Davut Ünlü yaklaşık 42 yıllık esnaf ve yanında yıllarca işçi çalıştırmış, vergisini düzenli ödemiş ve hem emekli ama emekli aylığı yetmediğinden halen iş yerini çalıştırmaya devam etmektedir.Davut Ünlü ile cezanın yazılması, işlerinin durumu ve neden bu yazıyı asmak durumunda kaldığı konusunda röportaj yaptık. Ünlü 42 Yıllık esnaf olduğunu ve AKP hükümeti döneminde kaldığı kadar zor durumda kalmadığından ve hem AKP hükümetini hem de AKP İskenderun Belediyesini protesto etmek amacı ile yerel seçimlerden bu tarafa bu yazıyı dükkanın önüne astığını belirtti. ÜNLÜ “Ben dükkanımın önüne “bu iş yerine AKP’li milletvekili adayı giremez”diye levha astım. Bir gün önce zabıta ekipleri geldiler ve akşam üstü “bu yazıyı buradan kaldıracaksın” Ben de “ne hakla kaldıracağım” dedim. Ama hakkı, makkı yok kaldıracaksın dediler. Sonra bu levhamı aldılar ve zabıta aracına koydular. Ben levhamı aldım ve o zaman zabıtalar “polis çağırmak zorunda kalacağız” dediler. Ben de çağırın dedim. Sonra polis savcıyı aradılar ve levhayı ve beni getirmemi söylemiş, bende olur dedim. Biz memurlarla gittik ve savcılıkta ifademi verdim. Gece on civarında beni serbest bıraktılar.“Bu yazıyı hükümetin gidişatına tepki göstermek için yazdım. Bu hükümet benim yüzde 15 kesiyor, yüzde 18 KDV ödüyorum. Hanım, çocuk doktora gidiyor, maaşımın yarısı gidiyor. Ben 42 yıllık vergi mükellefiyim. Ben 42 yıldan bu yana devletime vergi ödüyorum. Hiçbir kusurum olmadı. 100 milyarlık iş yapıyor ve onun 18 milyar lirasını KDV olarak, işçi çalıştırıyorum, onun sigortasını veriyorum. Şimdi ise işçi çalıştıramaz duruma gelmişim. Buna bir tepkidir. Bu yazıyı Hatay milletvekili ve İskenderun Belediye Başkanı gördü ve bana neden astın diye sormadan çekip gittiler. Bana 190 lira ceza yazdılar cezanın nedeni ise “izinsiz levha asmak” diye yazmışlar.Ünlü dükkanının Pazar yerinde olduğunu ve her Cuma İskenderun’un en büyük pazarı kurulduğunu ve Pazar yerinin dükkanın önünü kapattığını ve Pazar yerinde tuvalet olmadığını esnafın ise ya esnafa ya da evlere gitmek zorunda kaldıklarını ifade ediyor.“Ben boya atıyorum. Boya tiner ve zehirli madde var ve benim yarım metre ilerde sebze ve meyve satılıyor. İster, istemez bu zehirli madde halkın yediği sebze ve meyveye gitmektedir. Bunları belediye söyledik ve Cuma günleri iş yapamaz duruma geldik. Dükkanımın önü Pazar esnafı tarafından kapanıyor. Belediye söyledim ama söyledikleri ise “Bir gün de çalışma, ne olacak” diye cevap verdiler. İskenderun belediye başkanı AKP’li söyledik ama ilgilenmediği gibi bize bir gün olsun bile ziyaretimize gelmedi. Bende tepkimi koydum. Madeni eşya derneğine kayıtlıyım, gittim anlattım o da “yapacak bir şey yok” diyerek başından savdılar. Biz nereye baş vuracağız. Hiç değilse belediye Pazar esnafını bir metre ileriye çekip, buraya bir tuvalet yapsın. Bazen insanlar akşam tuvaletlerini poşetlere yapıp, buraya asıp gidiyorlar.”Ünlü, polisin levhayı aldığını ve mahkemeye vereceklermiş, ondan sonra benim levhamı vereceklermiş. Yani vatandaş olarak karakollara düşüyoruz. Haklı iken haksız duruma düştüğünü ifade etti.
Yorumlar