Eğitim-Sen İskenderun Şubesi yaptığı yazılı açıklama ile gündeme dair açıklamalarda bulunurken Mısırda yaşanan olayları kınayarak Mursinin kısa zamanda bir zalime dönüşmesi, Mısırda yeni bir krizi de tetikledi. Nasıl ki Hüsnü Mübarek rejimine karşı Mısır halkının kendi geleceğini kurmasından korkan emperyalistler, gelişen halk hareketini Mursiyi destekleyerek pasifize etmek istedilerse, şimdide Mursi karşısında gelişen tepkiyi General Sisi cuntası ile amacından saptırmak istiyorlar açıklaması yaptılar.
23 Ağustos 2013 Cuma 09:10
Sendika adına açıkalamada bulunan Eğitim Sen İskenderun İlçe Bakanı Coşkun Selçuk açıklamalarında şu sözlere yer verdi: Tüm darbeciler gibi, General Sisi önderliğindeki askeri cunta da kendi halkını katlediyor. Direniş meydanları katliam meydanlarına çevrildi. Resmi ve paramiliter güçler eliyle son bir haftada binlerce Mısırlı katledildi. Mısır halkının kaderi bir kez daha darbe yoluyla emperyalizmin eliyle çizilmek istenmektedir. Ne Mursi gibilerden YENİ BİR MUSA, nede cuntacılardan KURTARICI çıkar! Mısırda gerçekleştirilen katliamları ve tüm insanlık dışı uygulamaları kınıyor derhal durdurulmasını istiyoruz. Katliamcılar bağımsız yargı organlarına hesap vermelidir. Tüm demokratik kurum ve güçleri bu zalim çarka karşı seslerini yükseltmeye çağırıyoruz. Emperyalistler, emperyal düş kuranlar ve sahte demokratlar; Mısır Halkının kanı üzerinden hesap yapmaktan vazgeçmelidirler. Mısır halkının özgürlüğü, ancak kendi iradesiyle karar verebileceği bir gelecekte mümkündür. Bununla beraber, üç yıla yakın bir süredir SURİYEde yaşanan iç savaş ve sivil halka yönelik katliamlar artarak devam etmektedir. El Kaide uzantılı silahlı çeteler eliyle gerçekleştirilen katliamlara her gün bir yenisi eklenmektedir. Son birkaç gün içerisinde El Kaide bağlantılı El Nusra cephesi tarafından, Kürtlerin yaygın olarak yaşadığı ROJAVAda çoğunluğu kadın ve çocuk olan yüze yakın sivil katledilmiş, yüzlercesi rehin alınmıştır. Suriyede devam etmekte olan iç savaşta yaşanan katliamlarda Esat güçlerini, Mısırda ise sadece Müslüman Kardeşlere yönelik saldırıları AKP iktidarının, Rojava da kadın ve çocuk demeden Kürtleri hedef alan insanlık dramı karşısında sessizliğini sürdürmesi manidardır. Kadın ve çocukların acımasızca katledildiği Rojavaya insani yardım malzemesi taşıyan tırların bile geçişine izin verilmemesi AKP Hükümetinin adı geçen çeteci güçleri desteklediği, koruduğu ve yönlendirdiği idealarının gerçekliğine işaret etmektedir. AKP iktidarının bu insanlık dışı tutumu, ülkemizde devam eden Barış ve Çözüm süreci konusundaki samimiyetine dair, ciddi kuşkuları da güçlendirmektedir. Bu nedenle AKP hükümetinin yardımlarıyla, Suriyeye yönelik başlatılmak istenen emperyalist gerici kuşatmaya karşı bölgenin farklı milliyetlerden halklar arasında yaratılmak istenen düşmanlık politikalarına karşı, somut tutum almak, bugün en acil ihtiyaç haline gelmiştir. Suriyede yaşanan emperyalist güçler ve yeni Osmanlıcılık hayalleri peşinde koşan AKP iktidara tarafından derinleştirilmesine çalışılan iç savaşın bedelini her zaman olduğu gibi kadın ve çocukların ağırlıklı olduğu sivil halka ödettirilmek istenmesi kabul edilemez. Suriyenin geleceğine emperyalistler ya da Esat rejimi değil, hiçbir baskı ve yönlendirme altında kalmadan Suriyede yaşayan halklar karar vermelidir. Halklar er ya da geç HALEPÇENİN, ROBOSKİNİN, ROJAVANIN ve diğer tüm katliamların hesabını soracak, birlikte yaşama iradesini göstereceklerdir. Biz bileşenler olarak Suriyede emperyalist müdahaleler sonucunda derinleşen savaş boyunca sivillere yönelik olarak gerçekleştirilen tüm katliamları ve son olarak Rojavada yaşanan katliamı bir kez daha kınıyor halkın özgür iradesine yönelik olarak gerçekleştirilen her türlü saldırının karşısında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz.
YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ.
Yorumlar