Bu düzen çürümüştür, değişmelidir diyen Emek Partisi genel yönetim kurulu
2013 yılı gerçek anlamda tarihi bir yıl oldu. Müzakere süreci tartışmaları ile başlayan yıl, tam ortasına gelindiğinde büyük Haziran halk direnişine tanıklık etti ve yılın sonunda da büyük yolsuzluk operasyonu, 4 bakanın istifası ve egemen siyasi sistemin krizi ile tamamlandı. Türkiye yeni yıla tarihin en büyük rüşvet ve yolsuzluk skandalıyla girdi. Ayakkabı kutularından, yatak odalarındaki para kasalarından milyon dolarlar çıkıyor.
15 Ocak 2014 Çarşamba 08:46
Partisi genel yönetim kurulu yaptığı açıklamada Koskoca Cumhuriyetin Bakanı bir elbise karşılığında yeni yetme haramzadeye şükranlarını sunuyor. Utanma yok, sıkılma yok! Sistemin bütün gözeneklerinden rüşvet, yolsuzluk, çeteleşme, kumpas, komplo fışkırıyor.
Egemen güç odaklarının çıkar ilişkileri, çelişki ve çatışmaları, güç ve iktidar kavgaları açısından cin şişeden çıkmış durumda. Dış güçlerin açık desteğiyle iktidar olan AKP bloğunda çatlaklar ve klik çatışmaları her geçen gün derinleşiyor. Bu amaçla, Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda diye şarkılar söylediği, Ne İstemişler de Yapmamışız diye serzenişte bulunduğu Cemaat-Hizmet Hareketini hedefe koyup, ulusalcı-şoven çevrelere göz kırpıyor. Türkiye tarihinin en büyük yolsuzluk ve rüşvet iddialarının üzerini örtmeyi, yine ve yeniden mağdur rolüne girerek güçlerini toparlamaya çalışıyor. CHP ise oluşan bu durumdan yararlanmak ve sistemin yeni bekçisi olmak için çaba sarf ediyor. Ancak mızrak çuvala sığmıyor. Bu durum AKP hükümeti ve muktedir Erdoğanın iktidar gücüne gerçekte hiçbir zaman sahip bulunmadığını göstermiyor mu? Dış güçler ve faiz lobisinin hükümetle baştan beri oyuncak gibi oynadığının itirafı anlamına gelmiyor mu? Ergenekon ve Balyoz davalarında yeniden yargılama mesajları verirken, KCK davasını ağzına bile almıyor. Başbakan Erdoğan, hükümet sözcüleri ve destekçileri her fırsatta Aynı gemideyiz nakaratını tekrarlayarak halkın kendisinden yana taraf olmasını istiyor. Siyasi nüfuzunu ve devlet imkânlarını kullanarak tüyü bitmemiş yetimin hakkını çalıp çırpanlardan hesap sorulmalıdır. Yolsuzlukların soruşturulmasını engellemek için orman kanununu devreye sokan AKP hükümeti meşruiyetini tümüyle yitirmiştir ve derhal istifa etmelidir. Önümüzdeki yerel seçimler bu açıdan önemli bir fırsattır. Çöken Türkiye Değil, Yolsuzluk, Rüşvet ve Savaş Düzenidir. Batan Bizim Gemimiz Değil, Hükümetiyle, Cemaatiyle, sermaye gruplarıyla egemen güç odaklarının gemisidir.
Yorumlar