banner110

FATMA GÖRGEN: İŞTE BELGE....

Bir belediye başkanının görevi, bulunduğu bölgeye hizmet üretmekdir. Elindeki başkanlık gücünü kullanarak görevini kötüye kullanmak değil! Gazeteniz OLAY’ın, belgelerle kamuoyuna duyurduğu, cinayet, yolsuzluk ve akaryakıt kaçakçılığı iddiaları halen kamuoyunda yankılanırken Yeşilköy Belediye Başkanı Fatma Görgen’in yine farklı yolsuzluk iddiaları gündeme bomba gibi düştü. Gazeteniz OLAY, Yeşilköy Beldesi’nde Fatma Görgen ve Delta Petrol’ün de içerisinde bulunduğu belgelere ulaştı.

03 Eylül 2014 Çarşamba 10:45
banner77
FATMA GÖRGEN: İŞTE BELGE....
 

İŞTE BELGE...!


 
11 Mart 2013 16:40 
Hani yargılanmamıştınız Sayın Fatma Görgen!
Bir belediye başkanının görevi, bulunduğu bölgeye hizmet üretmekdir. Elindeki başkanlık gücünü kullanarak görevini kötüye kullanmak değil!


Tanıdık isimler!
Gazeteniz OLAY’ın, belgelerle kamuoyuna duyurduğu, cinayet, yolsuzluk ve akaryakıt kaçakçılığı iddiaları halen kamuoyunda yankılanırken Yeşilköy Belediye Başkanı Fatma Görgen’in yine farklı yolsuzluk iddiaları gündeme bomba gibi düştü. Gazeteniz OLAY, Yeşilköy Beldesi’nde Fatma Görgen ve Delta Petrol’ün de içerisinde bulunduğu belgelere ulaştı.

Belge yağmuruna tutuldu!
Hakkında çıkan iddiaların yalan olduğunu söyleyip, bir kez daha yalan söylediği düşülen ve zeytinyağı gibi su üstüne çıkmak isteyen Yeşil Köy Belediye Başkanı Fatma Görgen, belge yağmuruna tutuldu.

Kim özür dileyecek?
CHP Hatay Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu’nun, kendisi hakkında yapmış olduğu açıklamaların yalan olduğunu söyleyerek, “Siyaset belden aşağı vurmak değildir. Ediboğlu benden özür dilemelidir” diyen Fatma Görgen’in bu belgelerden sonra neler söyleyeceği merak konusu oldu.

Baltayı taşa vurdu!
Başkanlık yaptığı bölgedeki cinayet, yolsuzluk, akaryakıt kaçakçılığı ve örgüt ilişkileri iddiaları ile ilgili çıkan haberleri yalanlayarak baltayı taşa vuran Fatma Görgen, gazeteniz OLAY’ın yapmış olduğu haberlerden sonra karanlığa büründü.

OLAY Belgelerle Konuşur
Bir süredir gazetemiz sayfalarında seçimle işbaşına gelmiş yerel yöneticiler hakkında iddialara yer veriyoruz. İddialar kelimenin tam anlamıyla deprem etkisi yaratacak cinsten. Ancak ne hikmetse yetkililerin hiç sesi çıkmıyor. 

Bu konuda bir süre önce “VARAN 1” başlığıyla “Akaryakıt kaçakçılığından cinayete, rüşvetten çıkar amaçlı suç örgütü kurulmasına” kadar varan iddiaları belgeleriyle yayınladık. İktidar partisine bağlı bir belediye olan Yeşilköy Belediye Başkanının adının karıştığı olaylara bir bir yer verdik.

Sessizliğe büründüler!
Bu çarpıcı iddialar karşısında konuşması gerekenler sessizliğe büründü. Aslında haksızlık etmeyelim “tehdit” kokan birkaç telefon aldığımızı itiraf etmeliyiz…!
Bir de özetle, “Ben yargılanmıyorum” diye kısa bir açıklama geldi belediye başkanından! Oysa OLAY gazetesi belgelerle konuşur. Hiç bir iddiayı belgeye ve bilgiye dayandırmadan yayınlamaz. Bu konuda geçmiş yıllarda yapılan soruşturmayı dosya numarasıyla vererek tartışmaya son noktayı koyduk. 

Sarsıcı iddialar yer alıyor!
Henüz birinci yazı dizisinin yankısı devam ederken, Yeşilköy Belediye Başkanının bir başka davadan geçmiş yıllarda yargılandığını öğrendik. Sayfalarımızda yer verdiğimiz belgelerden anlaşılacağı üzere Yeşilköy Belediye Başkanı Fatma Görgen hakkında yine sarsıcı iddialar yer alıyor. 

Kişiler aynı senaryo farklı!
Geçmiş yıllarda Dörtyol Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davada görevi kötüye kullanmaktan arsa yolsuzluğuna kadar bir dizi iddia mevcut. Bu davada da ilginç olan “adı akaryakıt yolsuzluğuna karışan şirket” yine başrolde! Özetle kamuoyunda “delta cinayeti” olarak bilinen olaylar zinciri bir başka grifit ilişkiyi daha ortaya koyuyor.


Hakkında dava yok(muş)!
OLAY gazetesi “Hakkımda dava yok” diyen bir seçilmişin hakkındaki davaların birden çok olduğunu tespit etti ve siz sayın okurlarımızla paylaşıyoruz. Bundan sonrasını kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Ancak kentimizde gözlemlediğimiz bir kaç noktaya vurgu yapma ihtiyacı duyuyoruz.

