CHP Hatay Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu, Ak Parti Hükümetinin Suriye konusunda gerçekleri kamuoyundan gizlediğini, görgü tanıklarının Cilvegözünde patlayan aracın Türkiyeden geldiğini söylemesine rağmen, hükümet kanadının aracın Suriyeden geldiğini söylediklerini belirtti.
14 Şubat 2013 Perşembe 09:07
Ediboğlu; Hatayın Reyhanlı İlçesi Cilvegözü Sınır Kapısında, 11.02.2013 Pazartesi günü saat 15.00 sıralarında şiddetli bir patlama meydana gelmiştir.
Bu patlamanın Cilvegözü sınır kapısının 40 metre ilerisinde patlayıcı dolu bir aracın infilak etmesi sonucu meydana geldiği ve şu ana kadar resmi açıklamalara göre 14 ölü, onlarca yaralı olduğu ifade edilmiştir.
Türkiye sınırları içinde yaşanan bu patlamada ölen ve yaralananların, Suriyeye yapılan yardımların tahliyesini sağlayan Türk vatandaşları, gümrük görevlileri ve Türkiyeye giriş- çıkış yapan Suriyeliler olduğu bildirilmektedir.
İçişleri Bakanı bomba yüklü aracın Suriye plakalı olduğu ve Suriyeden geldiğini vurgulamıştır. Ancak burada unutulmaması gereken nokta, Suriye tarafındaki Bab El Hava kapısının ve iki sınır kapısı arasındaki o bölgenin yaklaşık bir yıldır Suriyeli silahlı muhalif güçlerin kontrolünde olduğudur.
Türkiye sınırındaki Cilvegözü sınır kapısı, sınırın 2100 metre gerisinde, Suriye sınırındaki Bab el Hava sınır kapısı ise 600 metre gerisinde inşa edilmiştir. Aslında egemen iki devletin gümrük kapıları arasında hiçbir mesafe olmaması gerekir.
Bu 2700 metrelik ara bölge son iki yıldır mazot kaçakçılığı, silah kaçakçılığı başta olmak üzere her türlü yasa dışı işin yapıldığı bölge olduğu bölgedeki halk tarafından iyice bilinmekte, ayrıca bu bilgiler hem yerel medyada, hem de uluslararası medya da yer almış ve tarafımdan da basın ve Mecliste dile getirilmiştir.
Burada asıl sorulması gerekenler şunlar olmalıdır. Cilvegözü sınır kapısındaki güvenlik nasıl sağlanmaktadır? Bab El Hava sınır kapısı ve ara bölge tamamen muhalif gurupların kontrolündedir. Yine muhalif gruplar, insani yardım malzemelerini teslim almak üzere Cilvegözü sınır kapımızda sürekli olarak kalabalık gruplar halinde görev yapmaktadırlar.
O halde patlayıcı yüklü bu araç nasıl oluyor da ara bölgeye girebiliyor. Sınırdan geçen veya Suriye tarafından gelen araç veya kişiler kontrol edilmeden mi gelmekte veya geçmektedir?
Tüm bu sorulara devlet ciddiyetine yakışır cevaplar verilmelidir
Oysaki birçok görgü tanığı (muhtar, tır şoförleri, oradaki görevliler) bomba yüklü aracın Türkiyeden geldiği yönünde beyanat vermişlerdir. Resmi yetkililer bu aracın Suriyeden geldiğini ve Suriye plakalı olduğunu kamera kayıtlarından tespit ettiklerini açıkladılar.
Patlayan bu araç Cilvegözü sınır kapısına 40 metre mesafede ve onlarca aracın arasında yönü Suriye istikametine doğru park etmiş halde bulunmaktaydı. Görgü tanıkları patlamadan sonra aracın paramparça olduğunu ve tamamen yandığını belirtmişlerdir. Cilvegözü sınır kapımızdaki kameralar nasıl oluyor da henüz sınır kapımızdan içeri girmemiş bu aracı ve plakasını tespit ediyor.
Eğer gerçekten bu araç Cilvegözü sınır kapımızdaki kameralar tarafından tespit edilmişse, bu aracın gümrüğümüzden geçiş yaptığı yani Türkiyeden Suriye tarafında geçtiği anlaşılmaktadır. Bu kamera kayıtları kamuoyu ile paylaşılmadan ve bu sorumuzun net yanıtı verilmeden bu araçla ilgili verilen bilgilerin doğru olduğunu kabul etmemiz mümkün değildir.
Öyle görünüyor ki; 900 kmlik Türkiye-Suriye sınırı adeta yolgeçen hanına dönmüştür. Olaylar bu tip provokasyon ve tertiplerin ileriki tarihlerde daha sık yaşanacağını göstermektedir. Ki bundan önce defalarca basın açıklamaları ve Meclis konuşmalarımda bunu yenilemiştim.
Libya bandıralı El-İntisar gemisi ile getirilen silahlar, Hatay Havaalanına tarifesiz THY uçağı ile getirilen El-Kaide üyeleri, çalınan araçlar, bomba üretiminde kullanılan evler, hep bu istikrarsızlığın maalesef Türkiye eliyle körüklendiğini göstermektedir.
Tüm bu gelişmelerle ilgili, medyada Batı muhipleri derneği üyeleri gibi TV kanallarını dolduran ve yorum yapmaya çalışan ilgili, ilgisiz birçok gazeteci, akademisyen, stratejist halkımızı yanlış yönde bilgilendirmekte ve manipüle etmektedirler.
Ancak mızrak artık çuvala sığmamaktadır. Tıpkı Güneşin balçıkla sıvanamayacağı gibi, gerçekler gün gibi ortaya çıkmaktadır dedi.
Yorumlar