Hatay Valisi M. Celalettin Lekesizin kanaat önderlerine önceki akşam Büyük Antakya Otelinde verdiği iftar yemeğinde konuşan Mehmet Ali Kuseyri, Suriye ile gelinen noktada her açıdan zararların büyüdüğünün altını çizerken, özellikle Nakliye firmalarında iflasların başladığına vurgu yaptı.
Suriye ile ilişkilerin 2007 yılında serbest Ticaret anlaşmasının imzalanması ile artış eğilimine girerek Türkiyenin çıkarları doğrultusunda günümüze kadar katlanarak artan bir seyir izlediğini hatırlatarak konuşmasına başlayan Mehmet Ali Kuseyri, konuşmasını şöyle sürdürdü; Bu ilişkiler 2011 yılında iki ülke arasındaki vizelerin kaldırılması ile de her yönden arzu edilen üst seviyelere ulaşmıştır. Ancak Ortadoğudaki hızlı değişimler sınır komşumuz Suriye ile hem ekonomik, hem de dış politika konusunda sıkıntılı bir sürecin başlamasına neden olmuştur.
Türkiye ile Suriye arasındaki siyasi ilişkilerin hızla bozulması sınır illerinde ve özellikle ilimiz Hatayda ekonomik ve sosyal kayıplara yol açmıştır. Ekonomik canlılık büyük darbe alırken, sorunun sürmesi beklentileri de olumsuz etkilemiştir. Bu durum Suriye ile gerek doğrudan gerekse Ortadoğu ülkelerine yönelik yoğun ticari ilişkileri bulunan İlimizde üretim, ihracat, Pazar kaybı, navlunun yükselmesi, istihdam gibi kayıpları gittikçe büyütmüştür dedi.
Ekonomideki hareketliliğin yerini durgunluk aldı
Mehmet Ali Kuseyri, özellikle Suriye sınır komşu olan illerdeki ekonomik hareketliğinin yerini durgunluğa bıraktığı konuşmasında, gelinen noktayı şöyle belirtti; Gelinen noktada ilimizde meydana gelen ekonomik, ticari, iş kaybı sorunları yerel iş dünyası çevreleri tarafından daha kuvvetle vurgulanmaktadır. Suriyenin son yıllarda dış ticaretinde önemli kalem oluşturan ürünleri, yaklaşık 800 kilometrelik sınır komşuluğu bunun Türkiyeden karşılamasıyla, özellikle bu ülkeyle sınır komşululuğu bulanan Hatay, Adana, Mersin, Gaziantep, Kilis ve Mardin kent ekonomilerinde yaşanan ciddi hareketlilik şu sıralarda tamamen durmuş ekonomik ve ticari ilişkileri büyük darbe almıştır. Hatay havaalanı da yaşanan bu olaylardan nasibini almış, olumsuz etkilenmiştir.
Özellikle Taşımacılık sektöründeki problemler nedeniyle Suriye üzerinden Ortadoğu ülkelerine yapılan taşımacılığın durma noktasına gelmesiyle transit geçişler olumsuz etkilenmiştir. Türkiyenin bu ülke üzerinden Ortadoğu ülkelerine ticareti de bitme noktasına getirilmiştir. Şimdi, alternatif çözüm olarak Ro-Ro taşımacılığı başlamıştır. Ama bu durum yeterli bir çözüm değildir. Kesinlikle Cilvegözü kapısının açık kalması, güvenliğin sürdürülebilir olması, can ve mal emniyetinin olması lazımdır.
Tarihi ve kültürel bağlarımızın yüzyıllardır devam ettiği Suriye ile olan ticaret hacmimizin sıfır noktasına gelmesi kuşkusuz, bölge ekonomisine birçok alanda olumsuz yansımaları görüldüğü ortadadır. Temennimiz Suriyenin biran önce sağlıklı bir siyasi yapıya kavuşması, bu olumsuzların sona erip eskiden olduğu gibi ticari kültürel sosyal ilişkilerin düzelmesidir dedi.
2.5 milyar dolarlık ihracat 302 milyon dolara geriledi
Mehmet Ali Kuseyri, Suriyede yaşanan siyasi krizden dolayı, 2010 yılında 2.5 milyar dolarlık ihracatın, 2012 yılında 302 milyon dolara gerilediğine vurgu yaptığı konuşmasının son bölümünde ise artan zararlarla ilgili şu bilgileri aktardı; Kapanan bu kapılar bizim Güney, Güneydoğu ve Doğu illerimizden Suriye ve Suriye üzerinden körfez ülkelerine yayılan çok büyük bir üretim ve ticaret kapısı durumundaydı. Nitekim hükümetin almış olduğu bu kapatma ile Arap ülkelerine örneğin, Ürdüne gidilebilmesi için Suriyeden 550 km kaydedilirken, aynı yol Irak üzerinden 1890 kmye çıkmaktadır.
Diğer yandan Dış Ticaret Müsteşarlığı verilene göre, Türkiye-Suriye ticaret hacmi 2010 yılında 2,5 milyar dolar seviyesinden Ocak-Mayıs 2012 döneminden 302 milyon dolara düşürerek adeta dış ticarette bir sonbaharın yaşanmasına neden olduğu görünümü vermektedir. Bu hazin sonbahar ihracatta transit taşımacılığımıza da yansıyarak, Suriye üzerinden 9 ülkeye yaptığımız ihracat geçen yıl Ocak-Mayıs döneminde 19 bin 288 iken % 70 gerilemeyle 5 bin 757e düşmüştür.
Düşen bu genel rakamları yanı sıra Güney Güneydoğu ve Doğu illerimizdeki girişimcilerimizin de feryatları yükseltmeye başlamıştır. Örneğin, Hatayın 2 sınır kapısından 2 yıl önce yılda 2,5 milyon kişi giriş-çıkış yaparken, Suriye olayları nedeniyle turistik amaçlı giriş-çıkışların sıfırlanması bu ilimizdeki özellikle taşımacılık ile uğraşan birçok girişimizi, iflasın eşiğine getirmiştir dedi.
Yorumlar