AKP’nin S. Arabistan ve Katar ile birlikte kışkırttığı mezhepçi politikalar nedeniyle Suriye ve Irak’ta kendine yaşam alanı yaratan IŞİD, halkların ve inançların demokratik birliğine dayanan Rojava kantonlarını önündeki en önemli engel olarak görmekte ve bu nedenle bugün Musul’da elde ettiği ağır silahlarla Kobanê’ye saldırmaktadır. O yüzden sadece Kürtler için değil, her milliyet ve inançtan Bölge halklarının geleceği için direnen Kobanê’yi sahiplenip dayanışmayı büyütmeleri bütün demokrasi ve her milliyetten halk güçlerinin kendi geleceklerini savunmalarıdır. Ve bugün artık ertelenemez bir görev haline gelmiştir. Açıktır ki bugün IŞİD barbarlığından kurtuluşun yolu, Bölge’nin kaynaklarını yağmalamak için milliyetler ve mezhepler arasındaki düşmanlıkları kışkırtan emperyalistlerin yeni müdahale planlarından değil; aksine bu güçlerin Bölge’ye müdahale politikalarının son bulmasından ve Bölge halklarının kendi geleceklerini kendilerinin belirlemesinden geçmektedir. AKP’nin IŞİD’e karşı mücadele görüntüsü altında gündeme getirdiği “uçuşa yasak” ya da “tampon bölge” oluşturulması planı, insani yardım kılıfı altında Rojava’nın işgal edilmesine yönelik gerici bir planıdır. Bu plan aynı zamanda Rojava devrimini yok ederek AKP’nin “çözüm süreci”nde Kürt halkına kendi çözümünü dayatmasını da amaçlamaktadır. AKP’nin nasıl bir çözüm peşinde olduğu ise, açılan Kürtçe okullara yönelik saldırılarda kendini göstermiştir. Emek Partisi İlçe Örgütü olarak, IŞİD barbarlığına ve işgal planlarına karşı işçi sınıfı ve bütün emek örgütlerini, her milliyet ve inançta halk güçlerini Rojava, Kobani için seferberlik ruhuyla dayanışma ve mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.
.gif)
Yorumlar