Operasyonlar siyasi amaçlı mı?
Son yıllarda iktidar partisi tarafından teşvik edilen ve kamuoyuna teşir edilen sayısız belediye operasyonuyla tanıştık. Çevremizde tutuklu belediye başkanları bile var. Bu operasyonların seçimlere yaklaşıldığı dönemde yoğunlaştığı ve tamamen siyasi dürtülerle yapıldığı iddia edildi. Bu iddialara itibar etmemeyi tercih ettik.

İktidar eşit davranmıyor mu?
Ancak Olay gazetesi olarak, gerek İskenderun’da gerekse çevre ilçe ve belde belediyelerinde bir dizi usulsüzlüğe yer verdik. Ancak bu konularda yetkililerin sağır edici sessizliğine tanık olduk, oluyoruz. Operasyonların halkın oylarıyla seçilen ve halkın emanetlerine bekçilik yapmak için göreve getirtilen herkese eşit, adil ve tarafsızca yapılmasını istemek en doğal hakkımızdır. "Benim hırsızım iyidir, benim katilim iyidir" mantığını şiddetle ret ediyoruz. Tarafsızca halkın emanetlerine sahip çıkılmasını, siyasi parti ayrımı yapılmaksızın gerçekleşmesini talep ediyoruz.
Sayfalarımızda kurum, kişi veya kuruluş ayrımı yapmaksızın iddialara ve belgelere halkın çıkarlarını gözeterek yer vermeye devam edeceğiz...


YORUM

DENİZ YILMAZ

2009 yılında Dörtyol Cumhuriyet Savcılığı'na gittiğimde, Fatma hanımın iki avukatı ile birlikte C. Savcısı ile görüştüğü bana anlatılmıştı. Madem hakkında açılan bir dava yoktu, iki avukat ile birlikte orada ne işi vardı? Ve ayrıca Dörtyol C. Savcılığı tarafından o yıllarda Delta Petrol aleyhine açılmış 30 kadar dava vardı! 



BÜYÜK TAKİP…!(1)

OLAY Gazetesi, “Hakkımda herhangi bir yargılama veya dosya yok diyen” Fatma Görgen’in beyanının doğru olmadığını ortaya çıkaran belgeye ulaştı. Yargılamanın devam ettiğine dair belgeyi yayınlıyoruz.



**************************
ADANA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA (CMK.250.Madde ile Görevli) ADANA

DOSYA NO : 2011/681 Soruşturma

Küçük kardeşim Ömer Cemil Sanal, Hatay/Dörtyol İlçesi, Yeşilköy Beldesinde faaliyet gösteren DELTA PETROL ÜRÜNLERİ A.Ş.’nin Depolama Tesislerinde Tesisler Müdürlüğü görevini yaparken 06.03.2007 tarihinde iş çıkışı bir cinayete kurban gitmiştir.

06 ve 07.03.2007 tarihli internet ortamındaki son dakika haberlerinde ve günlük gazetelerde bu cinayet “ÖNCE DARP EDİLDİ, SONRA ÖLDÜRÜLDÜ” manşeti altında verilmiş, bu cinayetin işten çıkartılan işçiler tarafından gerçekleştirildiği beyan edilmiştir. Buna paralel olarak da bütün deliller görevli ilgililerce bu doğrultuda hazırlatılmış, gerçek deliller yok ettirilmiş, olayın gerçek azmettiricileri ve yönlendiricileri gizlenmeye çalışılmıştır.

Olaydan sonra yakalanan tetikçilerden Cenk Uygur İskenderun Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmış ve bu ceza Yargıtay’ca onanmak suretiyle kesinleşmiştir. Bu cinayeti Cenk Uygur’un müdürüne kızdığı için tek başına, hiçbiryerden yardım almadan işlediğinden söz edilemez. Daha sonraki gelişmeler de zaten bu işi menfaat karşılığında yaptığını ortaya koymaktadır.

Olay çok planlı bir cinayettir. Ortada büyük bir akaryakıt kaçakçılığı ve bu kaçakçılığı hayata geçiren rüşvet ağları mevcuttur. Bu kaçakçılık ve rüşvet çarkında öldürülen kardeşimin bilgisi olduğu, bunu önlemek için Dörtyol Jandarma Komutanlığına (o zamanki komutan J.Yzb.Mustafa Çömez), Dörtyol Cumhuriyet Savcılığına defalarca müracaat etmesine rağmen, bunlardan hoşlanmayan ve kaçakçılıktan NEMALANAN kesim önce kardeşimi ortadan kaldırmış, sonra da cinayeti saptıracak tedbirleri almıştır.

