Ülkemizde son yıllarda sağlık alanında hızlı değişiklikler oldu. Bunlardan bir kısmı, ilaca erişim, doktora erişim olanaklarında artıştır. Sağlık harcamalarındaki artış sizler için olumlu gözükse de, pek çok tehlike ile karşı karşıya olduğumuzu söylemek istiyoruz. Artık hekimliğin değil paranın kuralları daha çok geçerli, bu nedenle sizin yararınıza olmayan uygulamalarla karşılaşma olasılığınız geçmişten daha yüksektir. Hekimlik mesleğinin en temel ilkesi “zarar verme, yararlı ol”dur. Bu ilkenin bozulmasından, geri plana düşmesinden hekimler kadar toplumda zarar görür. Hekimler üzerindeki kar etme baskısı, hastanelerin zarar etmemesi gibi baskılar iyi hekimlik uygulamalarına zarar vermektedir. Hasta hekim arasındaki güven zedelenmektedir. Hekime güveniniz sarsılınca başka bir hekime gitmek durumunda kalmaktasınız, ancak yine de içiniz rahat etmemektedir.
Ülkemizde yapılan sağlık hizmetlerinin en az üçte biri gereksizdir, tekrardır. Bunlar ülke ekonomisine çok büyük yük oluşturmaktadır. Kışkırtılmış, abartılmış bir sağlık talebi vardır. Bugün iki aydan daha kısa bir sürede tüm Türkiye muayene edilmektedir. Yılda bir kez Türkiye nüfusu hastane acillerinden geçmektedir. Bu nedenle hastanelerde uzun süre sıra bekledikten sonra, çok kısa sürede muayene olmak değişmeyen bir durum olmuştur.
Kullandığımız ilaçların yarısı gereksiz ya da yanlıştır. Sadece ilaca 2014 yılında yaklaşık 15 milyar harcandığı düşünülür ise israfın boyutunun ne kadar derin olduğunu görebiliriz. Tüm bu paralar toplumun cebinden ilaç firmalarına gitmektedir. Oysa bu kaynaklarla sağlık alanında çok önemli sorunların çözümü sağlanabilir. Bunun olumsuz sonuçlarından biri yine ağır ve gerçekten sağlık hizmetine çok ihtiyacı olan hastalardır. Sağlık çalışanları zaman baskısı nedeni ile bu hastalara yeterli süre ayıramamaktadır. Bir kısmının tanısı-teşhisi gecikmekte, bir kısmı da hastalığı hakkında yeterince bilgi alamamaktadır.
Hastane sayıları çığ gibi artıyor, bu da daha çok, daha çok hastaya ihtiyaç demektir. Sağlık sistemimiz insanların daha çok hastalanması ve hastaneye başvurması ile ayakta kalabilecek şekilde büyüyor.Altyapıları olmadan ve hızla açılan tıp fakültelerinde öğrenci sayıları da katlanarak artmıştır. Bunların sonucu tıp eğitimi ve geleceğin hekimlik uygulamalarında önemli kaygılar doğmuştur. .
Öte yandan sağlığımızı korumak için çok az çaba harcanıyor.
Halkımızı uyarıyoruz, Sağlık Sistemi Sağlığınızı Tehdit Ediyor! Bu sistem pahalı bir sistemdir, sürdürülebilir değildir, devam ettirilemez, topluma büyük yük getirmektedir. Uluslararası sermayenin, ilaç şirketleri ve tıbbi cihaz üreten firmaların ve hastane zincirlerinin işine yaramaktadır.
Sağlık politikaları planlanırken biz sağlık çalışanlarının ihtiyaç ve talepleri göz ardı edilmektedir. Son olarak sağlık hizmetlerinin önemli bir parçası olan ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin ticarileştirilmesi de planlanmaktadır.Sorunların çözülebilmesi için Sağlık Bakanlığı’ndan sağlık hizmetleri ve ağız-diş sağlığı hizmetleri için şunları istiyoruz:· İnsanüstü bir çabayla, ihtiyaç molası dahi veremeden, performans/ciro baskısı altında, şiddet baskısı altında, sağlıksız koşullarda, taşeron sistemiyle çalışıyoruz. Çalışma koşullarımızın acilen düzeltilmesini talep ediyor; yetkilileri yeni nöbetler ekleme gayretlerine, taşeron sistemine “çağdaş köleliğe” son vermeye çağırıyoruz.- Hakarete uğramadan, dayak yemeden, öldürülmeden sağlık hizmeti sunabileceğimiz, güvenli bir iş ortamı için gerekli önlemlerin alınmasını talep ediyoruz.· Emeklilere ödenen ücret açlık sınırında kalmaktadır. Çalışırken de emeklilikte de insanca yaşayabilecek güvenceli bir gelir istiyor; emekliliğe yansıyan temel ücretlerimizin artırılmasını talep ediyoruz.· Yıllarca haftada 40 saatlik yasal sürenin çok üzerinde ve ağır koşullarda çalıştığımız halde bugüne dek bir türlü verilemeyen fiili hizmet zammını talep ediyoruz.· Sağlık alanındaki mesleki eğitimin niteliğinin giderek bozulduğunu, bunun halkımızın geleceğini tehdit ettiğini görüyoruz. Sağlık eğitiminde meslek örgütleriyle ve ilgili kuruluşlarla işbirliği yapılmasını, sayıyı değil niteliği önceleyen bir politikayı talep ediyoruz.
· Katkı, katılım paylarıyla, istisnai hizmet tanımıyla, fark ücretleriyle, 5 dakikalık randevu süreleriyle halkımızın nitelikli sağlık hizmetine erişimi kısıtlanmaktadır. Nitelikli sağlık hizmetine bütün yurttaşlarımızın ücretsiz ulaşabilmesini talep ediyoruz.. Savaştan kaynaklı iş yükünün azaltılmasını ve güvenlik sorunlarına yönelik çözümler istiyoruz. ![]()
-Rekabetçi değil, eşitlikçi, yardımlaşmacı ve dayanışmacı bir anlayışla sağlık hizmetleri yeniden ele alınmalıdır. Sağlığın korunması ve geliştirilmesine öncelik veren, hastanın yararını/çıkarını üstün tutan bir sağlık sistemi kurulmasını öneriyoruz. Bu nedenle sizin için, insanca hakça bir sağlık sistemi için BUGÜN GöREVDEYİZ. Acil sağlık hizmetleri dışında sağlık hizmeti sunamayacağımızı yetkililere ve kamuoyuna duyuruyoruz.
Ayrıca 14 Mart'ta aile sağlığı merkezleri ve toplum sağlığı merkezlerinde sürdürdüğümüz fazla ve esnek çalışma dayatmasına karşı mücadelemizi sürdürecek buralardaki "nöbetlere" gitmeyeceğiz.
Desteğiniz ve anlayışınız için teşekkür ediyoruz.
· Hatay Tabip Odası
· Hatay Diş Hekimleri Odası
· Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası –Hatay Şubesi
· Türk- Sağlık SEN
· Hatay Aile Hekimleri Derneği
· Hatay Sağlık Çalışanları Derneği"
Yorumlar