6 Mayıs 1972 tarihinde İdam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan anıldı
6 Mayıs 1972 tarihinde İdam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın ölüm yıl dönümü olması dolayısıyla İnsan Hakları Derneği Başkanı Sadullah Çağlar, Emek ve Demokrasi Platformu adına İskenderun Boyacılar parkında basın açıklaması yaptı.
07 Mayıs 2010 Cuma 09:52
Çağlar yaptığı açıklamada, “Bundan tam 38 yıl önce 1972 yılında, 68 kuşağı gençlik hareketinin önder kadrosundan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan 12 Mart darbeci yönetimince idam edilmişlerdi. A.B.D. destekli askeri cunta ülkenin bağımsızlığını savunan, yarının liderleri olacak politik önderleri 6 Mayıs 1972 günü sabaha karşı idam ederek katletmiştir” dedi. Devamı 6’da
“Denizlerin idamı bir katliamdır!”
Baştarafı 1’de
Çağlar konuşmasının devamında ise; “Deniz Gezmiş ve arkadaşları her şeyden önce inandıkları dava uğruna canlarını feda etmekten çekinmeyen birer dava adamıydılar. A.B.D.’nin ölüm simgesi olan 6. Filoyu Dolmabahçe’de denize dökmek miydi suçları? Yoksa Vietnam halkının kasabı Ajan Commers’i okullarına sokmamak mıydı? Acaba bu nedenle mi idam edilmişlerdi? ODTÜ Kampüsünde Ajan Commers’in arabasına elini süren önderlerin tamamının katledilmesi bir tesadüf müdür? Hayır. Tesadüf değildir. Çünkü bu idamlar A.B.D desteklidir. Dönemin başbakanı Süleyman Demirel’in Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil Politika Gazetesi Yazarı İsmail Cam ile yaptığı bir söyleşide ‘12 Mart darbesinin arkasında CIA vardır’ Demişti. Hiçbir şekilde cinayet işlemeyen Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamları esasen bir katliamdır. Ne diyordu bu gençler? Özerk üniversite diyorlardı, bağımsız ve bilimsel eğitim diyorlardı. Felsefeye dayalı öğretim diyorlardı. Bağımsız Türkiye diyorlardı. Bu masumca istekler miydi idamlarını gerektiren? Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının yaktığı ışık Türkiye İşçi sınıfının yolunu aydınlattı. 15 – 16 Haziran Türkiye İşçi sınıfı ayağa kalkarak sermayenin barikatlarını yıktı. Bu durum egemen sınıfları ürküttü. 12 Mart darbesinin Başbakanı Nihat Erim yüzyıllık anayasa mücadelesinin sonunda elde edilen ilerici 1961 Anayasa için ‘Bu anayasa bizim için lükstür’ diyordu. Aslında 12 Mart hareketinin altyapısı ilk siyasi faili meçhul cinayetler Vedat Demircioğlu, Taylan Özgür gericiler tarafından hedef seçildiler. Amerikan Üsleri bağımsızlığımız ve Ortadoğu ülkeleri için tehdit oluşturur dedikleri zaman ne kadar haklı oldukları bugün daha iyi anlaşılıyor. Tarihsel süreç onları haklı çıkarmıştır. İncirlik üssünde sayısız miktarda atom bombasının var olduğu kanıtlanmadı mı? İnsanlık tarihi sayısız defa büyük dostluklara şahit olmuştur. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan’ın hayatını kurtarmak için canını ortaya koyan yiğit devrimci Mahir Çayan ve arkadaşlarının yazdığı destanı nasıl unutabiliriz? Denizlere ölüm cezası veren Ankara sıkıyönetim Mahkemesi Başkanı General Ali Elverdi’nin feci şekilde öldüğünü gazeteler yazdı. Acaba bu kişi yaşıyor muydu? O zaten bir ölüydü. Aldığı her nefeste biraz daha ölmüyor muydu zaten? Evet, Deniz ölüme giderken bile ‘Yaşasın Türk ve Kürt Halklarının kardeşliği’ çığlığı atarak evrenselliği ile ölümsüzleşti” şeklinde konuştu.
Yorumlar