Perinçek özellikle Türkiye-Krizinin altında yatan nedenler konusunda açıklamalarda bulundu. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşmelerindeki iki ülkenin çıkarları meselesinde aynı düşündüklerini belirtti.Perinçek “Hataylılar üretimin öncüleri olacaktır. Üretimi çalışkanlıkları ile başaracaklarına inanıyorum. İkincisi Suriye’yi bölemezler, Çünkü, Suriye’de Beşar Esad Amerikan emperyalizmi direnerek, aslanlar gibi yerle bir etti. Kahraman Suriye halkı Amerikan emperyalizmi sırtını yerine getirdi. Tayyip Erdoğanlar Türkiye’den Suriye’ye terör ihraç ettiler. Komşumuzun evini yaktılar. Halkını katlettiler. Biz Vatan Partisi olarak geliyoruz ve Türkiye’deki bütün terör kamplarını kapatacağız. Tek bir terör kampı bırakmayacağız. Komşumuza artık terör değil gül ihraç edeceğiz. Sevgi ve kardeşlik ihraç edeceğiz. Sınırlarımızdan terörist değil ticaret geçecektir. Sınırlarımızı kaldıracağız, mayınları ve tel örgüleri temizleyeceğiz. Akrabalar ve kardeşler kavuşacak ve birbirlerine sarılacaktır. Suriye ile pasaport ve sınırları kaldıracağız. Bu nereden çıktı diyeceksiniz? İki ay önce sayın, Beşar Esad ile buluştuk. Vatan Partisi olarak gittik ve anlaşmalar yaptık. Birincisi bölgemizden yobaz terörünü temizleyeceğiz. İkincisi ise bölücü terörü de temizleyeceğiz. Suriye de bölücü terörü ağır ve ciddi bir tehdit olarak görmektedir. ‘temizliyelim bunları, barış ve kardeşlik kuralım’ diyorlar. Diğer anlaşma ise ekonomik işbirliği anlaşması yaptık. Sınırları kaldıralım, Türkiye-Suriye ilişkilerini hemen düzenliyelim. Aynı devlet çatısı altında yaşayabilecek düzeyde ilişkiler olabilir. 2004 Yılından bu yana görüşme önerilerde şunları söylüyorlar: Diyorlar ki ‘Biz niye iki devletiz, bir federasyon çatısı altında birleşebiliriz’diyorlar.Atatürk’ün Türkiye-Suriye-Irak konfedarasyon planları vardı. Türkiye-Suriye ve Irak birlikte yaşama planlarını Atatürk yapmıştı. İşte Vatan Partisinin iktidar olacağı günlerde işte o planlar gündeme gelmektedir. Suriye’de de böyle özlemler vardır. Derhal sınırlarımızı kaldıracağız. Gümrükler kaldırılacak ve mallarımız iki yakaya geçekcektir. Türkiye, İran, Azerbaycan, Irak bir bata asya birliği kuracağız. Bunları görüştük, yani yedi ülke yedi deniz Mısır’da kattığınız da bu yedi ülke ve yedi deniz projesini hayata geçireceğiz. Vatan Partisi bu projeyi gerçekleştirecektir. Suriye ve Türkiye buna önderlik edecektir. Bu hükümetten kurtulup, Vatan Partisinin yedi ülke, yedi deniz projesini düşünün, dünyanın, Amerika’sı, Avrupa’sı, Çin’i, Rusya ve diğer asya ülkelerini kattığınızda dünyanın en büyük ekonomilerinden birini yaratırız. Petrolü, doğalgazı ve Türkiye’de insan kaynakları ile medeniyet topraklarının insanları kendilerine büyük bir gelecek kurarlar. Biz peygamber yetiştiren, medeniyet yaratan topraklarda oturuyoruz Sumerler, Akadlar ve Babillerinden bu tarafa büyük uygarlıklar yaratmışız. Büyük medeniyetler, büyük keşifler buradadır. İşte Vatan Partisi olarak proje diyorlar, size yedi ülke yedi deniz projesidir. Bu başka partilerin olduğu gibi masal değildir. Bu Ortadoğu’nun eşiğinde olduğu bir projedir. Heyetimiz İran ile de görüştü İran da bunu istemektedir. Mısır Devleti ile de görüştük. Bu fikirlere Mısır hükümeti yakınlık göstermektedir. Münafık kardeşler bütün Ortadoğu’da yıkılmaktadır. Adına Müslüman kardeşler diyorlar ama onlar Müslüman değildir. Onlar Amerika’nın Müslümanların üzerine sürdüğü münafık kardeşlerdir. Münafık kardeşler bir tek Türkiye’de kaldı ve kolları sıvıyacağız, onları yıkacağız. AKP, CHP, MHP nin tabanındaki kardeşlerime sesleniyorum; Türkiye’nin önündü bir tek çözüm vardır. Üretim ekonomisi ve vatanın bütünlüğüdür. Türkiye’nin bir tek programı vardır, Atatürk’ün 1930’larda dile getirdiği altı oktur. Cumriyetciyiz, Halkçıyız, Laik, devletçiyiz ve devrimciyiz. Bu program bütün Ortadoğu ve hepimiz için geçerlidir. Bizim milliyetçiliğimiz, Irak, İran, Suriye ve Azerbeycan’ı kucaklayan bir milliyetçiliktir. Kardeşlik programı ile bir refah ve zenginlik yaratacağız. Vatan Partisi kendisine