Özer; “12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak olan ve 26 Maddeyi içeren Anayasa Değişiklik Paketi ile alakalı referandum tüm gündemimizi kaplamış durumda ancak gündemin içeriği bizlerin gönlünden geçtiği gibi değil ne yazık ki. Ak Parti dışında hiçbir siyasi parti bu 26 madde hakkında konuşmuyor aksine o partilerin en tepesindeki insanlar bile anayasa değişikliğini siyasi rant kavgası haline dönüştürüyorlar. İçlerinden bir tanesi çıkıp bu 26 maddenin 24’ ününe biz zaten evet demiştik gelin bu ikisini tartışalım bile diyemediler. Peki neden? Çünkü amaç anayasa değişikliğine itiraz etmek değil tek amaçları neden biz yapamadık kavgası çıkarmak bunun için de söylemeleri iftira boyutunu geçmiyor. Anayasanın değiştirilmek istenmesi 1982 yılında çıkarılmış olan anayasanın Türkiye’ nin ihtiyaçlarına cevap verememesindendir. Daha önceleri diğer partilerin genel başkanları da bu anayasanın değişmesinin zaruri olduğunu çok kereler söylemişlerdir, peki bugün ne oldu da hayır cephesinde yer alıyorlar. Doğruyu kimin yaptığından çok yapılan doğruya bakmak ve arkasında durmak gerekir.
Yerel basını takip edenler bilir, kimi parti başkanı ya da sempatizanı hatta bazı milletvekilleri ‘Anayasa değişikliğine evet demek PKK açılımına evet demektir’ , ‘Referandum işsizliğe çözüm olmayacak’ ya da ‘Anayasa değişikliği Ak Parti’ nin menfaatlerini güdüyor’ gibi talihsiz cümleler sarf etmekteler. Ne şu anki Anayasa ne de 26 maddelik tasarı metninde teröre ön ayak olacak ya da onların menfaatini güdecek herhangi bir madde yoktur. Anayasa bir devletin nasıl yönetileceğini belirleyen, kişi hak ve özgürlüklerini düzenleyen yasalar bütünüdür. Anayasanın ne şu anki hali ne de değişiklik paketinin içeriği işsizlikle, enflasyonla, çay üreticisiyle, kayısı üreticisiyle uzaktan yakından alakalı değildir.
Anayasa değişiklik metni gizli saklı bir metin değildir, arzu eden herkes internetten karşılaştırmalı tablosuna ulaşabilir. Anayasa değişikliğinin genel prensibi haksızlığa uğrayanların hakkını arayabilmesi, haksızlık edenlerin hesap vermesidir.
Tartışılan maddeler;
HSYK’ nın üye sayısındaki ve yapısındaki değişiklik;
Yargıya yaptığı müdahalelerle gündemden düşmeyen HSYK’ nın üye sayısı 7’den 22’ ye çıkarılacak. Üyeler sadece Yargıtay ve Danıştay’dan seçilmeyecek. Kurula, kürsü hâkimlerini temsilen 13 bin kişinin arasından 11 hâkim seçilecek. Şu anki haliyle HSYK üyelerini Danıştay ve Yargıtay, Danıştay ve Yargıtayı da HSYK üyeleri seçiyor, yani tam bir ‘Al gülüm ver gülüm’ durumu var. (Avrupa ülkelerinden Fransa’ da 18 üye, İtalya’da 28 üye, İspanya’da 21 üye, Polonya’ da 23 üye, Portekiz’de 17 üye bulunmaktadır.)
Anayasa Mahkemesinin Üye sayısındaki değişiklik;
Anayasa Mahkemesi’nin üye sayısı 11’den 17’ye çıkarılacak. Üyelerin 3’ünü TBMM, 4’ünü Cumhurbaşkanı, 3’ünü Yargıtay, 2’sini Danıştay, 1’ini Askeri Yargıtay, 1’ini Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, 3’ünü YÖK seçecek. Demokratik yapıya kavuşan Yüksek Mahkeme, 2 bölüm ve genel kurul olarak çalışacak. Anayasa Mahkemesi üyeleri gizli oyla bir başkan ve iki başkan vekili seçecek. Süresi bitenler yeniden seçilebilecek. Yeni yapısıyla Anayasa Mahkemesi’ nin antidemokratik kararlara imza atması zorlaşacak
Herkesi kabul ettiği diğer maddelerden bazıları
• Yaşlılara, kadınlara, çocuklara, engellilere kanun önünde öncelik
• Devlet kurumlarının her türlü işleminde haksızlığa, kötü muameleye uğrayan vatandaş mahkemeye başvurmadan Meclise bağlı oluşturulacak kamu denetim kurumlarında çözüm bulacaklar.
• Memurlara toplu sözleşme hakkı getirilirken son söz hakkı memurların temsilcilerinin içinde bulunduğu Kamu Görevlileri Hakem kuruluna verilecek.
• Birden fazla sendikaya üye olma hakkı verilecek.
• Haksız yere kınama ve uyarı cezaları alan memurlara yargı yolu açılacak.
• YAŞ kararı ile ordudan atılan askerlere yargı yolu açılacak.
• Hakkında hâkim kararı olmadan iş adamlarının devlete olan borçlarından dolayı yurt dışına çıkması engellenemeyecek.
• Kişilerin rızası olmadan kişisel bilgileri kullanılamayacak, fişleme tarihe karışacak.
• Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde hakkını aramaya çalışan vatandaşlarımız bireysel olarak Anayasa Mahkemesine başvurabilecekler.
İnsanları bilinçlendirmek yerine gözlerini boyayanlara sözümüz, Anayasa değişikliğiyle alakalı tasarı metninde olmayan şeylerle insanları zehirlemek hırsınıza yenilmektir. Geleceğimiz için tüm halkımızı 12 Eylül sabahı Referandumda beyaz sayfaya EVET mührünü basmaya çağırıyoruz” dedi.
Yorumlar