banner110

AKP DOĞA VE AĞAÇ DÜŞMANIDIR..

Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu'nda 2015 yılı bütçe kanun tasarısı kabul edilerek Genel Kurul’a sevk edildi.2015 Merkezi Yönetim Bütçesi daha öncekiler gibi, demokratik katılımcılığı esas almadan, toplumun en geniş kesimlerinin müzakere ve onayına başvurulmadan antidemokratik bir anlayışla hazırlanmıştır.

01 Aralık 2014 Pazartesi 09:42
banner77
AKP DOĞA VE AĞAÇ DÜŞMANIDIR..
Şube başkanı Mustafa ÜNSAL; Bu dönemde talebini yüksek sesle dillendiren emekçilerin payına yine her zaman olduğu gibi polis şiddeti, gaz, gözaltı düşmüştür. En iyimser araştırmalar bile son 11 yıl içinde kamu emekçilerinin maaşlarında %23’lük bir kayıp yaşandığını ortaya koyarken ve AKP-Memur Sen tarafından yapılan 2014 yılı satış sözleşmesinden kaynaklı bu kayıp daha da büyürken, %3’lük zam demek, emekçilerle alay etmek, emeklerini aşağılamak demektir! En son Ermenek’te iş cinayeti sonucu kaybettiğimiz işçi kardeşimizin babası Recep amcanın delikli ayakkabısı hepimizin gerçekliğidir. İşçi sağlığı ve güvenliğini maliyet olarak gören,  taşeronlaştırma ve sendikasızlaştırmayla işçileri ölüme terk eden bu düzen işçilerin yoksulluğundan, işlerin kanından beslenmektedir. Dahası; Milyonlarca insanın evsiz olduğu bir ülkede Cumhurbaşkanı kendine 1,3 milyar liralık SARAY yaptırabilmekte, Cumhurbaşkanlığı bütçesi yaklaşık yüzde 100 artarak 397 milyar liraya çıkartılabilmektedir. Bu kapsamda AKP iktidarının siyasi ve ideolojik hedefleri doğrultusunda hazırladığı 2015 yılı bütçesine karşı “Savaşa, Yoksulluğa, Talana Karşı Halkçı Bütçe, Demokratik Türkiye” şiarıyla başlattığımız eylem ve etkinlik takvimimiz devam edecektir. Konfederasyonumuz, “savaşın, rantın, sermayenin, muhafazakârlığın bütçesine” karşı, Toplu Sözleşme döneminde ifade ettiğimiz temel taleplerimizin de takipçisi olarak bu dönemde sesini yükseltmeye devam edecek, Emekten yana halk için bir bütçe talebini en geniş emekçi kesimlerle, toplumun tüm ezilen kesimleriyle ortaklaştırarak 13 Aralık 2014’ Cumartesi günü Ankara’da merkezi bir miting yaparak eylemlerini sürdürecektir. Bir diğer konumuzda AKP nin doğa ve ağaç düşmanı politiklarıdır. Gün geçmiyor ki, cennetten bir parçamıza villalar dikmesinler, köprüler yapmasınlar, yollar açmasınlar! Yurdun en güzel yerlerini cehenneme çevirecek adımlar atmasınlar! Halk istemiyor ama HES, termik santral inşaatlarına, ‘kentsel dönüşüm’ adı altında ranta,  nükleer santral projelerine devam ediliyor. Çünkü gözü doymayan sermaye, siyasi iktidarın halkın değil, kendisinin yanında olduğunu biliyor. Beraber su yataklarına kentler kuruyor, tarım alanlarına beraber fabrikalar dikiyorlar. Ormanları beraber yok ediyor, deprem bölgelerine bile nükleer santral yapmaktan vazgeçmiyorlar. Mahkemeler hukuksuzluğa karşı yürütmeyi durdursa da onlar “talana, soyguna, yürütmeye! Devam” diyorlar. Sağlığımızın, çocuklarımızın geleceğinin göz göre göre tehlikeye atılmasının, tarih ve kültür mirasımızın lime lime edilmesinin onlar için hiçbir değeri yoktur. Biz bu siyasal iktidarın ve temsil ettiği sermayenin doğaya ve emeğe olan düşmanlığına defalarca tanık olduk. Biz bu düşmanlığı,  Gezi Parkı Direnişinde gördük.  Daha fazla rant için gittikçe betonlaştırılan İstanbul’un son yeşil alanlarından Taksim Gezi Parkının etrafında kenetlenen milyonların direnişine karşı sergilenen şiddette gördük. Biz bu düşmanlığı, daha hayatının baharında olan 7 gencimize kıyanların bugün hala sürdürdükleri nefret dilinde gördük. Biz bu düşmanlığı, 301 maden işçisi kardeşimizi kurban verdiğimiz Soma Katliamında gördük. Sermayenin ve AKP iktidarının insana, doğaya düşmanlığını İstanbul Validebağ’da,  Somanın Yırca Mahallesi’nde görmeye devam ediyoruz. Soma Yırca’da yapılmak istenen termik santrale karşı nöbet tutan köylülerin tüm direnişine rağmen tam 6 bin zeytin ağacını kesiyor. Ama kaymakam, jandarma, AKP izliyor. Doğayı talan eden, yer altı-yerüstü zenginliklerimizi yağmalayan sistemle, emeği sömüren, tüm çalışanlara kölelik koşulları dayatan sistem aynıdır. Bunun için insana, emeğe ve doğaya düşman bu sisteme karşı birlikte mücadele etmek zorunludur. Bizler kamu emekçileri olarak, taşeronlaşmaya, güvencesizliğe, işsizliğe, hak gasplarına karşı nasıl mücadele veriyorsak yaşam alanlarımıza yönelik saldırılara ve doğamızın talan edilmesine karşı da mücadele ediyoruz, edeceğiz. Bu kapsamda Eğitim Sen İskenderun Şubesi olarak her okula bir zeytin ağacı dikeceğiz. Siyasi iktidarın rant uğruna topraklarımızı sermayeye peşkeş çekmesine izin vermeyeceğiz.13 Aralık 2014 te de Ankara’da AKP nin 2015 bütçesine ve Hazırladıkları güvenlik yasa paketine karşı taleplerimizi tüm ezilenlerle birlikte haykıracağız. Tüm halkımızı ve emekçileri eylemlerimize katılmaya ve bize güç vermeye davet ediyoruz.

 

 

 

 

                                                                                                                     

    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99