CHP Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz, Hasan Akgöl, Mehmet Ali Ediboğlu ve Mevlüt Dudu ile Adana Milletvekili Ümit Özgümüş, Ali Demirçalı ve beraberindeki Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker, Hatay-Suriye sınırına giderek ortak basın açıklamasında bulundular.
25 Temmuz 2012 Çarşamba 09:21
Hükümetin uygulamakta oyduğu yanlış Suriye politikası bölgemizi ve ülkemizi hızla bir kaosa doğru sürüklemektedir diyen CHP Milletvekilleri; Hükümetin desteklediği silahlı muhalif guruplar 20.07.2012 Tarihinde Suriyenin Türkiyeye açılan Bab-Al Hava Sınır Kapısına yönelik bir terör saldırısı gerçekleştirmiştir. Sınır kapısına saldıran silahlı guruplar gümrük kapısını tahrip ve talan etmekle kalmamış aynı zamanda gümrükte bekleyen onlarca araca da saldırarak yakıp yıkmıştır. Bu saldırı neticesinde onlarca Tırımız yakılmış ve birçok tırımızın malları da yağmalanmıştır. Şoförlerimiz ise canını zor kurtarmıştır dediler.
Saldırıya uğrayan Türk şoförleri tarafından Bab Al-Hava Sınır Kapısında saldırı anında çekilen görüntüler insanı dehşete düşüren kanını donduran görüntülerdir diyen Milletvekilleri; Hükümet tarafından beslenen, korunan ve desteklenen bu silahlı çetelerin Türk vatandaşlarımızın canına ve malına yönelik gerçekleştirmiş olduğu bu saldırı bir terör saldırısıdır. Bu saldırıyı gerçekleştiren, buna göz yuman ve destekleyen herkes suç işlemiştir.
Bu suçu işleyen ve yardım edenler hakkında derhal soruşturma açılmalı ve cezalandırılmalıdır. Bu ülke bir muz cumhuriyeti değildir. Hükümet izlediği politikalarla maalesef ülkemizi küresel güçlerin oyuncağı haline getirmiştir. Ülke silahlı gurupların karargâhı ve eğitim alanı haline dönüştürülmüştür. Silahlı guruplar ülkemizi geçiş güzergâhı olarak kullanabilmekte ve istediği gibi cirit atabilmektedir.
Hükümetin bu silahlı guruplarla ilişkisi ülkemizi terör guruplarına destek veren ve teröristlere yardım ve yataklık yapan bir ülke konumuna düşürmüştür. 30 yıldır terör saldırısı altında olan bir ülke olarak Bu durum ileriki süreçte ülkemize büyük bir sıkıntı yaşatacaktır. Hükümetin bu yanlış politikası ulusal güvenliğimizi maalesef tehdit altına sokmuştur.
Küresel güçlerin taşeronluğunu yapan ve hükümet tarafından açıkça desteklenen silahlı guruplar; 1-Komşu, kardeş ve dosta bir ülkenin sınır kapılarını ele geçirmiş, yakıp yıkmış ve talan etmiştir. 2-Türk vatandaşlarına ait tırları yakmış ve yağmalamıştır. 3-Ortadoğuya yolcu taşıyan otobüslerimize ve vatandaşlarımıza fırsat buldukça saldırmakta eşyalarını ve paralarına el koymaktadır. 4-Türkiyenin Ortadoğuya açılan ve can damarımız olan bab el hava sınır kapısını işgal ederek giriş ve çıkışları kapatmıştır.
Hükümet izlediği yanlış Suriye politikası ile:
1-Hastanelerimiz, vatandaşlarımıza adeta yasaklanmış Suriyeden gelen sığınmacı ve silahlı gurupların hizmetine tahsis edilmiştir.
2-Sınırlarımız, küresel güçler tarafından kullanılan ve nereden geldiği belli olmayan silahlı paralı militanların geçiş güzergâhına dönüştürülmüştür.
3-Serbest ticaret anlaşması askıya alınmıştır.
4-nakliyeciler kontak kapatmış, ihracatçılar, sanayiciler, Turizmciler, sınır ticareti ile uğraşanlar iflasın eşiğine gelmiş çiftçilerin ürünleri tarlada kalmıştır.
5-Vatandaşlarımız can güvenliğinden endişe eder hale gelmiştir.
6-Kilis ve Hatayda kalan Suriyeli sığınmacılar her fırsatta konteynır kentte ve çadırlarda taşkınlık çıkarabilmekte polise saldırabilmekte, resmi araçlara ve kamu binalara saldırarak yakıp yıkabilme cesaretini gösterebilmektedir.
7-Sınır illerinde görev yapan Devlet görevlilerimiz hükümetin aymazlığı ve tutumu karşısında adeta çaresiz ve yetkisiz bir konuma sokulmuştur.
8-onlarca vatandaşımız açlık ve sefalet içerisinde debelenirken hükümet Suriyeden gelen sığınmacıları el üstünde tutmakta ve devletin bütün imkânlarını seferber etmekte hatta düzenli bir şekilde maaş bile ödemektedir.
9-Her iki dost ve kardeş ülke halkları arasında düşmanlık tohumları ekilmektedir diye konuştular.
Yorumlar