Akgöl, yazılı mesajında, Hatay ekonomisinin büyük oranda tarıma dayalı, verimli toprakları olan bir bölge olduğunu belirterek, Hatayda kaliteli zeytin tarımı, Pamuk, buğday ve mısır üreticiliği yaygındır. Tarıma dayalı sanayisi istenen seviyede gelişmediğinden, Hatay kendisinden beklenen sıçramayı bir türlü yapamamıştır dedi.
Bölgedeki üreticinin ağır girdi maliyetleri altında inim inim inlediğinin yetmiyormuş gibi, önümüzdeki günlerde yeni bir uygulamanın hayata geçirileceğine dikkati çeken Akgöl, Hataydaki ve ülkedeki üretici kesimin endişeyle beklediği bir uygulamayı hükümet önümüzdeki günlerde hayata geçirmeye hazırlanıyor.
6111 sayılı torba yasa ile 2011 yılında, 167 sayılı Yer altı suları hakkında kanunun 10. Maddesinin 2. fıkrasına Kuyu, Galeri Tünel, ve benzerlerine çekilecek yer altı suyu miktarının tespitini sağlayacak ölçüm sistemleri kurulmadan, Kullanma belgesi verilmez. Bu ölçüm sistemlerinin özellikleri yönetmelikle belirlenir. Hükmünü eklediniz.
DSİ Yeraltı suyu Ölçüm Sistemleri Yönetmeliği 7 Haziran 2011 tarih ve 27957 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. 167 Sayılı Kanun ve DSİ Yer altı suyu Ölçüm sistemleri Yönetmeliğine göre Yeraltı su sondaj kuyularına sayaç takılmasını zorunluluk haline getirdiniz.
Otomatik Elektrik Sayacı Okuma, Sistemi (OSOS) ve Su Sayacı Okuma Sistemi (OSOS) kurulmasının zorunlu hale geldiğini bölge müdürlükleriniz çiftçilere duyurmaya başladılar. DSİ 6. Bölge müdürlüğü bünyesinde kullanma izin belgeleri tanzim edilmiş 17.000 kuyu bulunmaktadır. Bunların küçük bir bölümü sanayi üretiminde ama çok büyük bir bölümü tarımsal sulama amaçlı olarak kullanılmaktadır.
Yasa ve yönetmelikle takılması zorunlu kılınan sayaçların bir özelliğinden bahsetmek istiyorum. Yönetmelikte açık bir şekilde ön yüklemeli su ve elektrik sayaçları takılacağı hüküm altına alınıyor.
Yönetmeliğin 6. ve 7. maddeleriyle bir yıl içerisinde tüketilecek elektrik ve su miktarı idarece karta yüklenir ve ön yüklemeli sayaçlarda ki miktarın bitiminde o yıl için su ve elektrik kullanımı engellenir hükmü yer alıyor. Bunun neresini eleştirelim bilmiyorum ki, hani deveye sormuşlar neren eğri diye. Deve de nerem doğru ki demiş. Bu yönetmelikte bu mantıkla hazırlanmış.
Bu yönetmelikte zorunlu kılınan sayaçların çiftçiye ekonomik maliyeti ne olacak? Bu noktada hiç bir yetkili ağzını açmıyor. Piyasada konuşulan rakamlar yaklaşık olarak, sayaç başına 400 dolar civarlarındadır. Bu çiftçiye ekstra bir külfet getirecektir.
Bunların bakım ve onarımı işini de çiftçinin sırtına yükleyecekler. Ondan sonrada çiftçiye hadi gel üretim yap diyeceksin. Çiftçi zaten üretim maliyetlerini karşılamakta zorlanıyor, bunun üstüne birde kuyu sularına sayaç takma maliyeti ve bölgedeki yetkililerin insafına göre su kullanma hakkı tanıyacaksın.
Bu işin bir yüzü bunun diğer tarafı da yıl içerisinde kullanılacak su miktarının önceden tespit edilerek su ve elektrik kullanımının sınırlandırılması. Çiftçilerimiz getirilen bu sistemle artık tarlalarını sulamak için bile torpil arayacaklardır. Bu sayaçlarla kimler zengin edilmek istenmektedir? Bunu kamuoyu merak etmektedir.
Hani derler ya, Namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmaz diye. AKP Hükümetinin de tarlada tapanda gözü olmayınca köylünün çektiği sıkıntıyı kulağı duymuyor.
Hani bizler farkındayız AKP Hükümetinin on yıldır uyguladığı ekonomi politikaları ile ülkedeki tarımsal üretimi getirdiği noktanın da, artık köyde yaşayan insanlarımızda görmeye başladı, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilkleri yaşatan, ithalatta sınır tanımayarak; ithal canlı hayvan, ithal et, ithal saman getiren bir hükümetle yönetildiğini.
Türk Köylüsü sahipsiz değildir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, onların sesi olmaya, haklı taleplerinde yanlarında kararlılıkla durmaya devam edeceğiz dedi.
Yorumlar