Yüzlerce kişiyi hunharca öldüren Hizbullah örgütünün liderleri Ceza Muhakemeleri Usul Kanununun 102. Maddesindeki hükmün yürürlüğe girmesiyle tahliye edildiler. Çoğunluğu doğu ve güneydoğu bölgesinde işlenen cinayetlerle Kürt siyasal hareketinin öne çıkan unsurları bertaraf edilmeye çalışılmıştı. Derin devlet daha sonra ülkenin başına bela olan Hizbullah’ı, önce kurdurmuş, sonra da faili meçhul cinayetlerde kullanmış ve halk üzerinde korku salan bir örgüte dönüştürmüştü. Hizbullah bir süre sonra kontrolden çıkmış ve şimdi herkesin bildiği seyri izleyerek yargı önüne çıkarılmıştı. Bugün ise bu örgütün lider kadroları AKP hükümetinin planlı bir çalışması neticesinde tahliye oldular.
Tahliyelerin tesadüf olmadığı ve önceden planlandığı düşüncesi sanıldığının aksine hayli yaygın paylaşılıyor. AKP’nin yaklaşan genel seçimlerde bu örgütü seçim sandıklarının korunmasında ve halk üzerinde baskı kurmasında, kullanacağı iddia edilmektedir. Bu iddia baş bir iddia gibi görünmüyor. Bilakis bu iddiayı destekleyen söylem ve icraatlara rastlıyoruz.
Diğer yandan Yargıtay’da yeniden yapılanma isteyen AKP’nin bu yolla Yargıtay’ı ele geçirecek imkanı bulacağı da ifade edildi. Bu yönde de hükümet kurmaylarının salvo atışlarını izliyoruz. Yani her iki iddianın gerçeklik payı var.
Özetle AKP bu defa ateşle oynuyor. Eli kanlı katillerden medet uman AKP bu ülkeyi karanlıklara boğmaya hazırlanıyor. İnsanlık bizzat devlet eliyle katlediliyor.
Devlet eliyle cinayet denince; birkaç gün önce medyanın çok ilgisini çekmeyen bir haber vardı gazetelerde. Haberin girişi şu şekildeydi; “Bitlis’in Mutki İlçesi’nde 1990’lı yıllarda güvenlik güçleri tarafından öldürüldükten sonra toplu mezarlara gömüldükleri iddia edilenler için kazı yapıldı. Bir itirafçının anlattıkları üzerine kayıp yakınlarının müracaatıyla başlatılan kazılarda, 12 kişiye ait kemikler bulundu. Kazıların başka noktalarda devam edebileceği öne sürüldü.”
12 iki kişinin kemiklerinin 15 yıl aradan sonra bulunabilmesine sevinmiş mağdur yakınları. Bu insanlara bu kadar büyük acıları yaşatanlar ise haberde de belirtildiği gibi canımızı ve malımızı emanet ettiğimiz devlet görevlileri, daha doğrusu güvenlik güçleri. Kazıların karakol bahçelerinde devam edecek olması ve toplu olarak gömülenlerin sadece Bitlis’in Mutki ilçesinde 57 olması vahşetin boyutlarına ilişkin bir işaret vermektedir.
Uzun yıllar devlet eliyle yürütülen terörün bugün tüm bölgeyi acılara gark ettiği aşikârdır. Acıların, gözyaşının ve şiddete dair çözümlerin sona ermesinin zarureti ortadadır. Bu sorumlulukla davranması gereken ve şiddeti bir daha geri dönmemek üzere ortadan kaldırması gerekenler, bugün Hizbullah ile yeni maceralara yelken açmak niyetindeler.
Geçmişte yaşananlardan ders almamış görünüyorlar. Devletin elini kana bulayarak bu ülkede barışa, kardeşliğe ve adalete inancı sarsıyorlar. AKP tekrar iktidar olmak uğruna önümüzdeki 6 ay içinde her türlü yola başvuracağının ipuçlarını veriyor. Bu nedenle birlik ve beraberlik içinde, ben kaygısına düşmeden, AKP’ye karşı muhalefeti örgütlemek, bugün her zamankinden daha fazla önem arz ediyor.
Yorumlar