Yapılan bu ayrımcı uygulamalar adalete yapılan en büyük kötülüktür. Çünkü yapılan bu zam ulusal yayın yapan görüntülü ve yazılı basında seçim rüşveti olarak günlerce dillendirildiğinden ve seçim sonuçlarının hükümetin istediği doğrultuda sonuçlanması yönünden hakim ve savcılarımız itibar kaybına uğratılmışlardır. Yüce Türk adaletinin çok değerli Hakim ve savcıları bunu hakketmemişlerdir. Hükümet daha öncede değişik tarihlerde yaptığı iki ayrı düzenleme ile Hakim ve Savcı’ların ekonomik ve sosyal haklarında ciddi anlamda iyileştirmeler yapmış ve söz konusu düzenleme yapılırken bugün olduğu gibi sayıları elli bini aşan adalet çalışanları göz ardı edilmiştir. Değerli basın mensupları, Bu ayrımcı tutum ve uygulama ADALET ÇALIŞANLARI ARASINDA ÇALIŞMA BARIŞINI BOZACAKTIR. Neden mi, Çünkü adalet hizmeti verenler sadece yargıçlar değildir de ondan. Yazı işleri müdüründen mübaşirine zabıt katibinden teknik elemanına kadar tüm adliye çalışanları mesai mefhumu olmaksızın hizmet sunuyorlar da ondan. Adalet Bakanlığı bu yanlıştan ve ayrımcı tutumdan vazgeçmelidir. Ayrıca T.B.M.M. Adalet komisyonu da bu fütursuzluğa alet olmamalıdır. Kamu hizmeti veren hizmet sınıfları içerisinde üst düzey yöneticilerle birlikte adalet yargıçlarıda Türkiye şartlarında yeterli ücret almaktadırlar. Adalet bakanlığında Stajier bir yargıç dörtbin tl aylık ücret ile işe başlamaktadır, birinci sınıf hakimlerin aylık ücretleri sekizbin tl üzerinde olup ortalama yargıç ücretleri altınbin tl aşarken bugün işe başlayan en alt düzeydeki bir devlet memuru binaltıyüzelli tl maaş almakta maaş ortalamaları ise binsekizyüz tl civarına ulaşmaktadır. Size soruyorum rakamlar böyleyken Adalet bunun neresinde eğer zam yapılacaksa eğer iyleştirme yapılacaksa başta düşük maaş alan memurlarla birlikte tüm kamu çalışanlarına yapılmalıdır. Değerli basın mensupları, Hükümet iktidarları boyunca çıkardığı kanun hükmünde kararnamelerle bir kısım kamu çalışanının fazla mesai ücretleri havuz paralarına ek ödemelerine ve ikramiyelerine el koyarak memurlarımızı mağdur etmiştir, buda yetmiyormuş gibi siyasallaştırdığı ve arka bahçem dediği memurları toplu sözleşme masasında satan memur sen denen yandaş konfederasyonla yaptığı mütabakat sonucu memurlarımızı enfilasyonun altında ücret almaya mahkum ettiler.2014 yılı için memur maaşlarına 123 tl seyyanen zam yapılarak ortalama zam oranı %5.2 gerçekleşmiş hükümet ise 2014 yılı sonu enflasyon beklentilerini %9.4 olarak revize etmiştir. anlaşma metninde enflasyon farkı talebi olmadığından memur maaşlarına onların ifadesi ile söylüyorum %1.2 zam yapılmıştır. Kısaca memurlarımız satılmıştır. Hükümetten ve maliye bakanından bu kaybın ortadan kalkması için sendikamız ve konfederasyonumuz haziran 2014 ten bu yana ek zam taleb etmiş ancak maliye bakanı 2014 yılı maaş zamlarının toplu sözleşme masasında belirlendiğini ve toplu sözleşme mutabakatında enflasyon farkı ödemesi talebi olmadığından memura ek zam ve enflasyon farkı verilmesinin mümkün olmayacağını ifade etmiştir. Sayın Maliye bakanına buradan soruyoruz, toplu sözleşme mutabakatı dışında başta üst düzey bürokratlar olmak üzere hakim ve savcılara zam yaparken bu mutabakattan neden söz etmiyorsunuz? Yoksa üst düzey yöneticilerle hakim ve savcıları kamu görevlisi olarak görmüyormusunuz? Bu tutumunuz kamuoyu nezdinde ve memurların gözünde hiç yakışık almıyor. Kaldı ki başta hükümet olmak üzere Maliye bakanı olarak sizin de her fırsatta söylediğiniz Memuru Enflasyon altında ezdirmeyeceğiz sözüne ne oldu. Memurlar Enflasyon altında inlerken ve hayatlarını borçla idame ettirmeye çalışırken ek zam talebimize neden kulak tıkıyorsunuz. Ya sen Memur- Sen Kamu Kurumlarında salına salına yetkili sendikayım diye gezinirken memurlara size sınav kazandıracağız, Kadro verdireceğiz, Tayininizi yaptıracağız sizi müdür yaptıracağız yalanlarını bırak ta ses ver toplu sözleşme masasında mağdur ettiğin memurların vebalini nasıl ödeyeceksin? Kamu Kurumundaki memur Kardeşlerimiz bu yaptıklarının karşılığını sana en kısa zamanda verecektir” dedi. .
Yorumlar