banner110

Bugün günlerden Deniz, Yusuf, Hüseyin

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan 6 Mayıs 1972'de idam edildiler. Onların idamlarına “onay” verenlerin tümünü tarih silip attı. Deniz, Yusuf, Hüseyin ise bütün gençlikleriyle yaşıyorlar.

06 Mayıs 2011 Cuma 09:56
banner77
Bugün günlerden Deniz, Yusuf, Hüseyin
İdam edildikleri tarihte Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan 25, Hüseyin İnan 23 yaşındaydılar. O dönemde (12 Mart Askeri Darbesi) iktidardan indirilen Süleyman Demirel, Denizlerin idamına “Evet” oyu veren Adalet Partisi’nin lideriydi. Nasıl “evet” dediğine şahit olan bir kişi idam kararını şöyle anlattı: “Süleyman Demirel, Mobilya Yolsuzluğu’ndan yargılanan yeğeni Yahya Demirel’le ilgili olarak ‘25 yaşında çocukla uğraşıyorlar’ diyor. 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz, Yusuf, Hüseyin’'in idam kararları oylanıyordu. Süleyman Demirel AP Grubu’nun en önünde oturuyordu. Elini “İdama Evet” için kaldırdığında arkasına dönüp baktı, herkesin kaldırıp kaldırmadığını kontrol ediyordu. Sonra vakur bir ifadeyle önüne döndü. İdamlar kabul edilmişti. Deniz ve Yusuf da 25 yaşındaydı. Hüseyin ise 23’ündeydi. Süleyman Bey onlar için hiç ‘25 yaşında çocuklar’ demedi. İdam edilmelerini istedi. İsteğine ulaştı… Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ülkesini seven insanlardı. Bu uğurda ölümü göze almışlardı. İdam sehpasında taburelerini kendileri tekmeleyecek kadar cesurdular. Asıldılar... Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan her 6 Mayıs'ta yeniden doğuyor. Bugün de bir doğum günü... Bugün günlerden 6 Mayıs, bugün günlerden Deniz, Yusuf, Hüseyin. YAN YANA YAŞAMIŞ, YAN YANA ÖLMÜŞLERDİ, AMA YAN YANA GÖMÜLMELERİ ENGELLENDİ… 6 MAYIS'IN ILK DAKİKALARINDA DENİZ, YUSUF VE HÜSEYİN'İN HÜCRELERİ AÇILDI... ZİNCİRE VURULDULAR... 1972 Mayıs’ın 5'inci günü Resmi Gazete'de bir kanun yayınlandı. -İnfaz-a ilişkindi. Kanun yayınlanmıştı fakat hükümlü vekillerinin 2.5.1972 ve 4.5.1972 tarihlerinde verdikleri iki ayrı -karar düzeltme- istemine henüz bir yanıt gelmemişti... Kanunun yayınlandığı gün, hükümlü vekillerinden Ersen Sansal ve Mükerrem Erdoğan, Mamak Cezaevi'ne geldi. Denizlerle görüşmek istediklerini bildirdiler. Beklemenin sonu gelmiyordu. Saat 17.00 olmuştu. Hala görüşememişlerdi. Ayrılmak zorunda kaldılar. Ve yavaş yavaş karanlık çöktü. İlerleyen dakikalar 6 Mayıs’a devirdi günü. Artik Mayıs’ın 6'siydi... Ankara’nın göğünde ılınmaya direnen bir gece yarısı. Ege'nin ve Akdeniz'in ilinmiş rüzgârı uç vermiş Ankara'da. Ege'de dallar yırtılmış. Çiçeğe durmuş tomurcuklar. Akdeniz'de ilk turfandalar dirilmeye başlamış. Ilınan hava, uzansın istiyor Anadolu'ya. Ankara'da düğümlenmiş. Durmuş. Burulmuş. Bu bahar gecesinde Ankara sisli. Suskun. Susturulmuş. Yağmur yağıyor Sivas'ta. Yamaçlarda beyazlıklar başlıyor Doğu’ya doğru. Kar daha çekilmemiş. Çektikleri, çekilir cinsten değil Doğulunun. Binlerce can, kulağını Ankara'ya dikmiş. Karanlık altında bir haber bekliyor havadan. Kar daha çekilmemiş. Ankara'ya vuruyor serinliği. Ankara'da üç dal fidan; ellerinde bıçkılarla gelenlerin ayak seslerini dinliyor. Yeni bir günün ilk dakikaları. Demir topuklar çınlatıyor betonu. Sokakların gözleri yumuk. Geceleri sokağa çıkması yasaklanmış Ankaralıların. Binlerce göz uyanık ev içlerinde, açık, bekliyor... Aylardır yoldaki haberi, ölüm haberini... An an beklenen uykusuzluk gelip irkiltti körpecik bedenleri. Mayıs’ın 6'siydi. Şafak sökmeden, gerilemeden karanlık, gün yükselmeden, darağacına çıkacaktı, Deniz, Hüseyin, Yusuf. Kapatılan Ulucanlar Cezaevi'nin deposundan Denizlerin de asıldığı “darağacı” çıktı. Müzeye dönüştürülen cezaevinde idamların infaz edildiği