Milletvekili Akgöl, gerek ülkede gerekse dünyada pamuk üretimine büyük önem verildiğini ancak yanlış politikalar sonucu Türkiyenin pamuk ithal eder duruma düştüğünü dile getirdi.
Pamuk, amik ovasının beyaz altınıdır
En Önemli endüstriyel tarım ürünlerinden biri olan pamuğun dünyada üretiminin 7 bin yıl öncesine kadar dayandığı bilinmektedir. Cumhuriyetin ilanından sonra ülkemizde pamuk tarımına büyük önem verilmiş ve pamuk tarımı tarımsal istihdam içerisinde oldukça önemli bir yer tutmuştur diyen CHP Hatay Milletvekili Hasan Akgöl, TBMM Başkanlığına verdiği dilekçede görüşlerini şöyle dile getiriyor, Pamuk; yalnızca bir tarım ürünü olarak nitelendirilemez.
Pamuk, ülke ekonomisini doğrudan etkileyen ürünlerdendir. Ülkemiz sanayinin temel hammaddesini karşılayan pamuk, lifi ile tekstil sanayinin, çekirdeğinden elde edilen yağı ile bitkisel yağ sanayinin, kapçık ve küspesi ile yem sanayinin, ayrıca lifleri ile de selüloz sanayinin hammaddesini teşkil etmektedir. Milyonlarca yurttaşımızı, sağladığı katma değer ve yarattığı istihdam ile yakından ilgilendiren Çukurovanın, Harranın, AMİK Ovasının gelinliği, insanımızın geçim kaynağı, üreticimizin beyaz altınıdır pamuk.
Türkiye pamukta ithalatçı bir ülke oldu
Dünyada pamuğun reel ekonomi içindeki önemi her geçen gün artarken, ülkemiz bu sürecin ya farkına varamamış ya da uygulanan hatalı teşvik modelleri ile verimli topraklarında üretim avantajını yitirmeye başlamıştır. Tekstil sektörünün gelişmesine rağmen, pamuk üretiminin bölgemizde ve ülkemizde her yıl düşmesi uygulanan yanlış tarım politikalarının bir sonucudur. Uygulanan bu politikalardandır ki, ülkemizde pamukta üretimin tüketimi karşılama oranı % 30lara kadar düşmüştür. Türkiye artık Pamukta ithalatçı bir ülke olmuştur.
2011 Ekim ayı itibarıyla pamuk ithalatı ve ihracatı arasındaki denge negatif olarak 1,7 milyar dolara ulaşmıştır. Bununla birlikte çiftçiye verilen 42 Kr/kg prim miktarı üç yıldır aynı kalmış, artırılmamıştır. Hükümetimiz başka ülkelerin çiftçilerine ithalat yoluyla verdiği desteği Türkiyeli üreticiye vermediğindendir ki üretici artık yavaş yavaş pamuk ekiminden vazgeçmeye başlamıştır. Prim miktarı; üretim maliyetleri ve diğer ürünlere göre getirisi göz önüne alınarak belirlenmelidir ki pamuk üreticisi piyasanın acımasız şartlarında üretim faaliyetini sürdürebilsin.
Pamuk üreticilerinin ayakta kalması zor
TZOB tarafından 2011 ürünü kütlü pamuğun çiftçi için ortalama üretim maliyeti 1,67 TL/kg olarak hesaplanmıştır. Geçen yıla göre girdi maliyetleri artmıştır. 2010 yılında makine hasadı dekara 60 TL iken bugün 110 - 120 TL arasında, elle hasat ise 35 ile 40 kuruşa yapılmaktadır. Bu fiyat da Hatayda satış fiyatının yarısına tekabül etmektedir. Bu şartlarda gerek Hataylı çiftçi gerekse ülkede pamuk tarımı yapan diğer üreticiler ayakta kalamaz.
Pamuk fiyatlarının geldiği nokta yüzünden bölgedeki üreticiler; sulamadan kaynaklı elektrik borçları, zirai kredi borçları ile sigorta pirim borçlarını artık ödeyemez bir hale gelmişlerdir. Öncelikle temel üretim girdilerinden tohumluk, ilaç, gübre, elektrik, mazot gibi kalemlerde KDV ve ÖTV oranlarını % 1e düşürmeli, tarıma verilen destekler artırmalıdır. Sürdürülebilir bir tarım için; çiftçilerin ürünlerini maliyetinin üzerinde makul bir fiyatla satmaları bir zorunluluktur. Üreticilerin güçsüzlüğünden yararlanılarak buradan aşırı kar sağlamanın uzun dönemde ne tüccara, ne de sanayiciye bir yararı olacaktır.
Türkiye pamukta dışarı bağımlı bir görüntü veriyor
Pamukta Ulusal bir politika oluşturulmazsa üretim her yıl daha da azalacak ve pamuk ihtiyacının tamamı ithalatla karşılanacaktır. Ortaya çıkan tablo, kendi kendine yeten bir Türkiye'den dışa bağımlı bir Türkiye görüntüsüdür. Şayet çiftçi pamuktan vazgeçerse; hem borsalarda hem çırçır fabrikalarında işlem görecek pamuk bulanamayacaktır.
Bu olumsuzluklar ancak, örgütlü ve rekabet gücü yüksek bir tarımsal yapı ile önlenebilir. Ülke ekonomisini doğrudan etkileyen ve dünyada önemi gittikçe artan pamuk sektörünün sorunlarının ve bu sorunların çözüm önerilerinin araştırılması amacıyla Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımızla arz ederiz dedi.
Yorumlar