Şöyle ki;
1-Cinayet sabahı 07.03.2007 günü Ankara’dan bir ekip geldiği, bütün delilleri onların topladığı ve cinayeti bu ekibin aydınlattığını Delta isimli şirketin müdürleri Esat ULUEVREN, Metin BAŞAR, Erkin ÖZÇELİK tarafımıza söylemiştir. Mahkeme aşamasında verdikleri ifadelerinde bu hususu gizleyen adı geçen şahısların adresleri dosyada vardır. (Kaldı ki, bu konuda elimizde ses kayıtları vardır) Bu ekibin kim olduğunu, kimin bunları istediğini Dörtyol İlçe Jandarma Komutanlığı’nın, Dörtyol Cumhuriyet Savcılığı’nın ve Hatay Jandarma Alay Komutanlığı’nın bu konuda istemleri ve bilgilerinin olduğunu bugüne kadar ne yazık ki öğrenemedik.
2-Dörtyol İlçe Jandarma (şimdi emekli) Mustafa Çömez’in, öldürme olayından sonra, bizlerden daha çok DELTA Şirketinin Depolama Müdürü Esat Uluevren ile kendi makamı dışında, yol boylarında gizli gizli buluştukları tesbit ettik. (Buna ilişkin ses kayıtlarının aslı elimizde olmakla birlikte, Dörtyol Cumhuriyet Savcılığı’na da birer kopyasını CD olarak göndermiştik. Savcılığınızdaki dosya içinde veya Dörtyol C.Savcılığının Adli Emanetinde olması lazım. İstendiğinde yine Savcılığınıza sunabiliriz) Daha sonra bu görüşme Mustafa Çömez tatilde iken Antalya’da da gerçekleşmiştir.
3-Aynı ses kayıtları Dörtyol Cumhuriyet Savcısı Kurtça Eker’e de verilmiştir. Ancak bu ses kayıtlarının ve dilekçelerimizin yeteri derecede dikkate alındığı kanaatinde değiliz.
4-Kardeşime ait arabanın olay yeri incelemesinin eksik yapıldığını, olayın saptırıldığını düşünmekteyiz.
5-Yeşilköy Belediye Başkanı Fatma Görgen’in bu olayın azmettiricisi olduğunu şirket müdürleri tarafımıza olaydan sonra söylemişlerdir. (Bu söylemlere ilişkin ses kayıtlarının aslı elimizde olmakla birlikte, birer kopyası Dörtyol Cumhuriyet Savcılığına bir dilekçe ekinde iletilmiştir)
6-İlçe Jandarma Komutanı Mustafa Çömez’in Fatma Görgen’in yazlığında oturduğu, sık sık görüşmeler yaptığı tarafımıza söylenmiştir.
7-İlk olay yeri tutanaklarının ilçe Jandarma Komutanlığı’nda değiştirildiğini, bu konuda Yeşilköy Belediyesinde çok iş yapan Mehmet Çankır ve kardeşi Osman Çankır’ın aracılık ettiğine dair duyumlar almaktayız. Bu konuda bana bilgi veren şahsın isim ve telefonu bende mevcuttur. Savcılığınızca ifadem alındığında bildirebilirim. Bu olaydan sonra Mehmet Çankır, Yeşilköy Belediyesinden sürekli iş almıştır.

Biz öldürülen kardeşimin bir planlı cinayete kurban gittiğine, soruşturmanın derinleştirilmesi halinde cinayetin arkasında olan ve azmettirici durumda bulunan şahısların ortaya çıkacağına inanıyoruz. Bu cinayeti planlayanlar, davanın seyrini değiştirenler ve olayı sadece bir tetikçi üzerine bırakanlar her yönüyle çok güçlü insanlardır.

Nitekim,
3 Ocak 2012 tarihinde Dörtyol İlçe Jandarma Komutanlığından bir yetkilinin elektronik posta yoluyla E-MAİL adresime gönderdiği yazıda, Dörtyol Savcılığı’nın ifade vermem için beni aradığı belirtiliyordu. Bunun üzerine Dörtyol Savcılarından Necati Miralay beye telefon edip, ne yapmam gerektiğini sordum. Adalete yardımcı olmam için, eğer mümkünse en kısa zamanda oraya gelmem istendiği söylendi. Kendi kendime önemli şeyler oluyor, duygusuna kapılarak, ertesi günü Adana’ya, 5 Ocak günü de Dörtyol Cumhuriyet Savcılığına giderek ifademi verdim. Daha sonra Dörtyol İlçe Jandarma Komutanlığına da ifade vermem gerektiği söylendi. Denileni yaptım.
Haricen duyumlarıma göre 2 ya da 3 Ocak 2012 tarihlerinde İlçe Jandarma Bölük Komutanlığının yaptığı titiz çalışmalar sonucunda Fatma Uygur (Katil Cenk Uygur’un üvey annesi) gerçek azmettiricinin kimliğini söylediği duyumunu aldım. Dörtyol’da bulunduğum sırada şüpheli Fatma UYGUR’un tutuklandığını öğrendim. Ancak, soruşturmada gizlilik kararı alındığı belirtilerek tarafıma ayrıntılı bilgi verilmedi. Bu dosyanın numarasını bilmiyorum.

SONUÇ:
Ortada güçlü kişilerin büyük miktarlara ulaşan akaryakıt kaçakçılarının organize ettiği bir cinayet vardır. Kardeşim bu akaryakıt kaçakçılığına göz yummamıştır. Güçlü kişiler her zaman olduğu gibi olayları organize etmiş, gerçek katil ya da katilleri gizlemiş, suçun bir tetikçi üzerinde kalmasını sağlamışlardır. Güçlü kişiler para ve makam güçleriyle cinayete konu olan ve cinayeti aydınlatacak delilleri ilgili yerlerde ya karartmışlar ya da değiştirtmişlerdir. Zira kardeşim Ömer’in Türkiye’de kimlerin büyük miktarlarda akaryakıt kaçakçılığı yaptığına dair rapor hazırladığını, bu raporları da ilgili yerlere gönderdiği bilinmektedir. Bu konuda büyük paraların döndüğü duyumlarını sürekli almaktayız. İşten çıkartılan hiçbir işçi müdürünü öldüremez. Hadise kardeşim Ömer’in büyük boyutlara ulaşan akaryakıt kaçakçılığının üzerine gitmesinden kaynaklanmış ve bu kaçakçılıktan nemalanan kesim veya kesimlerin hedefi olmuştur. Bu sebeple şimdiye kadar iddialarımızı doğrulayan, olayı gerçekten aydınlatacak. 
***********************************



—Cinayet, Yolsuzluk, Kaçakçılık, İntihar ve Çıkar amaçlı örgütsel bağlantılar…

—OLAY gazetesi bir kez daha büyük olay yaratacak bir araştırmaya imza attı. 

