Esad rejiminin halk ayaklanmalarını bastırmaya yönelik güç kullanımına dayanan yöntemlerinin, rejimin kırılganlığının artmasına neden olduğunu ifade eden Türkoğlu, Şam yönetiminin istikbali üzerinde ciddi bir belirsizliğin oluştuğuna temas etti.
28 Kasım 2011 Pazartesi 08:24
Barış kapısının anahtarının hakikat olduğunu ve savaşın ise kapı önünde yalanla beslendiğini ifade eden Türkoğlu; Kendi ülkesini yıllarca demir yumrukla yöneten, OHAL ile yürüttüğü istibdat yönetiminin gölgesinde halkına her türlü zulmü reva gören Beşşar Esad yönetiminin Suriye halkının haklı taleplerini sözüm ona dış mihrakların dili şeklinde ifade etmesi, hakikati göz göre göre perdeleme gayretidir dedi.
Türkoğlu; Suriyede var olan otoriter anlayış, geri çekilmemeyi kendince tek çıkış yolu şeklinde kabul etse de, var oluş sebebi olan halkını acımasızca katlederek kendi miadını doldurduğunu açıkça teyit emektedir dedi.
Türkoğlu; Muhakkak ki yeryüzünü uzaydan seyrettiğiniz de devletler arasındaki sınırları göremezsiniz. Sevginin ve kardeşliğin haritasında sınırları ancak ve ancak vicdanlar tayin eder. Bizim vicdanımızda Suriye halkı ile ilişkilerimizin belirleyicisi aynı tasada, kaderde ve aynı ortak tarihte birlikteliktir. Aramızdaki münasebetin temel dinamiği, sevgi ve muhabbetten ibarettir. Biz kendi halkına kurşunlar yağdıran, savaş gemileriyle kendi şehirlerini ateş altına alan, kendi vatandaşlarına kadın, çocuk, yaşlı ayırt etmeksizin kıyımlar yapan yönetimlerle aramıza sınırlar çektik dedi.
Yorumlar