banner110

yardım ettik

Eskişehir’de 19 yaşındaki Hatay’lı Ali İsmail Korkmaz’ın dövülerek öldürülmesi soruşturmasında son tutuklu Ebubekir Harlar “Biz devletin polisine yardım etmek istemiştik” diye ifade verdi. Eskişehir Valisi başından itibaren Ali İsmail’in öldürülmesinde polisin suçunu örtbas etmeye çalışıyor, Eskişehir halkı ise suçluların peşini bırakmıyor.

22 Ağustos 2013 Perşembe 09:43
banner77
yardım ettik
Ali İsmail Korkmaz 38 gün komada kaldıktan sonra 10 Temmuz’da yaşamını kaybetmişti. Ali İsmail’in hastaneye yatırılmasının ardından tanıkların “Ali İsmail’i Harman Ekmek Fırınının sokağında polisler dövdü” ifadeleri Vali tarafından yok sayılmıştı. Tüm tanıklar ve bugüne kadar tutuklanan “siviller” ise Ali İsmail’in dövülmesinin polis organizasyonu olduğunu ifade etmeye devam ediyor. Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna Ali İsmail’in katillerini yakalayacağına “Kesinlikle bunu yapan Türk polisi değil. Orda birtakım kişiler tabii ki darp olayını yapıyorlar. Hatta aldığımız duyumlara göre kendi arkadaşlarına bile zarar verip ‘bunu polis yaptı’ süsü vermeye çalışan gruplar oldu” diyerek suçu Ali İsmail’in arkadaşlarına atmaya çalışmıştı. Halkın mücadelesi ile görüntüler açığa çıkıp tutuklamalar başladığında tutukluların arasında polis olmasına rağmen Vali yine de “Biz bunu polis yapmadı demiştik. Yine o sözümüzün arkasındayız. Burada ağırlıklı olarak sivil kişiler işin içinde” diyerek “devlet geleneğini” sürdürmüş, polisi korumaya, Ali’nin katledilmesini “münferit hadise” diye tanımlayıp “Suçu devlete atmak isteyenler var” diyerek direnişçileri suçlamaya devam etmişti. Radikal’den İsmail Saymaz’ın haberine göre tutuklu Ebubekir Harlar 15 Ağustos’da yapılan sorgulamasında tutuklu sanık polis Mevlüt Saldoğan’ın “Yakalayın” diye bağırması üzerine Korkmaz’ı çelmeyle düşürdüklerini, üç fırıncının tekmeyle vurduğunu, en son polisin gelip çocuğun kafasını tekmelediğini söyledi. Harlar ifadesinde olay günü gösteriler nedeniyle Sanayi Sokak’taki Harman Ekmek Fırını’na girip beklediğini anlattı. O gece fırına polislerin girip çıktığını söyleyen Harlar, görüntülerdeki eli sopalılar için ise “Bildiğim kadarıyla sivil giyimli polis memurlarıydı” dedi. Normalde fırının o saate kadar açık olmayacağını anlatan Harlar, şunları söyledi: “ Gezi Parkı eylemcileri fırına zarar vermesin, yağma yapmasın diye bekliyorlardı. Polisler eylemcileri yakalamak üzere oradaydı.” Saat 23.57’de, Ali İsmail Korkmaz olduğu anlaşılan bir gencin sokağa koşarak girdiğini ifade eden Harlar, şöyle devam etti: “Bir polis ‘Geleni yakalayın’ diye bağırdı. Birinin fırının sahibi olduğunu düşündüğüm, diğer ikisini ise fırında gördüğüm kişiler şahsa hamle yaptı. Ben de şahsın ayağına çelme takarak düşürdüm ancak vurmadım. Ben ‘devletin polisine yardım edeyim’ diye hamle yaptım. Fırındaki üç kişi elleri ve ayaklarıyla vurdular. Bunun üzerine erkek şahıs bir süre yerde yattı. Hızlı adımlarla yerde yatan şahsa doğru yürüyen ve üç dört tekmeyle şahsın başına vuran kişi, bize ‘Yakalayın’ diyen sivil giyimli polisti. Polis tekme atarken ‘Kimmiş o.