—Sıradan görünen bir cinayetin arkasından iz sürdü. Karşılaştığımız bazı olaylar karşısında, kamuoyunu yakından ilgilendiren, şaşkınlık uyandıran bazı gerçeklere ulaştık. 

—İşte hiçbir yerde okuyamayacağınız, tamamı belgelere dayalı şaşırtan gerçekler...

2007 yılı Mart ayı akşamüzeri yol kenarında orta yaşlarda bir adam ölü bulunmuştu. İşte yaşanan o cinayetin tüm detayları…



Akaryakıt kaçakçılığı dosyası!(1)
Öldürülen kişi önemli bir petrol şirketinin işletme müdürü. Gümrük müfettişleri detaylı bir rapor hazırladı. Önce dövüldü sonra 2 yerinde kurşunlanarak öldürüldü. Kısa süre sonra öldürülen şahsın DELTA Petrol şirketinde çalışan Ömer Cemil Sanal olduğu belirlendi.

Ancak, medya cinayete çok az yer ayırdı. İlgili makamlarda bir yıl boyunca olayın kişisel sebeplerle vukuu bulduğu sanıldı. Kamuoyunda bunun sadece cinayet vakası olduğu kabul görmüştü ama Sanal’ın kardeşleri bu işin arkasında derin ilişkilerin olduğuna emindi. Adeta dedektif gibi çalışan 3 kardeş Sanal’ın bilgisayarındaki silinmiş yazışmalara ulaştı. Yazışmalar soruşturmanın derinleşmesini sağladı.



Kundaklama..
Ömer Cemil Sanal bölgemizde faaliyet gösteren büyük bir Akaryakıt şirketinin terminal müdürlüğünü yapmakta olan bir petrol mühendisiydi. Dörtyol ilçesinin Yeşilköy mevkisinde bulunan işyerinde görevini yaparken sık sık tehditlere maruz kalıyordu. Sanal, bu tehditlerin “aralarında yasadışı bir örgütün bağlantıları olduğunu bir kaçakçılık şebekesinin “bulunduğundan şüpheleniyordu. Tehditler bir süre sonra şekil değiştirdi. Cinayetten bir gün önce, yani 05.03.2007 tarihinde gece saat 22:00 sıralarında şirketin otoparkında bulunan güvenlik müdürünün aracı benzin dökülerek yakıldı. Bu olay 2007/763 soruşturma numarasıyla Dörtyol Cumhuriyet savcılığı dosyaları arasında yer aldı.



Bu olayın ardından tedirgin olan Ömer Cemil Sanal “Artık bardağı taşırdılar, bilgisayarımda kayıtlı görüntülerden çok rahatsızlar, istifa etmeyi ve Antalya’ya yerleşmeyi “düşündüğünü eşine ve kardeşlerine açıkladı. Ömer Cemil Sanal öldürülmeden birkaç gün önce katıldığı bir toplantıda akaryakıt kaçakçılığından elde edilen gelirlerin paylaşıldığı toplantıyı kayıt altına aldığını ve bu görüntülere bazı örgüt mensuplarının takıldığını, bu nedenle çok tedirgin olduğunu” birinci derece yakınlarına açıklamıştı…



“Abimi işten çıkarttırdım”
Kundaklama olayının ertesi günü işyerine gelen Ömer Cemil Sanal, bazı çalışanların aralarında bulunduğu ve Şirketle sıkı ilişkiler içinde olan bir belediye başkanı ile kardeşinin öncülüğünü çektiği bir gizli toplantı yapıldığını öğreniyor. Toplantıdan belediye başkanının kardeşinin şirketten istifası kararı çıkıyor. Bu toplantıda daha sonra Ömer Cemil Sanal’ı öldürdüğü için müebbet hapis cezasına çarptırılan C.U’da bulunduğu iddia ediliyor. 

Ömer Cemil Sanal, hiçbir vasfı olmadığı halde Fatma Görgen’in talimatıyla idari amir yapılan kardeşinin işten ayrılmasını eşine; “Çok şaşırdım. Tehdit kokan bir sessizlikle istifa etti. Bunlar ne haltlar karıştırıyor? Yakında anlaşılır.” şeklinde değerlendiriyor. 

Bu konuda tanık sıfatıyla belediye başkanına mahkemede sorular soruldu. Belediye başkanı kardeşinin istifa ettirdiğini itiraf etti. Ancak böyle bir toplantının yapılmadığını iddia ediyor. Toplantı sonrası Ömer Cemil sanal ile telefon görüşmesi yaptığını ve görüşmenin gergin geçtiğini kabul ediyor. 

