Tür seçiniz:
Yoksulluktan Kurtulma Hakkını Anlatacağım!
Diğer yandan işsizlik günden güne artıyor. Hatay bu açıdan da en muzdarip illerden biri! İskenderun işsizlikle kıvranırken, sırf ucuz ve sosyal güvencesiz oldukları için gemiyle Çin’li işçiler getirtiliyor. Bu işçiler körfez açıklarında bir gemide konaklatılıyor. Bu anlayışın ahlak ve insanlık ile bir ilgisi kalmış mıdır?
Kölecilik düzenini geri getirdiler. Düzenin çarkı acımasızca dönüyor. Dünyanın en gözde körfezlerden biri olan İskenderun körfezinin göbeğine tesis yapılacak, yapılan tesissin tüm kahrını bu kentin insanları çekecek ama sen orada İskenderunluların istihdamını çok göreceksiniz. Çünkü İskenderunluları çalıştırırsan insanca çalışma koşulları isteyecekler. İskenderun’a sahip çıkması gereken vekiller ise; bu düzeni kurmaya çalışanların emir kulu gibi davranıyor. Bir yandan insanlarımızı yoksulluğa mahkûm ediyorlar, bir yandan da lütuf gibi birkaç torba kömür ve erzak dağıtarak sadaka toplumu yaratıyorlar. Hatay ve İskenderun için insanca koşullarda iş ve aş isteyeceğim. Halkımıza bunun bir hak olduğunu anlatacağım. Bu hakkı kullanmaları için çaba harcayacağım. Yoksulluktan kurtulma hakkının yasal dayanaklarını oluşturacağım.
Hatay’a Milli Gelirden Daha Büyük Pay!
Yoksul insanlarımız kandırılmaya çalışılıyor. İnsan onuruna yaraşır bir hayat yaşama hakları yokmuş gibi davranılıyor. Yoksulların, yoksulluktan kurtulma hakları unutturuluyor. Artık insanlarımızın açlıkla terbiye edilmesine son verilmelidir. İnsanlarımızın ücretsiz eğitim, barınma, sağlık hakları için devlet harekete geçmelidir. Aile sigortası bu hakların ilk adımıdır. Aile sigortası kula kulluk etmenin önünü tıkayabilir. Geliri yeterli olmayan yurttaşlarımıza devlet düzenli bir gelir bağlamak zorundadır. Bu devletin görevidir. Devleti yönetenler bugüne kadar bu gelirleri bir şekilde hortumladılar. Oysa sosyal devlet insanlığın vicdanıdır. Devletin unuttuğu vicdanı hatırlatmanın zamanı gelmiştir. Artık bundan geri dönüş yoktur. Devleti yönetmeye talip olanlar sosyal devletin gereklerini yapmak ve insanlarımıza vicdanlı davranmak durumundadır. Adalet bakanı çıkaran bir şehir, adaletsizliğin en ağır sonuçlarıyla karşılaşıyor. Hatay’a milli gelirden daha fazla pay ayrılmalıdır. Bunu gerçekleştirecek projeleri Ankara’ya taşıyacağım.
OLAY: Projeleriniz çok güzel. Umarım seçilirseniz bunları hayata geçirirsiniz. Bizlerde OLAY Gazetesi olarak emin olun ki bunun takipçisi olacağız. Sayın Akbay, samimiyetinize ve dürüst cevap vereceğinize inandığımdan dolayı size şu soruyu sormak istiyorum. Siz İskenderun siyaset arenasını oldukça yakından takip ediyorsunuz. Sizce 12 Haziran’da sandıklar açıldıktan sonra, Hatay milletvekillerinin parti olarak dağılımını nasıl değerlendiriyorsunuz? Nasıl bir tablo bekliyorsunuz?
