HÜSEYİN GÜLER
Reyhanlı ilçesi Türk nüfusu kadar Suriyeli mülteci akın etmiştir. Bu gün mülteci ile Türk vatandaşlarının oranı ilçede aynıdır. Mülteciler kalabalık aileler halinde ev tutmak ve birlikte yaşamak zorunda kalıyorlar.İlçede Türk ve Mülteci esnafı yine eşit durumdadır. Mültecilerden vergi, ruhsat ve ustalık belgesi alınmıyor. Yani yasaların dışında çalışmalarına devam ediyorlar.Sigara ve mazot kaçakcılğı halen devam etmektedir. Esnaf “Burada tekel malı sigara bulamazsınız” diyerek ilçenin kaçak sigara yuvası olduğunu belirtiyor.
Suriye ile sınır olan Beşaslan, Bükülmez, köylüleri ise “şimdilik sakin, bazı Suriye tarafından top ve silah sesleri geliyor ama sınırlardaki geçiş eskiye oranla azaldı ve asker tedbir aldı” diyorlar.
DURUM SON DERECE KÖTÜ.
Mustafa Avcı silah tüccarı ve kriz ve sonrasına değerlendirmesini istiyoruz.
“Reyhanlı’nın neyini değerlendireyim. Esnafın iş gücü yüzde yirmilere kadar düştü. Esnafın yüzde kırkı Suriyeli oldu, denetleme zayıf, vergi dairesine kayıt olup, olmadığını bilmiyoruz. Ahali arasında bir tedirginlik var, kiralık ev bulunmuyor. Suriyeliler elektrik, su parasını ödemeden kaçıp gidiyorlar. Türkiye-Suriye krizi başlamadan önce Reyhanlı halkı rahattı, işleri iyi ve kafası rahattı. Şu an sınır kapalı ama Cilvegözü sınar kapısından 40-50 kişi geçmektedir. Sınırımızda bulunan Suriye’nin kasabası Atme ve Harim ise ÖSO ve İŞID gibi terör örgütlerinin elindedir. Ayrıca Reyhanlı patlamasının hesabı sorulmadı.”
Emekli Mühendis ve eski ADD başkanı Ruşen Bağatur Dörtyıl öncesini ve sonrasını değerlendirdiğinde büyük bir acı yaşandığının altını çiziyor.
Bağatur “2013’den bu yana Reyhanlı yoğun bir göç aldı. Şu anda Reyhanlı nüfusu Türk ve Suriyeli eşit durumda birlikte yaşıyoruz. Buraya gelen mülteciler iki ateş arasında kaldı. Bu yoğun göç dalgası ile birlikte illlagal gruplarda buraya geldi ve büyük felaketler yaşadık. Biz aydınlar olarak kamu görevlilerini uyarmış ve Reyhanlı’nın provokasyona açık hale geldiğini belirtmiştik. Patlamanın gerekçesi ise bize göre Suriye’ye bir askeri operasyon için olmuştur. Bu açık devletin karanlık güçleri tarafından tezgahlandı. Ayrıca dört bakanın failleri hemen açıklaması ile patlamanın sorumlularını açığa çıkarmıştır. Adres gösterdiler ama süreç göster diki hükümetin gösterdiği hedef tamamen yanlıştı. Bu Cumhuriyet tarihinin en kanlı terör saldırısıydı. Halen bu dava sonuçlanmadı ve failler yakalanmadı. Karanlık dehlizlerde yok olup gidiyor. Patlamadan hemen sonra dönemin başbakanın Amerika’ya gitmesini bir Reyhanlı vatandaşı olarak şöyle değerlendiriyorum. Amerika ve NATO’nun Suriye müdahale etmesi için gittiğini değerlendiriyorum. Devletler bu patlamamın nedenini biliyordu ve provokasyon amacına ulaşmadı ama olan bizlere ve canlarımızı olmuştur.
Sokaklarda dilenci çocuklar, fuhuş arttı, hırsızlık arttı, esnaf Suriyelilerle rekabet edemiyor ve yüzlerce iş yeri açtılar. Sigortasız ve illegal çalışan insanların oranı artmıştır. Zaten sınır güvenliği sağlanmış değildir.” Dedi.Yılların esnafı Adil Öztürk “Kriz öncesi Reyhanlı ilçeden en az 500 taksici Suriye’ye gider ve ekmeğini çıkarırdı. Yani Reyhanlı nüfusuna oranlarsak en az 20 bin insan ekmeğini bu alandan kazanıyordu. Savaştan sonra ne iş kaldı, ne istihdam ne ekonomi kaldı. Reyhanlı’nın yüzde otuzu işsiz durumdadır. Bakın üniversite mezunu asgari ücret ve sigortasız çalıştıracağız desek gelir ve kapınızı çalarlar. Kaçak mazotla işi döndürmeye çalıştılar ve oda bitti. Tır filoları olan nakliyeci arkadaşlar gidecek ülke bulamıyorlar. Savaşsız bir dönem gelirse hepimiz para kazanır ve Suriye kardeşlerimizle birlikte oluruz.”Milli piyango bileti bayisi olan Halil Irmak 2011 öncesini özlediklerini ve iyi olduğunu belirtiyor. “2011’den sonra terör azdı. Özal peşmergeleri getirdi, bu hükümet döneminde ise Suriyeli teröristleri getirdi. Her türlü olay oluyor. Devlet İŞID katliamcılarına önlem almıyor. Ben bilet satarken kalabalık yerlerde durmuyorum.” Dedi.
Yorumlar