Ortak açıklama şöyle: “7 Haziran 2015 tarihinde Ülkemizde yapılan 25. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerinin sonuçlanması ile birlikte, kurulamayan hükümetin sancısı içinde Suriye ile savaş koşulları dahil olmak üzere Doğu ve Güneydoğu İllerimiz başta olmak üzere Ülkemiz kendini bir şiddet sarmalında buldu. Seçimlerden sonra ortaya konulan siyasi performans Ülkenin tamamının çıkarlarına hizmet etmiyor. Bir yanda 2011 yılından bu yana Suriye'de yaşanan iç çatışma ortamının Ülkemize yüklediği ekonomik, sosyal ve siyasal yük artarken; giderek Suriye'de yaşanan iç çatışmanın tarafı olmaya niyetli adımlarla karşı karşıya kaldık. IŞİD gibi terör örgütlerinin yapılanmasına ve örgütlenmesine göz yumuldu. Bir diğer yanda 1984-2013 yılları arasında 40 bin kadar insanın ölümüne, acılara yol açan şiddet ortamı, yerini 2013 yılının Haziran ayından sonra çatışmasız ortama bırakmasına rağmen, ne yazık ki Temmuz 2015'den sonra Ülkemiz kan gölüne döndü. Ne yazık ki ülkemizde başta yargı olmak üzere hiçbir şey yolunda değil. Başta yargı kurumları ve yargı kurumlarının örgütlendiği yapılar ile bu kurumların işleyişine yönelik yapılan düzenlemeler, demokratik işleyiş ve hukuk devleti algısına dayanmıyor. Doğudan batıya, kuzeyden güneye içinde bulunduğumuz siyasi ortam hepimizi hem maddi-manevi olarak derinden etkiliyor. Veriler Türkiye'de ciddi bir ekonomik darboğaza işaret ediyor. Ülkenin iç gündemi ve ‘iç güvenlik’ kaygısı; hukuk, anayasa, sosyal politikalar önceliğine dayanmıyor. Sınırlarımızın ötesindeki gelişmeler, Suriye yönetiminin düşürülmesine yönelik siyasi beklenti ve Suriye olan ilişkilerimiz hukukun çizdiği sınırlarda tartışılmıyor ve bazı menfaat öngörülerine bağlı tahlillerin sonucu oluşuyor. Gerçek şu ki, Uluslararası hukukun meşru saydığı bir çerçeve içinde konum belirlemek zorundayız. Şiddet şiddeti doğurmakta ve bundan beslenen ortam Türkiye'yi kan gölüne çevirmektedir. Temmuz ayından bu yana Ülkede gittikçe artan şiddet sarmalı hepimizi yakmaya devam ediyor. Bu şiddet sarmalı son bulmalıdır. Kan üzerinden siyaseti esas alan, şiddet ve intikamı besleyen ve ortak aklı reddeden siyaset anlayışı son bulmalıdır. Her gün ölüm haberleri alıyoruz. Önceki gün, dün ve nerdeyse her gün ölüm haberleri alır olduk. Siirt'in Şirvan ile Pervari ilçeleri arasındaki karayolunda devriye görevini yürüten askeri aracın geçişi sırasında yola tuzaklanan bombanın uzaktan kumanda ile patlatılması sonucu 8 asker hayatını kaybetti. Türkiye'nin ihtiyacı olan şey demokrasi ve hukuk devletidir. Hukukla sorunu olan değil, hukuku ve hukukun üstünlüğünü içselleştiren, demokrasiyi olmazsa olmaz gören bir yönetim ve devlet anlayışına ihtiyacımız var.
Net olarak söylüyoruz; Türkiye'de şiddet kimden gelirse gelsin, şiddetin, terörün ve ölümün her türlüsüne hayır diyoruz. Terörün her türlüsünü kınıyoruz. Saldırılarda yaşamını yitiren tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz.”
Yorumlar