Akbay: Haziran ayında yapılacak seçimlerde AKP’nin oy oranı düşüş gösterecek. Zaten bir süredir düşüş trendinde. Recep ağanın kof kabadayılık nöbetleri bu yüzden. Kendine hakim olmaz veya sakinleştirici almaz ise durumunun vahamet kasbedeceği aşikar. Bu sebeple AKP tek başına iktidar partisi olamayacak gibi görünüyor. CHP yakaladığı değişim rüzgârıyla iktidara en hızlı koşuyu başlatmış parti olarak görüyorum. Hatay’da sandıklar açıldığında CHP 5 AKP 3 MHP 2 milletvekili çıkarır diye düşünüyorum. Tabi adayların nitelikleri de çok önemli.
OLAY:Sayın Akbay, gerçekten çok ciddi iddialarınız ve tahminleriniz var. Bakalım 12 Haziran neyi gösterecek bunu hep beraber göreceğiz. Sayın Akbay, AK Partinin icraatlarını değerlendirirken, yapamadıklarıyla da eleştiriler aldığı bir gerçek. Bu gerçeği de sanırım göz ardı edemezsiniz. Mesela Başörtüsü sorunu, Kürt sorunu, işsizlik,
bürokratik sorunlar vs. vs. sizin bu konudaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?
Akbay: AKP’nin yapamadıkları yalnızca bunlar değil kuşkusuz. AKP bu ülkenin sevgiye, kardeşliğe ve barışa dayalı, onurlu ve başı dik Anadolu kültürünün temellerine dinamit koydu. Suudi Krallarının, tarikat şeyhlerinin eteklerini öpen, bir islam anlayışını egemen kılmak istediler. Bu sebeple AKP insana ve insan onuruna yakışan bir hayatı inşa etmek bir yana, bu konudaki umutları da büyük ölçüde yok ettiler. Kürt sorununu şiddet dışında bir yöntemle çözmek için hiçbir ciddi adım atmadılar. Bölgede çok laf az iş ürettiler. Kürt sorununa adil, eşitlikçi ve demokratik bir çözümün parçası olmadılar. Şiddetin ve sorunun parçası oldular. Türban meselesini de en çok sömüren, bu konuda insani değerleri ayaklar altına alan ve etik değerleri hiçe sayan bir tutum sergilediler. AKP televizyonda bir dizinin yayınlanmasına feryat ederken özgürlükler konusunda samimi olabilir mi? AKP sorunun çözülmesini değil çözülmemesi için uğraştı. Amacı ise bu meseleyi istismar etmeye devam etmek.
Ben insanların giyim kuşamına karışılmaması gerektiğine inananlardanım. Ama hakim de duruşmaya sarıkla veya bikiniyle çıkmamalıdır. Yani kamusal alanın kendine has özellikleri vardır. Avukat’ta ben cüppe giymeme özgürlüğü istiyorum dese, imam da ben namazı mayo ile kıldıracam dese, bunun adı özgürlük olur mu? AKP ne yaptığının farkında değil. Kamusal alanın kendine has özellikleri olacak. Kadın doktor ya erkek hastaya bakacak ya da o mesleği bırakacak. Üniversite öğrencilerinin nasıl giyineceğini belirlemek devlete düşmez. Özerk bir yapısı vardır üniversitelerin. Devlet karışmamalıdır.
OLAY: Peki, CHP Genel Merkezi tarafından size önümüzdeki seçimde milletvekili aday adayı sözü verildi mi?
Akbay: Böyle bir söz verilmedi. Kimseye verileceğini sanmıyorum. Bu yakışık bir durum da değildir. Böyle bir söz verilse dahi hayatta karşılığı olmaz. Türkiye’de “siyaset için 24 saat bile çok uzun zamandır derler.” Bu sözle yarın her şey değişebilir denilmek isteniyor.
OLAY: Aldığınız karar ailenizin mi? Yoksa tabanınızın mı?
Akbay: Öncelikle milletvekili aday adayı olma kararını kendim verdi. Bu konuda tabanda elbette çok istek geldi. Aile üyelerine de fikrimi açtım. Onlar da büyük bir olgunlukla karşıladılar bu süreci.
OLAY: Yıllarca siyasette çeşitli görevler aldınız. Bunun, size ne gibi avantajları olacak?
