Türk Büro-Sen Hatay Şube Başkanı Uğur Muratoğlu ve yönetim kurulu üyeleri, bir basın toplantısı yaparak hükümetin memurları oyaladığını, gerekli hakların verilmediğini öne sürerek maaş bordrolarını yaktılar.
16 Ocak 2013 Çarşamba 08:59
Bildiğiniz üzere gündemin her an değiştiği bir ülkede yaşıyoruz diyerek açıklamalarına başlayan Başkan Muratoğlu; Kuşkusuz ki bu değişikliğin ana sorumlusu her konuda kendini yetkili ve etkili sayan günlük çözümler üretmeyi sıkışılan noktada konu değiştirmeyi kolaylıkla yapabilen mevcut iktidardır.
Türkiye de gündem ne kadar değişirse değişsin, kamu görevlilerinin haklarını geriye götüren aşına göz diken uygulamaların oluşturduğu gerçek gündem, her zaman varlığını korumuştur. Hükümetlerin milletin varlığı ile daim olduğu, milletin mutluluğunun hükümetlerin başarısı sayıldığı bir ortamda mevcut iktidar, anayasada vurgulanan sosyal devlet ilkesinin aksine yapmış olduğu zamlarla, halka, çalışanlara zulmetmiştir.
Bu zulmün en yakın göstergesi 2012 yılı içerisinde doğalgaza % 29.3; elektriğe % 20; mazota % 13.5; benzine % 12 ve kömüre yapılan % 13.9 zamdır. Bu zamların tüm tüketim maddelerine vatandaşın alım gücüne yansıması ise, kış gününde vahim bir tabloyu ortaya çıkartmaktadır.
Tablonun bu kadar vahim olmasına rağmen 12 Eylül referandumu ile kamu görevlilerine toplu sözleşme hakkı vermek üzere yola çıkan iktidar, konfederasyonumuzun sendikalarımızın tüm itirazlarına rağmen, grevsiz oldukça sınırlı bir hükmü anayasal hale getirmiş, iktidarla aynı paralelde olan malum sendika ise, toplu sözleşme hakkı kamu çalışanlarına iktidarca verilmiş bir lütuf gibi grevsiz bir hakkı olduğu gibi kabullenmiş ve savunucusu olmuştur.
Hükümetin toplu sözleşme oyunu bu kadarla kalmamış, Toplu sözleşmede son sözün söylendiği, kararlarının bağlayıcı olduğu kamu görevlileri hakem kurulunun ağırlıklı olarak bürokratlardan oluşan yapısı 4688 sayılı yasa ile hüküm altına alınmıştır.
Kamu görevlileri hakem kurulunun vermiş olduğu zam oranı 2012 yılı ilk altı ayı için % 4, ikinci altı ayı için % 4 artışa ve 2013 yılı için ilk altı ay %3 ikinci altı ay için % 3 dür. Kamu görevlilerine hak olarak görülen bu rakama toplu sözleşmede yetkiliyiz diyen malum sendikalar, konfederasyon ve temsilcisi sessiz kalmış, boynu bükük izlemekle yetinmiştir.
Yukarıda özetlenen tablo toplumumuzun tamamını rahatsız eden bir tablodur, ancak zulüm bununla bitmemektedir. Aksine artarak devam etmektedir. Özellikle kamu görevlilerinin özlük hakları, sosyal hakları yapılan mevzuat değişiklikleri ile geriye götürüldüğü gibi çalışma şartları da her geçen gün ağırlaşmakta kabul edilmez hale gelmektedir.
Ya bu deveyi güdersiniz ya bu diyardan gidersiniz anlayışının devlet kültürümüzde yeri bulunmamaktadır. Kimsenin kamu görevlilerine ölümü gösterip sıtmaya razı tutmaya da hakkı bulunmamaktadır. Bu tür yaklaşım devletin kendisi niteliğindeki kamu görevlilerinin hükümetlerce inkârdan başka bir şey değildir dedi.
Yorumlar