CHP Milletvekili Gökhan Durgun, “Türkiye Değişim Hareketi” ile dirsek temasında olduğu şeklindeki habere tepki göstererek bunun doğru olmadığını, TDH ile bugüne kadar hiç bir resmi özel teması, girişimi, görüşmesi olmadığının altını söyledi.
Vekil Durgun; “Bundan sonra da yapmayacağım. CHP’de 2 yıl ilçe yöneticiliği 7 yıl il başkanlığı ve 2 dönem milletvekilliği yapan biri olarak Türkiye’nin bugünkü kötü günlerden kurtuluşunun sadece CHP iktidarı ile olabileceğine inanıyorum bunun için de sonuna kadar CHP’deyim, CHP’nin neferi olarak kalacağım” dedi. Milletvekili Gökhan Durgun gazetelere gönderdiği açıklamasında, CHP’de siyaset yapmağa devam edeceğini bir başka partiye geçmesinin mümkün olmadığını dile getirdiği açıklamasında şunlara değindi: “Taşlı sopalı, kimi zaman da silahlı sokak çatışmalarının yaşandığı, şiddetin şehirlerin sokaklarına ve caddelerine indiği, belediye otobüslerinin, polis araçlarının yakıldığı, molotofkokteylileriyle ve havai fişeklerle evlere, iş yerlerine saldırılar düzenlendiği, karakolların, polis ve askeri lojmanların saldırıya uğradığı, evlerin ve işyerlerinin kundaklandığı, çok ama, hatta Türk Bayrağı’nın yırtıldığı, AKP’nin özelleştireceğiz diye inat ettiği Tekelin işçilerinin bu soğukta sokaklara döküldüğü, dayak yediği, AKP Genel Başkan Yardımcısının dahi sokakta yürürken işçilerin tacizine maruz kaldığı, Başbakanın gittiği her yerde “açım” diyen vatandaşların tepkisiyle karşılaştığı, itfaiye çalışanlarının sokaklara döküldüğü, Devlet Demiryolları personelinin eylemle iş bıraktığı, milletvekillerinin gazlı biberli saldırıya uğradığı, 1 milyon insanın son bir yılda işini kaybettiği, 64.292 işyerinin kapandığı, halkın yüzde 74’ünün borç içinde olduğu, Silopi’den dağdan inenlere, 34 kişiye, İçişleri Bakanlığı Müsteşarının, MİT Müsteşarının, Emniyet yetkililerinin, valilerin, savcıların, hâkimlerin Hükümet tarafından gönderildiği, İmralı’dakinin talimatıyla “İstifa etmeyeceğiz” diyen milletvekillerinin TBMM çatısı altında bulunduğu, Savcıların, Hâkimlerin ve birçok insanın dinlendiği, ülkemizin kendi içinde hızla bir etnik ayrışmaya sürüklendiği, Türkiye’nin iç ve dış güvenliğinden sorumlu Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı gerçekle ilgisi olmayan imalı beyanların Hükümetin yetkililerince ifade edildiği, “Her türlü planımız var.” Deyip hukuku arkadan dolanma anlayışında olan bir YÖK Başkanının görevde bulunduğu, her türlü yolsuzluğun, hukuksuzluğun ve usulsüzlüğün yaşandığı, “Türklük kavramı Anayasa’dan çıkarılsın” diyenlerin Mecliste olduğu bir Türkiye’yle karşı karşıyayız. Bu tablodan çıkışın bir tek yolu vardır. O da Cumhuriyet Halk Partisi iktidarıdır. Bende bu iktidar mücadelesinde, Cumhuriyet Halk Partisi saflarında bir nefer olarak bu mücadeleye destek olacağımı belirterek kamuoyumuzu saygılarımı sunuyorum.”
Yorumlar