Akbay: Politize olmuş bir ortamda büyüdüm. 12 Eylül karanlığına başkaldıran bir kuşağın ilk temsilcileri arasında yer aldım. Bu yüzden sayısız gözaltı ve cezaevinde yattım. Parti kurucusu, üyesi ve yöneticisi oldum sivil toplum kuruluşlarında her düzeyde görev aldım. Mesleki olarak hayatımı idame ettirirken sınırlarımı zorlamaya çalıştım. Hiçbir zaman kadere boyun eğmedim. Çaresizliğe mahkûm olmadım. Fikirlerimi cesurca ifade ettim. Ankara’ya gidersem neler yapabileceğimin işareti olan geçmişim en önemli avantajım ve rehberim olacaktır.
OLAY: Sizce Türkiye'nin temel sorunları nelerdir ve çözüm önerileriniz neler olacak?
Akbay: İlk sorun rejim surunudur. AKP hükümetinin özellikle son zamanlarda uygulamaya koyduğu faşizan yöntemlerden anlaşılacağı gibi baskıcı ve otoriter bir rejime hazırlanıyor. Bu sebeple ilk temel problemi iktidarın özgürlükleri kısıtlama girişimleri olarak görüyorum. Bu konudaki çözüm önerim hiç tereddütsüz daha çok demokrasi ve özgürlük olacaktır. Demokrasinin ve özgürlüğün kararlı savunucusu olmak gerekir.
İkinci olarak neden ve ne uğruna sürdürüldüğü anlaşılmayan çatışma ortamı. Yani 40 yılına yaklaşan ve ülkenin adeta ekonomik yapısını uçuruma sürükleyen, telafisi imkansız acılara sebebiyet veren Kürt Sorunu odağında sürdürülen kirli savaş. Bu konudaki çözüm önerim ise kararlılıkla barışı ve kardeşliği tesis edecek olan şiddet yöntemlerinin dışlanmasıdır.
Üçüncüsü ise ekonomik istikrarsızlık ile işbaşına gelen iktidarların emek odaklı olmayan, sermaye odaklı olan ekonomi-politikalarıdır. Sorunlara, sermayenin sıkıntılarını çözme anlayışıyla yaklaşım, bu ülkenin politikacılarının hastalığıdır. Oysa emekçilerin mutluluğunu hedefleyen çözümler ülkenin de yolunu açmaktadır.
OLAY: Sizce İskenderun'a hükümet tarafından gerekli yatırımlar yapıldı mı?
Akbay: İskenderun’a gerekli yatırımlar yapılmıyor. İskenderun’da AKP yerel yönetimi hedefliyor. Bu nedenle İskenderun’a yapılan yatırımları engelleme lobisinin başını tutuyor. Böylece yerel yönetimi başarısız göstererek seçimi kazanmaya çalışıyorlar. Bu oyunu bozmanın zamanıdır.
OLAY: Peki İskenderun sizce hak ettiği yerde mi? Siz CHP Milletvekili Aday Adayı olarak, şuan ki CHP Hatay Milletvekillerinin İskenderun'a faydalı olduğunu düşünüyor musunuz? Faydalı oldu ise bunlar nelerdir?
Akbay: İskenderun ve Hatay hakkettiği yerde değildir. Tarihte dünyanın en gelişmiş ikinci şehrinden söz ediyoruz. Şimdi haline bakın. Türkiye’nin bile ikinci gelişmiş şehri olmamış. Geri bıraktırılmış. Bunun sebebini araştırmak ve bu talihsizliğe son vermek gerekiyor. İskenderun Körfezi ile Ceyhan’a kadar olan bölge, dünya enerji santrallerinden biridir. Diğer bir ifadeyle enerji bölgemizde toplanıyor ve dağılıyor. Enerji üretimine yönelik yatırımların ise eli kulağında. Sanayi üretiminde Hatay’ın payı giderek artıyor ve artacak. Hatay sahilleri ve doğal florasıyla, tarihi ve kültürel birikimiyle dünyanın cazibe merkezi olabilecek potansiyele sahip. Henüz tahrip edilmemiş tarım alanları organik tarım yapmanın tüm imkânlarına sahip. Sadece Hatay’daki tarım alanları Avrupa’da birkaç ülkeyi besler.