Sanal’ın yakınlarının iddiasına göre “bu toplantıda Ömer Cemil Sanal’ın infazını kimin gerçekleştireceği” belirlendi. Bu iddialar yargılama sırasında gündeme geldi. Yeri gelmişken bir belgeyle belediye başkanı Fatma Görgen’in kamuoyunu yanlış yönlendiren açıklamasına bu sayfalarımızdan yanıt verelim…



Yalan’a Belgeyle Yanıt!
Aralarında Yeşilköy Belediye Başkanı’nın bulunduğu 14 sanıklı dava Adana Özel Yetkili Savcılığının elinde sürüyor. Dosya numarası ise 2011/681. Bu dosya da gizlilik kararı alınmış. Bu dosyadaki iddialar ve belgeler dudak uçuklatır cinsten. Çıkar amaçlı çete, cinayet, PKK bağlantısı, Akaryakıt kaçakçılığı, rüşvet ve daha neler neler… Ciddi iddiaların yer aldığı bu soruşturma dosyası sürerken Belediye Başkanının kamuoyunu yanıltan beyanlarda bulunması, bu konuda ciddi rahatsızlıkları olduğunu ortaya koyuyor. Olay Gazetesi , “ hakkımda herhangi bir yargılama veya dosya yok’’ diyen Fatma Görgen’in beyanının doğru olmadığını ortaya çıkaran belgeye ulaştı. Yargılamanın devam ettiğine dair belgeyi yayınlıyoruz. 



Kızının Doğum Gününde Öldürüldü..
Ömer Cemil Sanal akşam saat 18 sularında işyerinden özel aracına binerek, canından çok sevdiği kızının doğum gününü kutlamak için yola çıkmıştı ki hemen işyerinin önünde bazı kişi veya kişilerce önü kesildi. İşyerine yaklaşık 1 kilometrelik mesafede kuytu bir köşede kurşunlanarak öldürüldü. Ömer Cemil Sanal’ın öldürüldüğü haberi ailesine çabuk ulaştı. Sanal’ın kardeşleri büyük şehirlerden kısa sürede geldiler. Nedeni olmayan sıradan bir cinayet olayı gibi soruşturma başladı. Sanal’ın yakınları da olayın sıradan bir cinayet olayı olmasına inanmak istediler. Ancak cinayetin hemen ardından gerek şirket yetkililerinin tutumu, gerekse her şeyin kayıtlı olduğu bilgisayardaki bilgilerin yok edilmeye çalışılması ve olayın şüphelileri ifade verirken çelişkili beyanlarda bulunması olayın basit bir şekilde kapatılmaması gerektiğini düşündürttü. İskenderun’da Av. Bülent akbay ile anlaşarak davayı takip etmeye ve cinayetin ardındaki karanlığı aydınlatmak için kolları sıvadılar. Ömer Cemil Sanal’ın Akaryakıt kaçakçılığından doğan büyük ranta engel olmak istediği için öldürüldüğüne kanaat getirdiler. 



İfade Vereceği Gün İntihar Etti..
Ömer Cemil Sanal’ın cenazesine katılmak üzere İstanbul’a kadar giden, büyük üzüntü içinde olduğu gözlenen bir genç Dörtyol’daki evinde kendini asmış halde bulundu. İntihar ettiği bildirilen kişinin adı Murat Gültekin’di. Murat Gültekin, Ömer Cemil Sanal’ın çalıştığı şirketin işçisiydi. Sanal’ınn öldürüldüğü gün cinayeti işlediği mahkemece tespit edilen C. U’ ile telefon kayıtları mevcuttu. Gerisini Murat Gültekin’in kardeşinden dinleyelim; “ Kardeşim Murat Gültekin 17.04.2007 tarihinde intihar etti. Evimizde etti. Kendisi D.P. Anonim Şirketinde çalışıyordu. Müdürü öldürüldükten sonra kardeşim tuhaflaştı. Sürekli müdürüm öldürüldü, işe gitmek canım istemiyor. Çalışasım gelmiyor diyordu. Kardeşim müdürünün öldürülmesi konusunda bilgi sahibiydi. Bu kanaate şuradan vardık. Cinayetin işlendiği gün kardeşimin cep telefonuna cevapsız çağrı geliyordu. Cinayeti işlediği söylenen C. U.’da kardeşimle cinayet günü görüşmüş. Kardeşim sokaktan geçen her arabadan şüpheleniyordu. Kardeşim ya bu cinayeti biliyordu ya da kendine göre bir yorumu vardı. Korktuğunu düşünüyorum. Sabaha karşı saat 05:30 da kendini asmış. O gün kardeşim cinayetle ilgili Dörtyol Cumhuriyet savcılığında ifade verecekti “ . 

İşte karanlık cinayetin ardından şüpheli bir intihar. Bu olayla birlikte gariplikler silsilesinin bittiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Yargılama sürerken Sanal’ın kardeşleri ve avukatı hergün bir bilgiye ulaşıyorlardı. Tam bir bilgi kirliliği içinde müştekiler adına Av. Bülent Akbay tahkikatın genişletilmesi için Dörtyol Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi veriyorlar. Bu dilekçede şirket sahiplerinden Yeşilköy belediye başkanına, Jandarma Albayından, PKK bağlantılarına kadar, o güne kadar ellerine ulaşan bilgiler ışığında sorumlu gördükleri kişileri kapsıyordu. Sorumlu gördüklerİ arasındaki dikkat çeken isimler bugün Adana Özel yetkili Cumhuriyet Savcılığında yürütülmekte olan ve gizlilik kararı alınmış soruşturma dosyasının temelini oluşturuyordu. 

