Bugün ne halkımız aldığı sağlık hizmetine güvenebiliyor, ne de biz verdiğimiz hizmetten memnunuz. Ama her seye rağmen gelecekten umutluyuz, toplumsal barış için ve sağlıklı bir toplum için, güvenli çalışma koşulları, iş güvencesi ve ücret güvencesi için yorulmadan, usanmadan çalışmaya devam edeceğiz.
Bugün Prof.Dr.Raşit TÜKEL hocamızın az sonra yapacağı sunumla etkinliklerimize başlıyoruz. Üniversite hastanelerinin içine düştüğü krizden çıkma yolu olarak sunulan "Affliasyonu" ve Sağlık Bakanlığının alternatif üniversite yaratma çabalarını konuşacağız. Bu kriz sağlık sisteminde genel bir krizin öncüsü olabilir mi tartışacağız. Ancak bu sistemin krize girmesi kaçınılmaz gözüküyor.
Genel sorunlarımızın yanısıra HATAY iline özgü yerel sorunlarımızda oldukça önem taşıyor. Suriye deki savaş nedeni ile ilimizde sağlık çalışanlarının iş yükü artmış, yeni güvenlik tehditleri ortaya çıkmıştır. Savaş ortamından hasta taşıyan sağlık personelinin şiddete maruz kalma riski artmıştır. Ateşli silahlar, patlayıcılar hastanelere kadar ulaşabilmiştir. Yöneticileri bu iki soruna, iş yükünün artması ve güvenlik sorununa karşı çözüm bulmaya çağırıyoruz. Sağlıkta Dönüşüm Programı ile uluslararası sermaye önemlik kazançlar sağlamış, meslek etiği, hasta hekim ilişkisi zarar görmüş, güven ortamı bozulmuştur. Çalışma koşullarımız, iş güvencemiz kaybolmuş, taşeron firmaların ve bunlara bağlı çalışanların sayısı artmıştır. Çalışanlara yönelik esnek ve kuralsız çalıştırma uygulamaları artarak sürmektedir. Sağlık çalışanlarının sorunları da doğrudan doğruya halkın sağlığını ilgilendirmekte, sağlık hizmetini olumsuz etkilemektedir.
Son olarak sağlık hizmetlerinin önemli bir parçası olan ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin ticarileştirilmesi planlanmaktadır. Sorunların çözülebilmesi için Sağlık Bakanlığı’ndan sağlık hizmetleri ve ağız ve diş sağlığı hizmeti için şunları istiyoruz: İnsanüstü bir çabayla, ihtiyaç molası dahi veremeden, performans/ciro baskısı altında, şiddet baskısı altında, sağlıksız koşullarda, taşeron sistemiyle çalışıyoruz. Çalışma koşullarımızın acilen düzeltilmesini talep ediyor; yetkilileri yeni nöbetler ekleme gayretlerine, taşeron sistemine “çağdaş köleliğe” son vermeye çağırıyoruz. Emeklilere ödenen ücret açlık sınırnda kalmaktadır. Çalışırken de emeklilikte de insanca yaşayabilecek güvenceli bir gelir istiyor; emekliliğe yansıyan temel ücretlerimizin artırılmasını talep ediyoruz. Yıllarca haftada 40 saatlik yasal sürenin çok üzerinde ve ağır koşullarda çalıştığımız halde bugüne dek bir türlü verilemeyen fiili hizmet zammını talep ediyoruz. Sağlık alanındaki mesleki eğitimin niteliğinin giderek bozulduğunu, bunun halkımızın geleceğini tehdit ettiğini görüyoruz. Sağlık eğitiminde meslek örgütleriyle ve ilgili kuruluşlarla işbirliği yapılmasını, sayıyı değil niteliği önceleyen bir politikayı talep ediyoruz. Katkı, katılım paylarıyla, istisnai hizmet tanımıyla, fark ücretleriyle, 5 dakikalık randevu süreleriyle halkımızın nitelikli sağlık hizmetine erişimi kısıtlanmaktadır. Nitelikli sağlık hizmetine bütün yurttaşlarımızın ücretsiz ulaşabilmesini talep ediyoruz. Savaştan kaynaklı işyükünün azaltılmasını ve güvenlik sorunlarına yönelik çözümler istiyoruz.
Taleplerimizi görünür kılmak ve halkın sağlık hakkına dikkat çekmek için;
13 Mart 2015 Cuma günü Sağlık Meslek Örgütleri ve tüm sağlık çalışanlarıyla dayanışma içinde g(ö)revde olacağımızı, acil sağlık hizmetleri dışında sağlık hizmeti sunamayacağımızı yetkililere ve kamuoyuna duyuruyoruz.14 Mart'ta aile sağlığı merkezleri ve toplum sağlığı merkezlerinde sürdürdüğümüz fazla ve esnek çalışma dayatmasına karşı mücadelemizi sürdürecek buralardaki "nöbetlere" gitmeyeceğiz.
Yurttaşlarımızı öncelikle en temel insan hakkı olan sağlık hakkı adına bu önemli eylemde sağlık çalışanlarına destek olmaya ve birlikte mücadeleye çağırmaktayız.
Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.
· Hatay Tabip Odası
· Hatay Diş Hekimleri Odası
· Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası –Hatay Şubesi
· Türk- Sağlık SEN
· Hatay Aile Hekimleri Derneği
· Hatay Sağlık Çalışanları Derneği"
Yorumlar