağız, kurşunlanacağız da. Tıpkı birinci Kurtuluş Savaşında olduğu gibi. Âmâm bu toprakları yabancılara bırakmayacağız. Ve bir gün mutlaka yeneceğiz onları.
Düşün baba, bu gün hükümet isini gücünü bırakmış bizimle uğraşıyor. Çünkü bizden başka gerçek muhalefet kalmamış durumda. Ve hepsi Kemalist çizgiden sapmış durumdadırlar. Biz çoktan onları tarihin çöplüğüne atmış durumdayız.
Baba, mektubuma son verirken seni, annemi, Bora'yı, Hamdi'yi devrimciliğimin olanca ateşiyle kucaklarım.
Ya Vatan Ya Ölüm
Baba,
Mektup elinize geçmiş olduğu zaman, aranızdan ayrılmış bulunuyorum. Ben, ne kadar üzülmeyin desem, yine de üzüleceğinizi biliyorum. Fakat bu durumu metanetle karşılamanı istiyorum. İnsanlar doğar, büyür, yaşar ve ölürler… Önemli olan çok yaşamak değil, yaşadığı süre içinde, fazla şeyler yapabilmektir.
Bu nedenle ben, erken gitmeyi normal karşılıyorum. Ve kaldı ki, benden önce giden arkadaşlarım, hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir. Benim de etmeyeceğimden şüphen olmasın.
Oğlun, ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir.
Bu yola bilerek girdi. Sonunda da bu olacağını biliyordu.
Seninle düşüncelerimiz ayrı ama beni anlayacağını tahmin ediyorum. Sadece senin değil, (…) anlayacağını inanıyorum.
Cenaze için, avukatlarıma gerekli talimatı verdim. Ayrıca savcıya da bildireceğim. Ankara´da 1969´da ölen arkadaşım Taylan Özgür´ün yanına gömülmek istiyorum. Onun için cenazemi İstanbul´a götürmeye kalkma.
Annemi teselli etmek sana düşüyor. Kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum. Kendisine özellikle tembih et. Onun bilim adamı olmasını istiyorum. Bilimle uğraşsın ve unutmasın ki, bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir.
Son anda, yaptıklarımdan en ufak bir pişmanlık duymadığımı belirtir seni, annemi ve kardeşimi devrimciliğimin olanca ateşiyle kucaklarım…
Oğlun Deniz Gezmiş
Yorumlar