MKÜ Cemil Meriç Düşünce ve Kültürel Çalışmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi ile İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinin ortaklaşa düzenlediği konferansın, Atatürk Konferans Salonunda gerçekleştirildiği bildirildi.
02 Mayıs 2012 Çarşamba 08:34
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının yeniden hazırlanacak olması münasebetiyle düzenlenen Yeni Bir Anayasa Yapmak konulu konferans, saygı duruşu ve İstiklal Marşının ardından Rektör Prof. Dr. Hüsnü Salih Güderin açılış konuşmasıyla başladığı bildirildi.
MKÜ Basın Bürosundan konuya ilişkin olarak yapılan açıklamada şu görüşlere yer verildi, Son yıllarda ülkemizin değişmeyen gündemlerinden birisini oluşturmakta olan Anayasa'nın yeniden yapılmasıyla ilgili Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder açılış konuşmasında, Anayasalar, devletin temel organlarının kuruluşunu ve işleyişini belirleyen hukuk kuralları, normlar hiyerarşisinin en üstünde yer alan kanunlardan farklı ve daha zor usullerle konulup değiştirilebilen hukuk kurallarının bütünü olarak tanımlanmaktadır.
Anayasa yapmanın amacı, bireysel ve siyasal özgürlükleri garanti etmek üzere devlet iktidarını birey haklarıyla sınırlamak ve onun kullanımını kurallara bağlamaktır. Diğer yasalar karşısında en üst konumda bulunan Anayasa, siyasal ve ekonomik hayata ilişkin kuralları ile aynı zamanda o ülkenin rejimini belirleyen temel unsurlardan bir tanesidir. Anayasalar, ülkelerin yönetimlerinde önemli belgeler olduklarından toplumlar yazılı anayasa yapmaya, yazılı mutabakat sağlamaya büyük önem vermektedirler. Bu nedenle günümüzde rejimin niteliği ne olursa olsun yazılı bir anayasası olmayan bir ülke hemen hemen yok gibidir. Ülkemizde yaşanan anayasal krizler, sivil ve demokratik bir anayasanın yapılması yönündeki beklentileri son derece artırmıştır. Ülkemizin sürekli olarak gündeminde olan yeni ve sivil bir anayasanın nitelikleri ve yapılış sürecinde izlenecek yol da en az anayasanın kendisi kadar önemlidir dedi.
Yeni Bir Anayasa Yapmak konulu konferansta konuşmacı olan Prof. Dr. Mümtazer Türköne, yeni bir anayasanın yapımı sürecinde konferansta bulunan herkesin aslında tarihi bir olayın aktörleri olduğunu belirterek, toplumumuzda aramızda ilişkiyi belirleyen kuralların aslında hepsinin sosyal kurallar bütününden oluştuğunu ve dolayısıyla anayasanın aslında sosyal bir sözleşme olduğunu aktardı.
Yorumlar