Tür seçiniz:
Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna Ali İsmailin katillerini yakalayacağına Kesinlikle bunu yapan Türk polisi değil. Orda birtakım kişiler tabii ki darp olayını yapıyorlar. Hatta aldığımız duyumlara göre kendi arkadaşlarına bile zarar verip bunu polis yaptı süsü vermeye çalışan gruplar oldu diyerek suçu Ali İsmailin arkadaşlarına atmaya çalışmıştı.
Halkın mücadelesi ile görüntüler açığa çıkıp tutuklamalar başladığında tutukluların arasında polis olmasına rağmen Vali yine de Biz bunu polis yapmadı demiştik. Yine o sözümüzün arkasındayız. Burada ağırlıklı olarak sivil kişiler işin içinde diyerek devlet geleneğini sürdürmüş, polisi korumaya, Alinin katledilmesini münferit hadise diye tanımlayıp Suçu devlete atmak isteyenler var diyerek direnişçileri suçlamaya devam etmişti.
Radikalden İsmail Saymazın haberine göre tutuklu Ebubekir Harlar 15 Ağustosda yapılan sorgulamasında tutuklu sanık polis Mevlüt Saldoğanın Yakalayın diye bağırması üzerine Korkmazı çelmeyle düşürdüklerini, üç fırıncının tekmeyle vurduğunu, en son polisin gelip çocuğun kafasını tekmelediğini söyledi.
Harlar ifadesinde olay günü gösteriler nedeniyle Sanayi Sokaktaki Harman Ekmek Fırınına girip beklediğini anlattı. O gece fırına polislerin girip çıktığını söyleyen Harlar, görüntülerdeki eli sopalılar için ise Bildiğim kadarıyla sivil giyimli polis memurlarıydı dedi. Normalde fırının o saate kadar açık olmayacağını anlatan Harlar, şunları söyledi: Gezi Parkı eylemcileri fırına zarar vermesin, yağma yapmasın diye bekliyorlardı. Polisler eylemcileri yakalamak üzere oradaydı. Saat 23.57de, Ali İsmail Korkmaz olduğu anlaşılan bir gencin sokağa koşarak girdiğini ifade eden Harlar, şöyle devam etti: Bir polis Geleni yakalayın diye bağırdı. Birinin fırının sahibi olduğunu düşündüğüm, diğer ikisini ise fırında gördüğüm kişiler şahsa hamle yaptı. Ben de şahsın ayağına çelme takarak düşürdüm ancak vurmadım. Ben devletin polisine yardım edeyim diye hamle yaptım. Fırındaki üç kişi elleri ve ayaklarıyla vurdular. Bunun üzerine erkek şahıs bir süre yerde yattı. Hızlı adımlarla yerde yatan şahsa doğru yürüyen ve üç dört tekmeyle şahsın başına vuran kişi, bize Yakalayın diyen sivil giyimli polisti. Polis tekme atarken Kimmiş o.ç., şimdi söyle diye bağırıyordu. Polis öldürücü nitelikteki tekmeleri vurduktan sonra yerde yatan şahıs ayağa kalkarak kaçtı.
Bu arada, 5 Ağustosta tutuklanan fırındaki üç sivilden biri olan Muhammet Vatansever de, sorgusunda, polise yardımcı olmak için Korkmaza çelme takıp düşürdüklerini, kendisinin bir tekme attığını, sonra polis memuru Mevlüt Saldoğanın gelip vurduğunu anlattı.
Vatansever, Polis olduğunu düşündüğüm şahsın elinde 4050 santimetrelik bir cisim vardı. Bu cismi kullanıp kullanmadığını hatırlamıyorum. Ayaklarıyla vurduğunu hatırlıyorum dedi. Fırıncı İsmail Koyuncu ve özel güvenlik görevlisi olan kuzeni Ramazan Koyuncu da Polislere yardımcı olmak kastıyla yapmıştık diye savunma yaptı.
Komada kaldığı süre boyunca Eskişehir halkı Diren Ali sloganlarıyla hastaneye yaptığı yürüyüşlerle Ali İsmaili yalnız bırakmamış, saldırganların yakalanmasını direnişin gündemi haline getirmişti. Ali İsmailin yaşamını kaybettiği gün tüm Türkiyede direnişçiler birkez daha sokakları katiller hesap verecek sloganları ile doldurdu. Eskişehir direnişi için ise yeni bir dönem başladı. Eskişehir halkı bir yandan forumlarla, parklara isim vererek, adına fidanlar dikip, çocuk şenlikleri düzenleyerek, üniversitesinde kütüphane kurmayı hedefleyerek Ali İsmaili yaşatırken mücadelenin temel gündemi katillerin yakalanması ve hesap vermesi oldu. Ali İsmailin katillerinden hesap sorma mücadelesi, aynı zamanda polisin bir daha pusu kurarak, sivil faşistlerle el birliği ederek başka Alileri katletmesini ve devletin tetikçilerini kollayıp katliamlarını örtbas etmesini engellemek için veriliyor.
Eskişehir halkı Valinin suçu örtbas etmesine izin vermedi. Avukatlar deliller topladı. Eskişehir halkı ve üniversiteli arkadaşları Ali İsmailin katledildiği yerde, kent merkezinde, adliye önünde, üniversitede yaptıkları eylemlerle katiller hesap verene kadar sokakta olacaklarını gösterdi. Kentin dört bir yanına ilanlar, afişler asıldı, pullamalar yapıldı. Halk katilleri istiyoruz dedi. Vazgeçmedi. Direniş ilk sonucu aldı. Görüntüler gizlenemedi, süpheliler ortaya çıktı.
Bulunmadığı iddia edilen görüntüleri polis toplamış ancak Ali İsmailin dövüldüğü zaman aralığı silinmişti. Görüntüler Savcılığın kayıtları gönderdiği Jandarma kriminalde açığa çıktı. Ali İsmailin öldürülmesinin doğrudan polis organizasyonu olduğu ortadaydı. Üstelik dövülen yalnız Ali İsmail değildi. Çok sayıda direnişçiye benzer pusular atılmıştı. Eskişehir halkı katiller yakalanmadan ve sorumlular hesap vermeden bu davanın kapanmayacağını ilan etti, eylemlerde Valinin istifa etmesi istendi.
Eskişehir halkının mücadelesi sayesinde bu defa katillerin suçu örtbas edilemeyecek.
Kaynak: Sendika.org
Yorumlar