güveniyor. Hükümet olmadan hükümet işleri yapmaya başladı. Bizim bu başarılar bir devletin yapacağı başarılardır. Biz duvarları yıkarak buraya geldik. Bizim sizlerle yedi yıllık bir hasretimiz vardır. Vatan Partisinin yöneticilerini o zaman İşçi Partisi yöneticilerini hapislere atmaya kalktılar. Türk silahlı kuvvetlerin yiğit evlatlarını içeriye attılar. Niçin, Türkiye’nin birliğini savunduğmuz içindir. Kardeşliği savunuyoruz, Amerika’ya teslim olmadık diye, Suriye ile birlikteliği savunuyoruz diyedir. Ama o duvarları yıktık. Bu da Vatan Partisinin başarısıdır. Duvarları yıktık ve Türkiye’yi özgürleştirdik. Siz Hatay insanları en verici insanlardır. Siz bu ülkenin özgürlüğü, kardeşliği ve bağımsızlığı için içinizden evlatlarınızı şehit verdiniz. Gezi direnişimizin yıl dönümüdür. Türkiye’de halk hareketi başladı ve siz o halk hareketinin fedailerisiniz. Türk bayrakları ile en önde koşan ve direnen Hatay’dan çıktı. Bu sizin gururunuz ve saygı ile onları anıyoruz. Onlar bizim ölümsüz meşalelerimiz, onlar bize ışık tutuyor, onlar bizim onurumuzdur. Onların analarını, babalarını ve dedelerini bu güzel evlat yetiştirdikleri için kutluyoruz” dedi.Birinci sıra Hatay Vatan Partisi Adayı Muhsin Arslan ise daha çok bölgeyi ilgilendiren konularda konuşmalarını yaptı.AKP'nin izlediği dış politika zaten bellidir. Aynel Arap'ı İŞİD güçleri ele geçirmek istediğinde koalisyon güçleri her gün İŞİD'i bombalarken IDLİP ve çevresinde İŞİD dolu dizgin katliam yaparken koalisyon güçleri niye İŞİD'e tek bir müdahalede bulunmamışlardır? Çünkü ABD ve koalisyon güçleri kendi elleri altında ve sözlerinden çıkmayan katliamcı ve mobilize edilmiş bir gücü ellerine tutuyorlar. Bu mobilize güç her an Hatay'a hareket ettirilebilir; Çünkü Lazkiye kapısı Kürt koridorlarına kapanmıştır. Sayın Beşar Esad orayı yiğitçe savunmaktadır. Koalisyon güçlerinin emellerini gerçekleştirecekleri yumuşak karın sadece Hatay'da kalmıştır. Bu konuda ülkemizde ve özde Hatay'da başlatılan emperyalizmin ve uşaklarının başlattığı bu EĞİT-DONAT projesinin amacı budur . CHP, MHP ve HDP bu EĞİT-DONAT projesine karşı mıdır ? Bu konuda partilerini bağlayan yetkili bir ağızdan EĞİT-DONAT projesine karşı olduğunu VATAN PARTİSİ hariç hiç bir parti açıklamamıştır. İŞİD teröristleri 2011 yılından bu yana Hatay ve diğer Güney illerinde tedavi edilip her tülü lojistik destek almaktadırlar. Sınır kapılarımız ve sınırlarımız siyasi iktidarın baskısıyla bu terör güçlerinin rahatça girip çıkacakları bir konuma getirmiştir. Olan bütün bu olumsuzlukları; CHP, MHP ve HDP niye görmemezlikten geliyor ve cepheden karşı durmuyorlar Aynel Arap dışında Suriye'de ve Irak'ta yaşanan katliamları niye görmüyorlar? En son Palmira'da kişinin öldürülmesiyle sonuçlanan bu vahşeti Vatan Partisi dışında hiç bir parti görmemiş ve kınamamıştır. Bu katledilen İnsanları yaratan Allah bizim Allah'ımız değil mi? Halkların kardeşliğini savunan HDP nerde? HDP'yi Selahattin Demirtaş ve tayfasını Aynel Arap dışında yapılan bu katliamlar ilgilendirmiyor mu? Ölenlerin kanı kırmızı değil mi? Halkların kardeşliği böyle taraf tutmakla mı olur? Koalisyon güçleri size Aynel Arap'ı hediye etmeden önce ve hediye ettikten sonra halen Irak'ta, Suriye'de, Yemen'de,Filistin'de devam eden soykırıma varan katliamlar karşısında hiç bir karşı çıkışınızın olamaması halkların kardeşliğini savunan HDP'ye ayrıca CHP ve MHP'ye VATAN PARTİSİ hariç diğer siyasi oluşumlara neşe mi veriyor? Tiyatro oyunu gibi mi geliyor? Vatan Partisi adına sizi bu katliamlara karşı durmaya ve bu konuda yüreğiniz yetiyorsa kınamaya davet ediyorum. 11 Mayıs'ta Reyhanlı katliamını Reyhanlı'da Vatan Partisi olarak kınadık ama maalesef hiç bir siyasi parti orda bu kınamayı gerçekleştiremedi ve Reyhanlı'ya bile gelmedi. Orda ölen canlar bizim canlarımız değil midir? Bu koşullar altıda Hatay ekonomisi çiftçisiyle, sanayicisiyle, esnafıyla ve özellikle nakliyecisiyle can çekişmektedir. İşsizlik hat safhadadır, insanlar geçinmek için ne yapacaklarını şaşırmış durumdadır. Sınır ticareti tamamen bitmiştir.