Tetikçiye Müebbet Hapis Cezası..
İskenderun Ağır Ceza Mahkemesi dosyadaki deliller ışığında yargılamayı bitirerek cinayeti işlediğine kanaat getirdiği C.U’ya müebbet hapis cezasına hükmetti. Bu ceza Yargıtay sürecinden geçerek kesinleşti. Ancak Dörtyol Cumhuriyet savcılığında yürüyen soruşturmada dikkat çeken gelişmeler birbiri ardına devam ediyordu. Nihayetinde Akaryakıt kaçakçılığına ve çete ilişkilerine dair iddialar Ömer Cemil Sanal’ın kardeşi Deniz Yılmaz’ın Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı Teftiş Kurulu Başkanlığına yönelik 11.06.2010 tarihli şikayet Teftiş Kurulunu harekete geçirdi. Dörtyol Cumhuriyet savcılığının 2007/1732 sayılı soruşturma dosyasıyla Deniz Yılmaz’ın şikayet dilekçesi, İskenderun Ağır Ceza Mahkemesindeki deliller birleştiğinde, müfettişler inanılası güç çarpıcı tespitlere ulaştılar. Bu tespitlerden önce herkesi şok eden bir gelişme daha yaşandı. 

Tetikçinin Babası Kayıp, Annesi Tutuklu.!
Birbiri ardına gelişen çarpıcı olaylara Ömer Cemil Sanal’ı öldürmekten hükümlü C.U’un babasının birden bire kaybolması eklendi. Bu kayıp olayının ardından annesi tutuklandı. Sanal’ın kardeşleri bu şok edici gelişmeyi “ kardeşimizin öldürülmesi karşılığında verilen 1 milyon’ u paylaşamadıkları için aralarında çatışma başlamıştır şeklinde yorumladılar. Bu kayıp olayının arkasındaki sır perdesi devam ederken Başbakanlık müfettişlerinin raporu, adeta bir dedektif gibi çalışan Sanal’ın kardeşlerinin şüphelerinde haklı olduğunu ortaya koydu. Nasıl olmasınlar? Kardeşleri durup dururken öldürülüyor. Hemen ardından kardeşlerinin arkadaşı olduğunu bildikleri mesai arkadaşı, Ömer Cemil Sanal’ın kişisel bilgisayarındaki bilgileri siliyor. Tüm bilgilerin içinde yer aldığı ileri sürülen hard disk yüksek voltaja tabi tutularak yakılıyor. Tetikçinin, mesai arkadaşı ve cinayet günü iletişim halinde olduğu kişi ifade vereceği gün intihar ediyor. Bir süre sonra yargılama sırasında menfaat elde ettiği ileri sürülen tetikçinin babası ortadan kayboluyor. Annesi ise tutuklanıyor. Şüpheler zinciri Sanal’ın çalıştığı şirkete kadar uzanıyor. 

UYARI !!! Tatlı Ekmeğini Acı Etme.!!
Ömer Cemil Sanal’ın çalıştığı şirket, olayın bir an önce kapatılması için her türlü baskıyı yapıyor. Hatta şirketin üst düzey yetkilisi M.B, Ömer Cemil Sanal’a şirkete avantaj sağladığı ihale sonrasında “ sen ihale işlerini bilmezsin, bundan sonra ihale işlerini bana kaydır. Bütün ihalelerde sana pay vereyim” teklifinde bulunduğu iddia ediliyor. Dörtyol Cumhuriyet Savcılığına verilen dilekçede bu teklif sonrası gelişmelerede yer verilmiştir. Anılan dilekçeden aynen aktarıyoruz ;“ Sen çok doğru ve dürüst bir adamsın. Bu yapınla herkesin ekmeğine çomak sokmaya başladın. Böyle devam edersen başına olmadık işler alırsın. İşin içinden sende çıkamazsın. Tatlı ekmeğini acı etme ‘’ şeklinde konuşarak aba altından sopa gösterilmiştir. Bu konuşmadan 3 gün sonra maktul katledilmiştir. 

M.B, İskenderun Ağır Ceza Mahkemesinde yargılama sırasında tanık sıfatıyla dinlendiğinde, Ömer Cemil Sanal ile birlikte ihaleye katıldığını, kendisinin gözlemci sıfatıyla ihalede bulunduğunu ama yukarıdaki konuşmaları yapmadığını anlattı.



IŞIK KOŞANER DEVREDE!







Işık Koşenel Devrede
Şirketin üst yöneticisi M.B ile Hatay İl Jandarma komutanı arasındaki ilişkinin, cinayet delillerinin yok edilmesine kadar vardığı iddiası giderek yayılıyordu.
Bu iddianın gereği için Sanal’ın kardeşleri zamanın MGK başkanına bir mektup yazdı. Jandarma Genel Komutanlığı bu konulardaki kaygıları dikkate alarak 2006 yılının haziran ayında hazırladığı bir raporda bazı kararlar almıştı. Albay anılan şirketle usulsüz ilişkilere girerek J. Gn.K.’nın emirlerine itaatsizlik yaptığı müfettişlerce tespit edilmiştir. Aynen aktarıyoruz ; “ Alay’da yapılan inşaat faliyetleri ve ihalelerden dolayı 135.675 Tl. hazine zararından sorumlu olduğu, öte yandan mal varlığında sebebi açıklanamayan bir artış olduğu hususlarının müşade edildiği, dolayısıyla Albay M.Y.Ş’nin “ iştirak halinde ihaleye fesat karıştırmak, Görevi kötüye kullanmak, görevi ihmal, sair hallerde memuriyet görevini suiistimal etmek, Resmi evrakta sahtecilik, Sahtecilik, Haksız mal edinmek, Rüşvet almak ve rüşvet vermek olarak tanımlanan öncül suçtan 135.675 Tl bir kazanç elde ettiği düşünülmektedir. Albay M.Y.Ş ile eşinin banka hesapları üzerinde yapılan incelemede yaklaşık 600.000 Tl aşan mevduatları, birçok şirkette ortaklıkları ve taşınmazları olduğu, bu sebeple mal varlığındaki artışı karşılayacak düzeyde geliri olmadığı halde mal varlığında sebebi açıklanamayan bir artış olduğu müteala edilmiştir.



