banner110

“Hükümete destek veriyoruz!”

Milliyetçi Hareket Partisi Hatay Milletvekili Şefik Çirkin, terör konusunda hükümete yanlışıyla, doğrusuyla destek verdiklerini belirtirken, ancak hükümetin terörle mücadele yöntemini bir an önce gözden geçirme çağrısında bulundu.

11 Ağustos 2012 Cumartesi 09:29
banner77
“Hükümete destek veriyoruz!”
Hakkari Şemdinli’de yaşanan terör mücadelesinde bir şeylerin yanlış gittiğini hükümete hatırlatmak için yerli bir örnek olduğuna dikkat çeken Şefik Çirkin, “Şemdinli'de yaşananlar terörle mücadele de bir şeylerin yanlış gittiğini hükümete hatırlatmak için başlı başına yeterli bir örnek olsa gerekir. Biz MHP olarak terör konusunda bu gün hükümete yanlışıyla doğrusuyla destek veriyoruz. Gün birlik günüdür. Ve bu konuda atacakları her adımda MHP'nin takınacağı tutum en yetkili ağızdan yani Sayın Devlet Bahçeli tarafından açıkça belirtilmiştir” dedi. Ancak Sayın Başbakan başta olmak üzere AKP hükümeti bazı gerçekleri görmek durumundadır diyen Çirkin; “Bu bakımdan konuyla ilgili tespitlerimizi kamuoyuyla paylaşmak hem siyasi mecburiyetimiz ve hem de aldığımız olumlu tavır nedeni ile hakkımızdır. Çünkü 10 yılın sonunda terörün geldiği nokta can yakmaktan daha da öte farklı bir boyuta girmiştir. Bir kere PKK alan savunmasına geçmiştir. Yani 20 yıl önceki konumunu yeniden kazanmıştır. Bu zamanlamanın sebebi düşünülmelidir. PKK'nın yaptığı bu manevranın Suriye'de ki gelişmelerle ilgisi araştırılmalıdır. ABD Türk ordusunun Suriye sınırına yaklaşmasını sorgulamaktadır. ABD'nin bu sorgulamayı Suriye'nin güvenliği için yapmadığı ortada olan bir gerçekse o zaman bu uyarı kimlerin güvenliği içindir? Yaygın kanaat Suriye sınır boylarında ilan edilme hazırlığı yapılan Kürt otonomisi için olduğudur. Türkiye’nin terörle karasal mücadele de daima kendi topraklarını seçmesi akılcı bir davranış mıdır? Eğer öyleyse 10 yıldan bu yana neden hep mevzi kaybeden Türkiye olmuştur. Türkiye terörle mücadele de neden hep PKK'yı beklemektedir? Bu şekilde inisiyatif terör örgütüne kalmakta değil midir? Her terör saldırısından sonra akla gelen (özel kuvvet, sınır birlikleri, profesyonel birlikler gibi) tedbirler neden sonra unutulmaktadır? Terörle mücadelenin ana unsuru olan milletin duruşu ne durumdadır? Bu araştırılmış mıdır? Acaba aradan geçen 10 yıl içinde Türk Milletine çeşitli bahanelerle yıldırmaya yönelik psikolojik operasyonlar yapılmış mıdır? Terörle mücadelenin diğer bir ana unsuru olan TSK'nin moral motivasyonu incelenmiş midir? Demokratik düzenin tesisi için yapılan operasyonlar birileri tarafından fırsat bilinip, askerin psikolojisin çökertme ve milletin askere olan güvenini sarsma yolunda kullanılmış mıdır? Yoksa bu konuda hala Türk Silahlı Kuvvetlerinin alışılagelmiş moral açıklamalarına mı itibar edilmektedir? Güneydoğuda istihbarat alımı ne durumdadır? Bölge halkına istihbarat verebilme konusunda yeteri kadar sahip çıkılabilmekte midir yoksa halk teröristin insafına mı terk edilmiştir? İşte bu soruları hükümet sormalı araştırmalıdır” dedi. Suriye politikası yeniden masaya yatırılmalı MHP Hatay Milletvekili Şefik Çirkin, Hükümetin Suriye politikasını da yeniden masaya yatırması gerektiğini vurguladığı açıklamasının son bölümünde ise hükümete şu önerilerde bulundu: ‘Bir kere Terörle mücadele de Kuzey-Irak'tan sonra Suriye denklemi devreye girmiştir. Bu sebeple Türkiye bir yandan Kuzey-Irak'ta güvenlik bölgesi oluşturmalı terörist daha gelmeden orada karşılanmalı, diğer yandan da Suriye politikası yeniden masaya yatırılmalıdır. Türkiye'ye bu hak doğmuştur. Çünkü ABD'nin bu ülkeye demokrasi getirme yalanı batı-Kürdistan’ın yolunu açmıştır. Zararın neresinden dönülürse kardır. Tüm bunların yanında güvenlik güçlerinin moral motivasyonu sağlanmalı, yetkileri artırılmalı, olağan üstü hal yeniden getirilmeli ya da başka bir formül bulunmalıdır. Güneydoğuda istihbarat almanın başkaca bir yolu yoktur. Halkı yüreklendirmek ve teröristin elinden kurtarmak için bu şarttır. Elbette ki bu tedbirler alınırken demokrasi ve insan hakları gözetilmelidir. Çözüm noktasında milleti ikna etme adına milliyetçi çevreler çözümsüzlükle suçlanıp millet nezdinde itibarsız hale getirilmek istenmektedir. Bundan vazgeçilmelidir. Çünkü bu da bir psikolojik harekettir. İnisiyatif artık bir an evvel Türkiye'nin olmalı PKK nerede neyle karşılaşacağını bilmez hale getirilmelidir. Türk milletine çözüm adı altında yapılan dayatmalar PKK bu işten vazgeçene kadar ağza alınmamalıdır. Bunun örgüte cesaret verdiği yolundaki uyarılarımız siyasi suçlama gibi ön yargılarla değil aklıselimle düşünülmelidir. Biz bu uyarılarımızı iyi niyetle ve millet adına yapmaktayız. Bir art niyet söz konusu bile olamaz. Derdimiz iktidarı suçlamak değil birlikte bir çözüme razı etmektir” dedi.

    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99