Turizm; var olan İŞİD tehlikesinden dolayı tamamen durmuştur.
İnsanlar gayrimenkullerini satmak ve Hatay'dan kaçmak için büyük çaba sarf ediyorlar ama 2011 yılı ve öncesinde mesela 10 liraya alınmış bir gayrimenkul 5 liraya bile satılamamaktadır.2011 yılına kadar göç eden bir ilimiz olan Hatay 2011 yılından sonra en çok göç veren il olmuştur. Sınır kapılarının kapanmasından dolayı nakliyeciler ve iflas etmiş yada iflasın eşiğine gelmişlerdir. Galeriler son model satılık tırlarla dolup taşmıştır. Koalisyon güçleri ve yerli iş birlikçileri tarafından mobilize edilen İŞİD teröristleri Hatay'ın her yerinde örgütlü olarak hücre evlerinde yaşamaktadırlar. Hataylının canı,malı,ırzı çok büyük bir tehlike altındadır. Hataylının yaşam kalitesi bu tehlike yüzünden en alt seviyeye düşmüştür. Orta Doğu'ya açılan bütün kapılar Suriye'den ve Irak'tan geçer. Şimdi Hataylılardan oy isteyen AKP’lilere, CHP’lilere, MHP’lilere, HDP’lilere Hatay’lılar olarak şunu soruyoruz. Seçimden sonra oluşacak yeni hükümette bu kapıların açılması ve Orta Doğu'da ticaretin yeniden geliştirilmesi için halkları katleden, soykırım yapan, kafa kesip onunla top oynayan, insan ciğeri yiyen, vahşi sözünün bile yetersiz kaldığı İŞİD'le mi yoksa vatanını aslanlar gibi savunan çağımızın Mustafa Kemal'i Sayın Beşar Esad'la mı görüşme yapılacak? Bizim tavrımız bu konuda nettir. Biz Beşar Esad'la Hataylıların bu problemini çözeceğiz. İnsanların canlarını alan namuslarını kıran bu teröristlere karşı iseniz yani emperyalizme karşı iseniz Hatay halkı ve Türkiye sizden seçimden önce bir açıklama bekliyor. Vatan Partililer gibi yürekli olun ve bu açıklamayı yapın, sessiz kalarak halkı kandırmayın. Bütün bu anlattıklarımız ışığında Genel Başkanımız Doğu Perinçek'in ve Sayın Beşar Esad'ın baş danışmanı Prf. Dr. Mehmet Yuva'nın katılımlarıyla 31 Mayıs 2015 Hatay'dan: Türkiye'de ve Hatay'da uygulanan komşulara terör ihraç eden EĞT-DONAT projesinin kaldırılması için Hatay'da ve Türkiye'nin diğer illerinde oluşturulan terör kamplarının kaldırılması için, sınırlarımızdan terör değil kardeşlik,barış ve ticaretin akması için;Dünya'ya ve Türkiye'ye bir mesaj verilecektir.Hatay'da yaptığımız seçim çalışmaları doğrultusunda; Hatay'daki CHP Belediyelerinde çalışan taşeron işçileri; Kemal Kılıçdaroğlu'nun bütün taşeron işçilerine kadrolu işçi yapacağız. sözü söz ise lütfen seçimden önce sözünü tutsun, bizi kadroya geçirsin dediler. seçmen CHP,MHP ve barajı aşması durumunda HDP'den sayın Beşşar Esad'ladost bir politika mı yoksa savaşa dayalı bir politika mı izleyeceği konusunda açılama bekliyor. seçmen CHP MHP ve HDP'nin AKP ile koalisyon kuracağı ve AKP'ye hizmet edecekleri konusunda bu partilerin yetkili ağızlarından yaptıkları açıklamalardan dolayı çok tedirgin bir durumdadır ve bu ceberrüd düzenin devam edeceği konusunda korku içerisindedirler. Bana göre seçim sonrası kurulması olası bir koalisyonda AKP ile CHP koalisyonu kurulacaktır.Çünkü ikisi Brüksel ve Washington tarafından kontrol edilmektedir.

Yorumlar