Ramazan Bayramı arifesinde BDP Eşbaşkanı Kışanak ve 9 BDP’li vekilin Hakkâri ili Şemdinli ilçesi yakınında “Bağlar Buluşması” sırasında PKK’lı teröristlerle kucaklaşması kamuoyunda büyük tepki toplamıştı.MHP Lideri Bahçeli “Yeni moda olan ön ve yol kesme veya şeklen adam kaçırma stratejisi, bugünlerde şeytani hesapların parlamento zemininde malum simalarla yürütülmeye çalışıldığına işaret etmektedir. Muhakkak ki aziz milletimiz bu olan biten tüm kötü ve kabul edilemez ihanet oyununun figüranlarını görmekte ve gerekli değerlendirmesini dikkatle yapmaktadır…” diyerek, BDP’nin “ihanet”ine dikkati çekmişti.
Dönemin BDP Eşbaşkanı Kışanak “Yüksekova’ya 15 kilometre mesafede bir karakolda (Kalekol) bizi güvenlik gerekçesiyle durdurdular… O karakol, yüksek teknolojiyle donatılmış bir karakol. Adeta sığınak gibi yapılmış, yerin altına yapılmış bir karakol. Ama 2 kilometre ötesinde gerilla var. Türkiye bu gerçeği görmeli ve kabul etmelidir!” ifadesiyle, bir bakıma “karakol sizinse, kırsal PKK’nın!” demek istemişti.
20 Ağustos 2012’de bayramın 2’nci günü akşamı Gaziantep’in kana bulanması üzerine, ertesi gün yorum için beni arayan basın mensupları, olayın arkasında Suriye’nin bulunup bulunmadığını sordular. 4’ü çocuk, 9 kişinin hayatını kaybettiği olaydan sonra BDP de olayı kınarken, PKK’dan olayın üslenilmediği görüldü. Ancak, bu tip patlayıcı yüklü arabayla yapılan saldırılar, PKK’nın kullandığı usullerdendir. PKK’ya İran ve Esad rejiminin yardım etmesinin sürpriz olamayacak kadar mümkün olduğunu yazmış ve şöyle devam etmiştim:
“Türkiye, İran, Irak ve Suriye’deki Kürtlerle büyük ‘Kürdistan’ı kurmak isteyenlerden Irak Kuzey Yönetimi Lideri Barzani’ye de aşırı bir itimat var. Hatta AKP yönetiminin, PKK’nın söndürülmesini Barzani’den beklediği yönünde güçlü bir kanaat bile var.
Tüm bunlara ilaveten, evvelce PKK hakkında en isabetli istihbaratı veren MOSSAD’lı İsrail’le de köprüler atıldığından, hiçbir kişi ‘İsrail PKK’ya yardım etmez!’ diyemezdi.
Komşularıyla savaş halinde veya savaşın eşiğindeki Türkiye’nin, PKK’ya destek verilebileceğini görmesi gerekirdi. Ancak, yakınındaki ülkelerin olası tavrını ve gelecekte neler olacağını göremeyen hem miyop, hem de hipermetrop bir AKP dış ve terörle mücadele politikası var! Doğru” olan bir yeri bulunmayan terörle mücadelemiz deveye benziyor. 10 yıldır iktidardaki AKP’nin, PKK’yı söndürmek millete karşı boynunun borcudur!”
Ne yazık ki bu yazının üzerinden 3 koca yıl ve 3 ay geçti. AKP, yaklaşık 4 ay öncesine kadar bırakın PKK’yı bitirmeyi, müzakereler yaparak, anlaşma yoluna gitmişti. ‘012’deki yazıyı yazdığımda AKP iktidarının “Açılım” yanlışlığı vardı. Gaziantep katliamının ardından güvenlik kuvvetleri hışımla PKK’nın üzerine gitmişti. O zamanlar daha terörist şehir içlerinde hendek kazacak kadar teşkilatlanıp, kurtarılmış şehirler yaratmamıştı.
Son Söz: Güvenlik güçlerinin 2012’nin son aylarında PKK’yı hallaç pamuğu gibi atması üzerine, bir Tv kanalının Ankara stüdyosundan İstanbul’a bağlanmıştım. İstanbul’daki terör uzmanı, biraz da Hükümet’e yaranmak için “Terörün üzerine şiddetle gidiliyor. Bu gidişle bitirilecek!” demişti. Biz de “Keşke dediğin gibi olsa, ama AKP iktidarının terörle mücadelede yanlışları o kadar çok ki, gene bir yanlış yapacak diye endişeliyim!” demiştim. Yanlışı da yaptı. 2013’ün başlarında “Çözüm Süreci” ucubesini çıkardı. İşte “Hendek Savaşları”nın sebebi bu çözüm süreciydi. AKP’in, daha da kötüleştirdiği PKK’yı bitirmek artık boynunun borcudur!
Yorumlar