Kara Parayı Aklayan Metodlar
Raporda ayrıca “ Bu bilgilerden hareketle Dörtyol Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Örgütlü suçlar kapsamındaki hazırlık soruşturması ve Jandarma Genel Komutanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen Soruşturma konusu öncül suçtan elde edilen gelirin 2 metod ile aklama fiiline tabi tutulduğu” tespit edilmiştir. Kara parayı aklama metodu olarak Ömer Cemil Sanal’ın öldürülmesinden 6 ay sonra dayanıklı tüketim malları satan bir şirkete ortak olunarak ve 135, 675 Tl’nin ise “ nakit yatan, fon alımı, kıymet alışı” şeklinde işlem yapılarak, ayrıca sözkonusu firmanın ödenmiş sermaye, maddi duran varlıklar ve kısa vadeli yabancı kaynakların meydana getirdiği, yapılan bu işlemlerin ise aklama fiiline takabül ettiği düşünülmektedir” denmektedir. Albay’a maddi menfaat sağlayan firmanın öldürülen Ömer Cemil Sanal’ın çalıştığı firma olduğunu bir kez daha vurgulayalım.



Rüşvete Belediye Harcı Kılıfı mı?
Ömer Cemil Sanal’ın bilgisayarının çözümlemesinde rastlanan elektronik postalarda rüşvet belgelerine rastlandığı ve Sanal’ın öldürülmeden önce rüşvet ve kaçakçılıkla nasıl mücadele etmeye çalıştığı vurgulanan raporda, Sanal’ın sahip olduğu bilgilerin kendisini hedef haline getirdiği vurgulanmaktadır. Raporda “… Belediye Başkanının firmanın onay işlemlerinden maddi menfaat elde temin ettiği, banka hesabındaki hareketlerinin bunu doğrulayacağı, S.A.F. adına olan hesabın belediye başkanına ait olduğu, maktülün öldürüldüğü gün hesaba binlerce dolar para yattığı, söz konusu firmanın Belediye Başkanına rüşvetleri, belediye harcı adı altında gösterdiği, belediye başkanının eşinin adına tahmini değeri 2 tiriyon olan arazi satın aldığı, kardeşinin ise eğitim durumu müsait olmadığı halde anılan firmada idari işler müdürü olarak çalıştığı ve bu kişinin örgütsel faaliyet çerçevesinde akaryakıt hırsızlığı yaptığı iddialarını kapsadığını, söz konusu iddiaların öncü suçun konusunu teşkil ettiği belirtilmiş” ve bu konudaki tespitlerin ancak savcılıkça yapılacak inceleme neticesinde kesin olarak belirlenebileceği raporda vurgulanmıştır. 

Başbakan Nikah Şahidi..
2009 yılının temmuz ayında Başbakan Erdoğan, yanında kalabalık bakanlar ve birçok bürokratın bulunduğu bir grupla bir düğüne iştirak ettiler.



Bu düğünde kentimizin tanınmış işadamı Atakaş-Şahin şirketler grubu yönetim kurulu başkanı Recep Atakaş ile birlikte nikah şahitliği de yaptılar. Nikah şahitliğini yaptıkları kişiler Başbakanlık Gümrük Teftiş kurulunun raporunda isimleri geçen Belediye başkanı ile 2 tirilyon değerinde olduğu ifade edilen ve bizzat belediye başkanının beyanıyla muvaazalı devir yaptıklarını belirttiği kişiye aitti. Bu kişi kayıtlarda anılan arazinin maliki görünüyor ve raporda sıklıkla adı geçiyordu. Bu rapordan başbakanın bilgisinin olmaması mümkün değil. Yeşilköy beldesi yakınlarındaki açık alanda yapılan düğün törenine Başbakan Erdoğan'ın yanı sıra Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi katılmiştı. Bu nedenle başbakanın haberi yoksa diğerlerinin haberi mutlaka olurdu. Ancak siyaset yine kirli ilişkilere ve paranın gücüne yenilmişti. 

Ailenin Avukatı: Fatma Hanım,
Hilafı Hakikat Beyanda Bulunuyor.
Ömer Cemil Sanal’ ın avukatı Bülent Akbay’a AKP’li Belediye Başkanı Fatma Görgen’in “hakkımda bir yargılama yok “ şeklindeki beyanını sorduk. Av.Bülent Akbay kendinden emin bir şekilde “ne yazık ki Fatma Hanım hilafı hakikat beyanda bulunuyor.



