Tür seçiniz:
“Kendilerini, dünya emsali görülmemiş bir zaferin temsilcisi olarak gören ve İstanbul’a bir günde gireceklerine kesin gözü ile bakan işgalciler, Çanakkale’de hayal kırıklığına uğramışlardır. Özgürlük aşkı ile yanan bedenler, çağın en ileri teknolojisine sahip bu cüretkârlar karşısında bir kale gibi dikilmiş ve “Çanakkale Geçilmez !” diye haykırmışlardır. Rumeli Mecidiye Tabyası’nda görevli Seyit Onbaşı’nın 276 kiloluk mermiyi sırtlayarak topa yerleştirmesi ve İngiliz gemisi Ocean’ı batırması, Ezineli Yahya Çavuş’un Ertuğrul Koyu’nda, üzerlerine gönderilen 4650 top mermisine karşı kahramanca mücadelesi ve düşman planını değiştirmesi, Hakkı Yüzbaşı’nın Nusrat mayın Gemisi ile döktüğü mayınların düşman gemilerine boğazı mezar yapması, Mustafa Kemal’in Conkbayırı ve Anafartalar’da elde ettiği başarılar, Çanakkale’nin sayısız kahramanlıklarına sadece birkaç örnektir. Ölümü hiçe sayarak canla başla yapılan bu mücadele ancak ve ancak bir vatan sevgisi ve özgürlük aşkı ile ifade edilebilir. Mustafa Kemal, Çanakkale Savaşı’nı anlatırken: “Biz Anafartalar’da bir darülfünun gömdük” demiştir. Anadolu’nun dört bir yanından baba ocağından kopup gelen gencecik fidanlar gibi tıbbiye öğrencileri de, topraklarına davetsiz gelen bu işgalcilere karşı, göğüs göğse çarpışmış ve varlıklarını Türk varlığına armağan etmişlerdir. Anaların, babaların körpecik kuzularından; gencecik fidanların ise vatan uğruna canlarından vazgeçmelerinden daha büyük bir fedakârlık olabilir mi? Çanakkale Savaşı, bir kahramanlık, bir fedakârlık örneği olduğu kadar, insanlık ayıbına karşı insanlık dersinin de verildiği savaştır. Yaralı bir Türk askeri kendi yarasına, yerden aldığı bir avuç torağı basarken, kucağındaki düşman askerlerinin yarısını da gömleğinden kopardığı parçalarla saracak kadar insanlıktan nasibini almıştır. Nitekim savaştan önce Anzaklar, Türkleri; barbar, vahşi, acımasız Türk olarak nitelendirirken, savaştan sonra centilmen, sempatik ve mert Türk olarak ifade etmeye başlamışlardır. Evet, bir gururdur Çanakkale. Böylesine kahraman bir ecdadın neferleri olmaktan ve böylesine şanlı bir tarihe sahip olmaktan ne kadar gurur duysak azdır. Ancak bizlere bırakılan bu mirasın ağırlığını da omuzlarımızda daima hissetmemiz, milli mücadele ruhunu hiçbir zaman kaybetmememiz gerekmektedir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk: “Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.” demiştir. Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı, bize ihtiyacımız olan bu kuvveti veren en büyük zaferlerimizdir. Bu şanlı tarihe yakışır bir nesil olarak, devraldığımız bu mirası gelecek nesillere daha güçlü bir şekilde bırakmak ve binlerce şehidin kanı ile sulanmış bu toprakların kıymetini bilmek, en büyük vazifemizdir. Unutmamalıyız ki Türk Milleti, dün özgürdü, bugün özgür ve yarın da özgür kalacaktır; çünkü özgürlük, bizim karakterimizdir!” dedi.
Çanakkale Savaşı’nda kaybettiğimiz ve bize bu zaferi armağan eden tüm kahramanlarımızı, minnetle anıyoruz.
Yorumlar