Tür seçiniz:
KİSİAD Başkanı Tamer Eker Dernek binasında yaptığı açıklamasında, İki ayı aşkın bir süredir ülkemizde yaşanan hizmet hareketi, camia diye isimlendirilen gönüllüler hareketine yıpratma, itibarsızlaştırma hatta şeytanlaştırma kampanyalarını üzülerek izliyoruz. Geçmiş dönemde toplumun bir kesimi mürteci, habis, ur, kan emici vampirler, yarasalar, örümcek kafalılar, sıkma başlar gibi ithamlarla yok edilmeye çalışıldı. Bugün de hizmet hareketi aynı itibarsızlaştırma taktiği ile hedefe konularak paralel devlet, çete, virüs, gizli örgüt, haşhaşi gibi iftiralarla hiçbir bilgi, belge ortaya koymadan, hiçbir hukuki temele dayanmadan yaftalanıyor. Bir kısım medya, sorumlu ne objektif gazetecilik kriterlerini hiçe sayarak ve bir merkezden yönlendiriliyor intibaı vererek her türlü yalan ve iftiraya başvurmak suretiyle hizmet hareketi hakkında kara propaganda kampanyası yürütüyor. Bir boşluktan doğan ve dar gelirli insanların çocuklarının önünü açan, eğitimde sosyal adaletin sağlanmasına ciddi katkılar sunan dershaneler, anayasanın teşebbüs hürriyeti, eğitim alma hürriyeti çiğnenerek kapatılmak isteniyor. Toplumun büyük bir kesimi karşı olduğu halde bir oldubittiye getirilerek Anadolu insanının elinden bu can simidi alınmak isteniyor. Hizmet hareketi ile ilgisi olduğu düşünülen iş adamları keyfi denetim ve tehditlerle baskı altına alınmaya çalışılıyor. Bazı işletmelerin ruhsatları iptal ediliyor. Kamu kurumları, bir katılım bankasındaki mevduatlarını çekme konusunda zorlanarak banka devlet eliyle batırılmak isteniyor dedi. Devletimizin büyükelçilerine, bulundukları her ülkede birer gönüllü kültür elçisi olan bu öğretmenlerimizi örgüt üyesi gösterme görevi veriliyor. Allah rızasına kilitlenmiş bir ilim ve fikir insanı olan, hayatta her hangi bir makam, mevki, maddi çıkar ve siyasi hedef içinde olmayan, dolayısıyla savaşla, tuzakla, operasyonla, kirli oyunlarla hiç bir ilgisi bulunmayan Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi örgüt lideri olarak gösterilmeye çalışılıyor. Bu süreçte ülkemiz, bir hukuk devleti olama keyfiyetinden ve kendisine hedef olarak koyduğu Avrupa birliği normlarından hızla uzaklaşıyor.Bu durum ülkemizi dış dünyada itibarsızlaştırıyor,yalnızlaştırıyor.Bütün bu gelişmeler, tavanıyla tabanıyla hizmet hareketine gönül veren herkesi derinden üzmekte ve ülkemizin birliği,beraberliği ve geleceği adına kaygılandırmaktadır. Toplumda oluşan gerginliğe bir an önce son verilmeli, uzlaşmacı bir tavır sergileyerek ortam yumuşatılması gerektiğine dikkat çeken Eker, Toplumun gönlünde yer edinen insanlara ve kurumlara iftira atılmamalı, haksız ithamlarda bululmamalıdır. Hukukun ve adaletin işlemesine imkân verilmeli, halkın devlete ve devlet kurumlarına güveni zedelenmemelidir. Kamu görevlileri üzerinde bir baskı oluşturulmamalı, görevlerini kanunlara çerçevesinde yapmalarına imkan tanınmalıdır. Bir an önce haksız ithamlardan, mesnetsiz suçlamalardan, ötekileştirme yoluyla toplumu kamplaştırmalardan vazgeçilmelidir. Hukukun üstünlüğü ilkesi temel alınarak toplumda yeniden bir sulh ve huzur iklimi oluşturulmalıdır. ifadelere yer verdi.
Yorumlar