Eğitim Sen Şube Başkanı Mustafa ÜNSAL; İddia ettikleri gibi görev yerleri değiştirilen on binlerce kişi darbeci ve illegal örgüt üyesi iseler kendilerinin de bu örgütün yardım yatakçısı olduğu gerçeğini gizlemek için uydurmadıkları yalan kalmadı. Adı geçenlerin tümü AKP tarafından atandı ve en üst görevlere getirildiler. AKP bu kişilerle birlikte demokratları, sendikacıları, muhalif siyasetçileri, avukatları, gazetecileri, öğrencileri cezaevlerine doldurmak için temel hukuk ilkelerini ayaklar altına aldı, basın üzerinden peşinen suçlu ilan etti. Dönemin başbakanı, şimdinin cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bunların avukatı ve kefili olduğunu, emrin bizzat kendisi tarafından verildiğini defalarca açıkladı. Özel Yetkili Mahkemeler darbe döneminin askeri mahkemelerini bile geride bırakan uygulamalara imza atarken AKP yeni tutuklama listeleri hazırlamakla meşguldü. Dönemin Ali kıran baş kesen savcıları ve hâkimleri kahramanlar olarak el üzerinde tutuldu. İtalya’da temiz eller operasyonunu yürüten savcılara benzetildiler. Ancak ne zamanki çıkarlar çatıştı, ne zamanki iktidar paylaşımında kavga başladı Cemaat yolsuzlukları, AKP ise Cemaatin darbeci olduğunu hatırladı! Kahramanlar bir günde hain ve darbeci, temiz eller savcıları ise kirli işler savcıları oldu! Oysa ne yolsuzluklar yeni başlamıştı ne de Cemaatin kirli yapılanması yeniydi. Cemaat ve AKP’yi bir araya getiren ise emekçilerin ve muhaliflerin bastırılması, devletin ele geçirilmesi ve toplumsal yaşamın siyasal İslam doğrultusunda yeniden dizayn edilmesiydi. Kaynakların menfaatler için çar çur edilmesiydi. Parklarımızda AVM, ormanlarımızda villa, derelerimizde HES yapılmasıydı. Gezi’de ağacına sahip çıkan, özgürlük ve demokrasi isteyenlere gazla, copla, tomayla, kurşunla saldırıydı. Kürt sorununun imha ve inkar temelinde çözümsüzlüğe terk edilmesi, savaştan rant elde edilmesi ve Sri Lanka modeli üzerinden binlerce insanın katledilmesiydi. Tek tip basın, tek tip üniversite, tek tip sendika, tek tip yargı ve sonuç olarak tek tip toplumsal yaşamdı. AKP çürüyen düzeninin ömrünü bir gün daha fazla uzatmak için her türlü akıl dışı, anti demokratik, baskıcı uygulamaları hayata geçiriyor. Asıl çılgın projeler yolsuzlukların üzerinin örtülmesi için üretiliyor. Hukuk ayaklar altına alınıyor, yargı kuşatılıyor, basın teslim alınmak isteniyor, muhalefete cezaevi yolu gösteriliyor. Kirlenmiş siyasetin bu çırpınışlarına yabancı değiliz ve bu baskılar demokrasi, şeffaflık ve temiz siyaset mücadelemizden alıkoyamayacaktır. Bizler biliyoruz ki, özelleştirmeler, taşeronlaşma, kadrolaşma, güvencesizlik, yoksulluk, adaletsiz gelir paylaşımı, vergi adaletsizliği, savaş ve polis devleti uygulamaları yolsuzluk ve rüşvet düzeni üretir. Gündem değiştirmelerle, algı operasyonlarıyla, tehdit ve baskılarla, anti demokratik yasalar ve 12 Eylül anayasasına sığınmakla AKP kendisini kurtaramayacaktır.
Ayakkabı ve çikolata kutularında para çalanlardan,
Evlerine para sayma makinesi koyup maaşlarımızdan çaldıklarını sayanlardan,
Ülkenin arazilerini, tarihi değerlerini haraç mezat satanlardan,
Emekçilere üç kuruş zammı çok görüp bütçeden milyonları Saraylara aktaranlardan,
Kentsel dönüşüm adı altında yandaşa rant dağıtanlardan,
Eğitimi ve sağlığı paralı hale getirenlerden, Milyonlarca yurttaş açlık sınırı altında yaşarken bir avuç sermayeye ülkenin kaynaklarını peşkeş çekenlerden,HESAP SORDUK, SORACAĞIZ…..
Yorumlar