Buna paralel nüfus artışı ve göç gündeme geliyor. Peki bu ülkeyi yönetenler bu potansiyeli değerlendirebilecek, yatırımları disipline ederek planlı bir kalkınmaya yol açabilecek bir varlık gösterdi mi? Bu soruya tereddütsüz ‘hayır’ diyorum. Hatay’ın potansiyeli heba edildi, edilmeye devam ediyor.
Bir örnekle açıklamaya çalışayım. Sanayi üretiminde ülkenin gözde tesisleri bu bölgede yer alırken, halk ve yatırımcılar elektrik kesintilerinden çıldırma noktasına geldi. 20 kilometrelik Arsuz yolu 8 yılda bitirilmedi. Devlet hastanesi 15 yılda bitirilemedi. Ortadoğu’nun en büyük limanı çürümeye terk edildi. Bütün bunlar yaşanırken birileri çıkıp o meclis kürsüsünde bu rezaletleri anlatı mı? Hatay için Türkiye’yi ayağa kaldırdı mı? Yoksa el-pençe divan liderlerine biat mı etti? İşte bu soruya dürüst yanıt verilirse Hatay’ın sahipli mi sahipsiz mi olduğu ortaya çıkar.
OLAY: CHP'nin şuan ki Hatay Milletvekillerinin sizce siyasetten ayrılma zamanı geldi mi? Yeni kişilere ve yeni yüzlerle yeni yeteneklere yer verme zamanı geldi mi?
Akbay: Bu ülkede yöneticiler yalvar yakar geldikleri koltukları asla bırakmak istemiyorlar. Hatay’da neredeyse milletvekilliğinden emekli olacak 4-5 dönemdir milletvekili olanlar var. İnanılmaz bir hırsla yine vekil olmak istiyorlar. Belediye başkanları da öyle. Hep bir dönem daha isterler. Yatırımların yarım kaldığı yalanını söylerler. Bu süre içinde kurumsallaşmayı sağlamak ve hizmet üretimini planlamak mümkündür. Sizden sonra gelenlere deneyim ve birikimleri aktarmak ve yeni yüzlerle fikirlere fırsat tanımak gerekir. Topluma hizmetin binbir yolu vardır. Topluma hizmetin ayıbı olmaz. Milletvekili oldunuz diye, diğer topluma hizmet yollarını küçümseyemezsiniz. Bugün milletvekili, yarın da sadece parti yöneticisi, muhtar veya dernek yöneticisi olabilmelisiniz. Alçak gönüllü değilseniz, burnunuzdan kıl aldırmıyorsanız bu halkın sırtında bir yük olduğunuzu unutmayın. Çünkü siyaset bir meslek değildir.
OLAY: Sayın Akbay, çok hoş bir sohbet oldu. Eminim yaptığınız bu açıklamalar İskenderun kamuoyu tarafından oldukça tartışılacak ve gündeme oturacak. Çok önemli açıklamalarda bulundunuz. Biz OLAY Gazetesi olarak, tüm aday adaylarına olduğu gibi, size de aday adaylığınızın hayırlı uğurlu olmasını diliyoruz. Son olarak halkımıza ve OLAY Gazetesi okurlarına vermek istediğiniz mesajı alarak, bu röportajı tamamlamak istiyorum.
Akbay: Eğer insanlar yoksulluk içinde, işsiz ve güvencesiz yaşıyorlarsa bu düzenin sahibi ve yöneticiler böyle istediği içindir. Bunu unutmamalarını ve hakları için mücadele etmelerini öneriyorum. Çünkü haklar verilmez, alınır. Son olarak halkımızın eleştiri ve önerileriyle bizlere yol göstermesini bekliyorum.
Yorumlar