Anayasa değişikliğine ilişkin teklifin Meclis’te görüşülmesiyle başlayarak referandum kararıyla tırmanışa geçen çatışma ortamı, Dörtyol’da 4 polisin şehit edilmesiyle birlikte yeni bir boyut kazandı.
4 polisi şehit eden saldırganların kullandığı aracın MHP’li Meclis üyesine ait olduğunun ortaya çıkması ve söz konusu üyenin olaydan kısa bir süre önce istihbaratçı 3 jandarma subayıyla görüştüğünün anlaşılması ‘JİTEM’ iddiasını gündeme getirmişti.
Yıllarca Hem PKK’nın hem de JİTEM içinde yer aldıklarını söyleyen Abdulkadir Aygan, çarpıcı bir iddiada bulundu. Dörtyol’daki saldırının JİTEM tarafından gerçekleştirildiğini iddia eden Aygan, “Polis ve basın üzerine gidince de, PKK olayı üstlenerek, bu çeteleri rahatlattı. Reşadiye olayında olduğu gibi! Kimse şimdi Reşadiye olayını konuşuyor mu, kimdi bu gezici ve kendi başlarına eylem koyan PKK'lılar? O olayın da JİTEM tarafından yapıldığını ve PKK'nın onları kurtarmak için üstlendiğini düşünüyorum” dedi.
İnternet sitesi Nasname’nin sorularını cevaplayan Aygan, darbe şartlarını hazırlamak için geçmişte bazı grupların kullanıldığını anlattı. 12 Eylül 1980 öncesindeki Abdi İpekçi, Kemal Türkler ve Gün Sazak suikastları, 1 Mayıs katliamı, Maraş olayları ve 7 TİP'li öğrencinin katledilmesi gibi olayların arkasındaki güçlerin aynı olduğunu belirten Aygan, Dörtyol’daki provokasyonun da kendisine hiç yabancı gelmediğini söyledi. Bunun, bilinçli ve ortaklaşa planlanarak sahneye konulmuş kirli bir oyun olduğunu kaydeden Aygan, Türkiye’de yapılan ve PKK’nın üstlendiği tüm olayların karanlık olduğunu iddia etti. Aygan, “Birileri yapıyor, yapanlar sıkışınca da PKK üstlenerek onları kurtarıyor. Bu da; geçmişten beri girilen kirli ilişkileri ifade etmektedir” iddialarında bulundu.
Türkiye’nin demokratikleşmesinden yararı olmayanların, kan üzerinden palazlandıklarını iddia eden Aygan, Ergenekon ve PKK’nın, referandumu sabote etmeye çalıştığını dile getirdi. “Dörtyol'da Derin Bir Yapı Var!’”
Yüksekova çetesini aydınlatan emekli Jandarma İstihbaratçı Hüseyin Oğuz, Hatay Dörtyol’da yaşananları değerlendirdi.
İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın, “Göründüğü gibi basit değil tahrik ve teşvik edenler var” dediği olayları Bugün’e değerlendiren Oğuz, 4 polisimizin şehit olduğu eylemde kullanılan aracın sahibi olan ve JİTEM’in haber elemanı çıkan MHP’li Meclis Üyesi Bestami Kılınç’ın açıklamalarının ‘yalan’ olduğunu iddia etti. Eylemde PKK’nın adının gündeme geldiğini hatırlatan Oğuz, detaylı bir inceleme sonucunda Şemdinli’deki gibi derin bir yapının ortaya çıkacağını savundu.
Doğu ve Güneydoğu’da 11 yıl boyunca Jandarma istihbarat elemanı olarak görev yapan emekli Jandarma İstihbarat Astsubay Hüseyin Oğuz, Kılınç’ın örgüt tarafından kaçırıldığına inanmadığını söyledi.
Gerekçesini de şöyle açıkladı; “PKK seni kaçıracak ve sağ bırakacak. Mantık almaz! Terör örgütü zaten böyle kilit kişileri kaçırdığı zaman alır alacağını sonra kafasına sıkar bırakır. Çünkü bu bir partinin elemanını infaz etmeleri örgüt içinde çok sansasyonel bir eylem olur” dedi.
İstihbaratta eleman ve haber elemanları olduğunu söyleyen Oğuz, elemanın istihbaratı yapan görevliler haber elemanlarının da Bestami Kılınç gibi insanlar olduğunu iddia etti. Haber elemanının gizli olması gerektiğini söyleyen Oğuz şunları söyledi:
“Verdiği habere kendinsin de bulaşmaması gerekir. Olumsuz bir hadise var ortada. İstihbarat elamanları haber elemanları ile rastgele böyle dağda, PKK'nın dibinde görüşmez. Olur mu öyle şey? PKK kaçıracak seni sağ bırakacak. Mantık almaz onu. Terör örgütü zaten böyle kilit kişileri kaçırdığı zaman alır alacağını sonra kafasına sıkar bırakır. Eylemin büyüklüğü olur onlar için. Çünkü bu neticede bir partinin elemanı istihbaratın haber elemanı olması da gerekmiyor. Örgüt içinde sansasyonel bir eylem olur bunu infaz etmeleri. Oysa ki ben örgütün kaçırdığına inanmıyorum. Sahte ve gerçek JİTEM'i vurgulamaya çalışıyorum. İstihbaratının gerçeğinin dışında bu tür hadiseleri deşifre etmek lazım” dedi.
Yorumlar