T.C. Merkez Bankası yetkilileri ile HASİAD (Hatay Sanayici ve İşadamları Derneği) nin değişik sektörlerde faaliyet gösteren üyelerle Savon Hotel'de yaklaşık 2 saat süren bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda Dernek Üyelerinin ülke ve Hatay ekonomisine ilişkin görüşlerini, kendi sektörlerinde yaşadıkları sorunları ve taleplerini TCMB görevlilerine aktardı. Suriye'de yaşanan iç karışıklığın, Hatay'ın tarım ihracatına ve turizmine darbe vurduğunu, uluslararası nakliye firmalarının gelirlerinde ciddi düşüşler yaşandığını ifade eden Gül Suriye olaylarından en fazla etkilenen ilin Hatay oldu. İskenderun Limanından komşu illerin yaptığı ihracatın istatistiklere Hatay ait ihracat olarak algılanan söz konusu istatistikler Hatay ekonomisini temsil etmemektedir. Dolayısıyla söz konusu yanlış algılamadan kaynaklı olarak hükümet yetkilileri sorunlara yeterince eğilmemektedir dedi.
Borç ve cari açıkla sağlanan büyümenin sağlıklı olmadığına değinen HASİAD Başkanı Gül, TCMB'nin dolara müdahale etmesini tasvip etmediğini, Türk Lirasının gerçek değerini bulmasına izin verilmesi gerektiğini işaret etti.Suriyede yaşanan olayların özellikle sanayi sektörünün Ortadoğu pazarını tamamen kapattığı, çünkü ürünlerini sadece karayolu ile gönderebildikleri ifade edildi. Alternatif olarak düşünülen RO-RO seferlerinin de devlet destekli olmasına rağmen çok pahalı ve uzun süreli olması beraberinde maliyet artışı, dolayısı ile rekabetçi olunamadığı gibi büyük emeklerle elde edilen pazarların Hintli ve Çinli rakiplere kaptırdıkları vurgulandı. Ayrıca Suriye ile dost ilişkileri sırasında Suriye Devletine yapılan satışların tahsilatının, ilişkilerin kötüleşmesinden dolayı aradan uzun bir süre geçmesine rağmen hala yapılamadığı, bu konuda şu ana kadar henüz sektör temsilcileri bir destek görmediklerini belirttiler. Böyle bir durumda devletin oradaki alacağa karşılık faizsiz uzun vadeli finansman sağlamasını bekleniyor. Diğer bir yandan bankaların tüketici kredilerine ağırlık verdiği, bankaların kullandırdıkları tüketici kredisinin belli bir oranının ticari ve sanayi kredisi olarak kullandırma zorunluluğunun getirilmesini önerildi. İnşaat sektörü temsilcileri de kur ve faizdeki dalgalanmaların istikrar ortamını tehdit ettiğini, bankaların daha önceleri kullanılan krediye karşılık %50 oranından teminat talep ederken, bugünlerde %100 oranında teminat istediğini, son yıllarda bankaların aldığı masrafların arttığını ileri sürdüler. İnşaat sektörü temsilcileri, ayrıca, kalifiye yardımcı teknik eleman bulmakta zorluk çektiklerini, meslek lisesi mezunlarının bilgi ve donanım olarak yetersiz olduğunu kaydetti.Girdi fiyatlarının ve enerji maliyetlerinin yüksek, sattıkları ürünün fiyatının ise düşük olduğundan şikayet eden tarım sektörü temsilcileri de, pamuğun fiyatının iki yılda neredeyse iki katına çıkmasına karşın destekleme fiyatının aynı kaldığını, tarımsal destekleme politikalarının yanlış ve gecikmeli uygulanmasının üretimlerini her geçen yıl azalttığını, ithalatın arttığını ve bunun cari açığa olumsuz yansıdığını belirttiler. Hizmet sektörü temsilcileri, Suriye topraklarında yaşanan istikrarsızlığın bir benzerinin Hatay'da yaşanmasından endişe duyduğu, halkta nakit olsa da harcamayı tercih etmediklerini bu yüzden ciroların düştüğünü, tahsilatların azaldığını ve kredi kullanımının arttığını aktardı. Suriye'ye karşı izlenen dış politika nedeniyle 3 yıl önce cazibe merkezi haline gelen Hatay'ın turizm gelirlerinde önemli bir düşüş meydana geldiğini belirtmişlerdir.
Nakliye sektörü temsilcileri Suriye krizi nedeniyle aldıkları kredileri geri ödemekte zorlandıklarını, bazı firmaların tırlarını satmaya başladığını ve devletten mağduriyetlerini giderecek desteği beklediklerini belirtmişlerdir.Hataylı firmaların Ortadoğu ülkelerinden özellikle İran, Lübnan, Mısır ve S.Arabistan ihracatında ciddi oranda düşüşler hatta neredeyse yok olduğu, yaş meyve sebze ihracatındaki düşüşün de düşündürücü olduğu vurgulandı.
Yorumlar