kavak ağacının yanına konulan darağacı, Devrimci 78'liler Federasyonu tarafından 12 Eylül Utanç Müzesi'nde sergilenecek .. Milliyet gazetesinden Gökçer Tahincioğlu’nun haberine göre cezaevi envanterine kayıtlı “darağacı”, depodan çıkarılarak, Ulucanlar Cezaevi’nde idamların infaz edildiği kavak ağacının yanına konuldu. Darağacının varlığından, cezaevindeki alana konulmadan önce haberdar olan Devrimci 78’liler Federasyonu’nun da uzun süredir hükümetle darağacını almak için temas yürüttüğü ancak, 12 Eylül Utanç Müzesi’nde sergilemek için istediği darağacını bir türlü alamadığı öğrenildi. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Erdal Eren, Necdet Adalı gibi isimlerin idamlarında kullanıldığı bildirilen darağacını, yakından görmek isteyen federasyon yöneticileri, yıllar önce yattıkları Ulucanlar Cezaevi’ni ziyaret etti. Cezaevini restore ettiren Altındağ Belediyesi Başkanı Veysel Tiryaki ile karşılaşan yöneticiler, Utanç Müzesi için darağacını istedi. Tiryaki de cezaevi koğuşlarında, bu koğuşlarda yatan isimlerin yazılarının, giysilerinin, eşyalarının sergilenmek için verilmesi karşılığında teklifi kabul etti. EN AZINDAN GÖRELİM Referandum çalışmaları sırasında devrimcilerin fotoğraflarının propaganda malzemesi olarak kullanılması nedeniyle hükümeti ağır biçimde eleştiren fedarasyon yönetimi, darağacını sergilemek konusundaki umudunu kaybetti. Yöneticiler, darağacının depodan çıkarılarak, Ulucanlar’da idamların gerçekleştirildiği kavak ağacının altına konulduğu bilgisini öğrendikten sonra, “Yakından görelim” diyerek, önceki gün cezaevine gitti. Cezaevinin restore edilen bölümünde açılan restoranda iftar verilmesinden yararlanarak, bir dönem hapis yattıkları cezaevine rahatça giren yöneticiler, idamların yapıldığı kavak ağacının yanındaki darağacını görünce duygusal anlar yaşadı. TECRİT HÂLÂ ÜRKÜTÜCÜ Cezaevinin disiplin suçu işleyen mahkumların atıldığı, restore edilmesine rağmen ürkütücülüğünü koruyan tecrit bölümlerini ve koğuşlarını gezen federasyon yöneticileri, Yılmaz Güney’in, Leyla Zana’nın yattıkları koğuşları da gezdi. Cezaevinin restore edilen bölümleri için, “Böyle olsa 40 yıl yatardık. Bu hali çok lüks” yorumunu yapan federasyon yönetimi, cezaevi çıkışında bir sürprizle karşılaştı. UTANÇ MÜZESİ Altındağ Belediyesi Başkanı Veysel Tiryaki ile karşılaşan yöneticiler, müze için darağacını istedi. Tiryaki de bu koğuşlarda yatanların eşyalarının aynı yerde sergilenmesi için kendilerine verilmesi karşılığında teklifi kabul etti. ARKADAŞLARI: BİZE VERİLSİN Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Erdal Eren, Necdet Adalı gibi devrimcilerin idam edildiği, eski Başbakan Bülent Ecevit’ten, sanatçı Yılmaz Güney’e, eski DEP milletvekili Leyla Zana’dan ünlü kabadayı Dündar Kılıç’a kadar uzanan çok sayıda tanınmış ismin tutulduğu Ulucanlar Cezaevi, kapatıldıktan sonra, Adalet Bakanlığı’nca Altındağ Belediyesi’ne devredildi. Cezaevini yıkmak yerine, müzeye dönüştürmeye karar veren belediye, restorasyon çalışmalarına başladı. Devam eden restorasyan çalışmaları yapılırken, cezaevi envanterinde kayıtlı bulunan bir darağacının halen depo bölümünde saklandığı fark edildi. SAHİBİ BİZİZ Aynı dönemde, 12 Eylül’ün yıldönümünde işkence aletleri ve öldürülen devrimcilerin fotoğraflarının sergileneceği Utanç Müzesi’ni açmaya hazırlanan Devrimci 78’liler Federasyonu, darağacının varlığından haberdar oldu. Hükümetle temas kuran federasyon yönetimi, “Arkadaşlarımızın idam edildiği darağacının bize verilmesi gerekir” diyerek, darağacını istedi. Başlangıçta talebe olumlu yaklaşan hükümet, federasyonun sonraki görüşme taleplerine kayıtsız kaldı.

    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99