AÇKD Başkanı Selda Asker, özellikle Antakya Habibineccar Dağı, yakın çevresi ve Kırıkhan da ki taşocaklarının antik döneme ait tarihi dokuyu ciddi manada tehdit ettiğinin söyledi.
01 Ekim 2012 Pazartesi 09:45
Antakya Çevre Koruma Derneği Başkanı Selda Asker, taşocaklarının gerekli planlama yapılmadan ve birçoğunun da ÇED raporu olmadan işletmeye açılmasının, çevre sorunlarına yol açtığını bildirdi.
Asker yaptığı yazılı açıklamasında, bu sorunların görüntü ve gürültü kirliliği, bitki örtüsü ve tarihi dokunun tahribi, tozlanma, yanlış arazi kullanımı ve trafik yoğunluğu şeklinde sıralanabileceğini belirterek, Taş ocaklarının çevrelerine olan olumsuz etkilerinin başında doğal peyzajın bozulması (görüntü kirliliği) gelir dedi.
Terk edilmiş ocaklarda büyük bir sorun
Asker, Ocak alanlarının terk edilişi sırasında yapılması gereken tesviyenin, toprak örtüsünün yüzeye yayılmasının ve ağaçlandırma işlemlerinin büyük oranda denetim eksikliğine bağlı olarak göz ardı edilmesinin, doğal peyzajda bozulmalara neden olduğunu da söyledi.
Sonuçta, yeşil bir örtüye sahip olan ağaçlık alanları kesintiye uğratan çıplak ve kötü görünümlü yüzeyler ortaya çıkmaktadır diyen Asker, Yayladağı İlçesi'ne bağlı Yayıkdamlar Köyü yakınında, Kuseyr Platosu üzerindeki Sungur Köyü'nün güneydoğusunda ve Gölbaşı Gölü'nün kuzeydoğusunda bulunan terk edilmiş ocak sahaları doğal peyzajın bozulmasına örnek olarak gösterilebilir dedi.
İnsan sağlını da tehdit ediyor
Özellikle Habibineccar Dağı, yakın çevresi ve Kırıkhan da ki taşocaklarının antik döneme ait tarihi dokuyu ciddi manada tehdit ettiğinin altını da çizen Asker, Taşların çıkarılması, işletilmesi ve taşınması sırasında oluşan tozlar bir diğer çevre sorununu oluşturmaktadır.
Bu tozlar, bitkilerdeki tahribatın yanında, yakın yerleşme alanlarında temizlik ve sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Tozların akciğerlerde birikmesi, solunum yetersizliği ile sonuçlanabilen pnömokonyoz hastalığına yol açabilmektedir dedi.
Yerleşim birimleri de etkileniyor
Taşocağı ve işletmelerinden kaynaklanan tozların rüzgârlarla taşındığından sadece ocakların yakınındaki değil, uzaktaki bazı yerleşme ve tarım alanları da bundan olumsuz etkilendiğini belirten Asker, Hatay'da son yıllarda sayıları hızla artan taşocakları, il ekonomisi için önemli bir sektör haline gelmiştir.
Ancak bu ocakların gerekli hassasiyet gösterilmeden ve ciddi bir planlama yapılmadan işletmeye açılması, birçok çevre sorununu da beraberinde getirmiştir dedi.
Yorumlar