ç., şimdi söyle’ diye bağırıyordu. Polis öldürücü nitelikteki tekmeleri vurduktan sonra yerde yatan şahıs ayağa kalkarak kaçtı.” Bu arada, 5 Ağustos’ta tutuklanan fırındaki üç sivilden biri olan Muhammet Vatansever de, sorgusunda, ‘polise yardımcı’ olmak için Korkmaz’a çelme takıp düşürdüklerini, kendisinin bir tekme attığını, sonra polis memuru Mevlüt Saldoğan’ın gelip vurduğunu anlattı. Vatansever, “Polis olduğunu düşündüğüm şahsın elinde 40–50 santimetrelik bir cisim vardı. Bu cismi kullanıp kullanmadığını hatırlamıyorum. Ayaklarıyla vurduğunu hatırlıyorum” dedi. Fırıncı İsmail Koyuncu ve özel güvenlik görevlisi olan kuzeni Ramazan Koyuncu da “Polislere yardımcı olmak kastıyla yapmıştık” diye savunma yaptı. Komada kaldığı süre boyunca Eskişehir halkı “Diren Ali” sloganlarıyla hastaneye yaptığı yürüyüşlerle Ali İsmail’i yalnız bırakmamış, saldırganların yakalanmasını direnişin gündemi haline getirmişti. Ali İsmail’in yaşamını kaybettiği gün tüm Türkiye’de direnişçiler birkez daha sokakları “katiller hesap verecek” sloganları ile doldurdu. Eskişehir direnişi için ise yeni bir dönem başladı. Eskişehir halkı bir yandan forumlarla, parklara isim vererek, adına fidanlar dikip, çocuk şenlikleri düzenleyerek, üniversitesinde kütüphane kurmayı hedefleyerek Ali İsmail’i yaşatırken mücadelenin temel gündemi katillerin yakalanması ve hesap vermesi oldu. Ali İsmail’in katillerinden hesap sorma mücadelesi, aynı zamanda polisin bir daha pusu kurarak, sivil faşistlerle el birliği ederek başka Ali’leri katletmesini ve devletin tetikçilerini kollayıp katliamlarını örtbas etmesini engellemek için veriliyor. Eskişehir halkı Vali’nin suçu örtbas etmesine izin vermedi. Avukatlar deliller topladı. Eskişehir halkı ve üniversiteli arkadaşları Ali İsmail’in katledildiği yerde, kent merkezinde, adliye önünde, üniversitede yaptıkları eylemlerle katiller hesap verene kadar sokakta olacaklarını gösterdi. Kentin dört bir yanına ilanlar, afişler asıldı, pullamalar yapıldı. Halk “katilleri istiyoruz” dedi. Vazgeçmedi. Direniş ilk sonucu aldı. Görüntüler gizlenemedi, “süpheliler” ortaya çıktı. Bulunmadığı iddia edilen görüntüleri polis toplamış ancak Ali İsmail’in dövüldüğü zaman aralığı silinmişti. Görüntüler Savcılığın kayıtları gönderdiği Jandarma kriminalde açığa çıktı. Ali İsmail’in öldürülmesinin doğrudan polis organizasyonu olduğu ortadaydı. Üstelik dövülen yalnız Ali İsmail değildi. Çok sayıda direnişçiye benzer pusular atılmıştı. Eskişehir halkı katiller yakalanmadan ve sorumlular hesap vermeden bu davanın kapanmayacağını ilan etti, eylemlerde Vali’nin istifa etmesi istendi. Eskişehir halkının mücadelesi sayesinde bu defa katillerin suçu örtbas edilemeyecek. Kaynak: Sendika.org

    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99