Parlamenter demokrasinin iflas ettiğini bizzat Cumhurbaşkanı söyledi. Eğer başkanlık sistemine geçilmezse patinaj yapılacağından bahseden Cumhurbaşkanı “ya beni tek başıma başkan yaparsınız ya da ülke geriye gidecek” diyor.AK Parti kurmayları da Cumhurbaşkanı’nın ardından aynı şeyleri tekrar etmeye başladılar.
Ya başkanlık ya kaos.
Sistemin arızası “askeri vesayet” değil miydi? Derin devlet- MGK- Bürokrasi ülkenin önünü tıkamıyor muydu?
Meğer bütün kabahat başkanlık sistemindeymiş.
Cumhurbaşkanının uyarısı ile birden AK Parti sorunun parlamenter demokraside olduğunu keşfetti.
Kuvvetler ayrılığının işleri yavaşlattığı, bizzat Cumhurbaşkanı tarafından dillendirilmişti. “Yürütme” işi yapılırken mahkemelerin yetkisiz kılınması hatta emir altına alınması kast ediliyor.
Parlamenter demokrasi, ülkenin önünü tıkamışsa, 13 yıllık vebal AK Parti’nin değil mi?
İşin daha da garip yanı, Başbakan Davutoğlu, bize anayasayı değiştirecek oyu verin ve benden kurtulun diyor. Eğer yeterli sayı elde edilirse, acilen anayasa değiştirilecek ve yetkiler devlet başkanına devredilecek. Sayın Başbakan, “son” başbakan olarak tarihteki yerini alacak.
Cumhurbaşkanı o zaman Obama gibi tek yetkili başkan olacak ve bakanları da memur gibi atayacak. Böylece hem hükümet hem de meclis varlıklarını sürdürecek ama tek adamın yetkileri dışında ortada başka şey kalmayacak.
AK Parti, 7 Haziran seçimleriyle kendini tarihe gömecek adımları atmak istiyor.
Bundan daha saçma bir seçim kampanyası ya da politik hedef olabilir mi?
Bütün partilere aynı mesafede durması gereken Cumhurbaşkanı, alanlara inerek, temsil ettiği makamı, politik çekişmelerin odağı haline getiriyor.
Taraf tutuyorsun dendiğinde “ben 400 milletvekilini AK Parti alsın demiyorum” diyerek çocukların bile inanmayacağı bir söz söylüyor.
Kurduğu partiyi, hükümeti ve başbakanı devre dışı bırakarak, alanlara inen Cumhurbaşkanı ülkeyi uçuruma doğru götürmektedir.
AK Parti, anayasayı değiştirecek sayıyı elde ettiğinde, ülke tek elden yönetilecek ve o tek el kimseye hesap vermeyecek.
Davutoğlu, ülkeyi sıkıntıya sokacak ve kendisini tasfiye edecek sayıyı elde etmemek için çalışmalı.
Biz ülkemizi düşündüğümüz için AK Parti’ye oy vermeyin diyoruz. Seçimin galibi olabilirler ama asla AK Parti’ye anayasayı değiştirecek sayıyı vermemek gerekir. Çünkü bunlar ne yaptıklarını bilmiyorlar. Anayasayı değiştirerek oluşturdukları HSYK’yı kendileri dağıtmadılar mı?
AK Parti, şaşkın ördek gibi.
Bunlara anayasayı değiştirecek sayı verilirse, aradan bir yıl geçmeden, ne kadar safmışız, kandırıldık deyip, kendi söylediklerine düşman olacaklarından emin olabilirsiniz.
Milletten aldığı yetkiyi bir guruba verip devleti teslim edenler, şimdi bunlara su bile yok diyorlar. Bunlara oy vererek, devleti bir başka guruba teslim etmelerine oylarınızla karşı çıkın. Çünkü bunlar ne yaptıklarını bilmeyecek kadar şaşkın adamlar.
Gırtlağına kadar kirli işlere batmış bu ekibin ellerini, vatandaşın gırtlağından Milli İttifak olarak biz çekeceğiz.
Biz herkese eşit davranacağız, şeffaf olacağız ve milletimize hesap vereceğiz.
Hırsızı yakalayanı değil hırsızı mahkemeye sevk edeceğiz.
Yorumlar