Ömer Cemil Sanal’ın öldürülmesinden sonra neredeyse görüştüğümüz herkes, Fatma hanımın adını telafuz etti. Ömer Cemil Sanal’ın bilgisayarında çıkan bilgilerle duyumlarımızı birleştirdik ve sanık olarak yargılanmasını talep ettik. İskenderun Ağır Ceza Mahkemesinde tanık sıfatıyla dinlendi. Ancak Dörtyol Cumhuriyet Başsavcılığına verdiğimiz şikayet dilekçesinde şüpheli sıfatıyla soruşturmaya dahil oldu. Daha sonra olayın suç işlemek amacıyla örgüt kapsamında olduğu dikkate alınarak dosya özel yetkili Adana Cumhuriyet Başsavcılığına gitti. Adana Cumhuriyet Başsavcılığında devam etmekte olan dosya numarası 2011/681 olup dosya ise delillerin karartılması ihtimaline binayen gizlilik kararıyla devam ediyor. Bu soruşturmadan haberdar olmaması mümkün olmadığı halde neden böyle bir dosya yok diyor anlamak mümkün değil” dedi. 

Akaryakıt Yerine Kostikli Su..
Ömer Cemil Sanal’ın bilgisayar çözümlemesinde , çıkış ülkesi Irak olan ve ihraç kaydıyla firmadan ÖTV ve KDV ödemeksizin alınan bir kısım ihracat beyannamesi kapsamı akaryakıt ürünün yurtiçinde bırakılarak bunların yerine kostikli su dolu araçların yurtdışı edildiği ve bunun yaklaşık değerinin 1.240.945 Tl olduğu müfettişlerce tespit edilmiştir. 
Ayrıca Ömer Cemil Sanal’ın bilgisayar kayıtlarından çıkarılan 29.12.2004 tarihli mesajdan firmaya ait antrepoda bulunması gereken fuel-oil miktarının 10.488.659 kg olduğu ve bu miktarın gümrük idaresinin izni olmadan çıkarıldığı, tespit edilen eksikliğin iki yılda yaklaşık değerinin 9.826.000 Tl olduğu belirlendi. Bu ürünlerin Türkiye’de bırakılarak piyasaya satıldığı tespit edilmiştir. 
Dörtyol Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/1732 sayılı hazırlık soruşturmasına ekli e-mail mesajları birlikte değerlendirildiğinde: Yüklerinin belli bir miktarının akaryakıt yerine su ile dolu olması suçlamaları nedeniyle Irak Petrol Bakanlığının bu araçlara Irak’a giriş yasağı koyduğu belirtilmiştir. Özetle Türk yetkililer uyurken, adeta savaş ile bitap düşen Irak’lı yetkililer soruna daha ciddi yaklaşmış ve önlemlerini almışlar.



DENİZ YILMAZ..YORUM

Saygı Öztürk'ün "Dörtyol'da Yeni Skandallar“ başlıklı yazısı sanırım duyumlarımızın birçoğunu özetliyor. „Devletin kolu uzundur, her tarafa yetişir“ deyişi boşuna söylenmemiştir. Devletin, bizlerin binlerce kilometre öteden öğrenebildiğimiz bilgilerin çok daha fazlasını öğrenmesi hiç de zor değildir. Kardeşim Dörtyol'da katledilmiştir, ülkemizin en büyük akaryakıt kaçakçılığı Delta Petrol'ün Dörtyol tesislerinden gemilerle yapılmaktadır. Bu kaçakçılık cepte saklanıp da, sınırlardan geçirilemeyecek kadar büyük boyuttadır ve bu kaçakçılığın bizzat gerçekleşmesini sağlayan devletin önemli kademelerinde kişiler oturmaktadır. 

DENİZ YILMAZ..YORUM

Önce gazetenizin cesurca davranışından dolayı sizleri kutlamak isterim. Yazı dizinizi ilgi ile okuyoruz. Kardeşim beş yıl önce katledildi ve basın bu konuya değinmekten sürekli kaçındı. Kardeşimin katlinin hemen ardından, kız kardeşim parasıyla Hürriyet gazetesine ilan vermek istemişti, ancak Delta Petrol'ün patronları bize haber göndererek, sizlerin adına biz ilan verdik diyerek, bizlerin verdiği ilan geri çektirildi ve bizlerin adına „VEFAT“ ilanı verildi. Burada garip olan, kardeşim vefat etmemiş, öldürülmüştü. Bugün bile hâlâ yanıtını vermekte zorlandığımız soru, kardeşimimin katlinin kamu oyundan saklanmasının nedeniydi! Kardeşimin öldürüldüğü gün, yani gece yarısı şirket müdürlerinden Erkin Özçelik ile görüştük. Olayın ayrıntılarını sorduğumuzda Belediye Başkanından şüphelendiklerini söyledi. Daha sonra şirket müdürleri ile birer birer görüştüğümüzde onlar da aynı şeyi söyleyip, kendilerinin bu işle bizzat ilgileneceklerini, Ankara'dan bir ekip gelip, olayı araştırdığını söylediler. Ardından da bizlere bir sürü vaatlerde bulunup, mahkeme kapılarında koşturmamamızı, bu işi bizzat kendilerinin yapacaklarını söyledikleri halde, Dörtyol Savcılığı'na gidip, bir kez dahi ifade vermediler. Sonra da „onların bizim kirli çamaşırlarımızı karıştırmaya ne hakları var, Ömer'in belgelerini 40 ya da 50 yere dağıttığımızı, oraya buraya dilekçeler yazdığımızı, bu faaliyetlerimize devam edersek hakkımızda bir milyon YTL. Tutarında tazminat davası açacaklarını“ söyleyerek, bizleri tehdit ettiler. Bu tehditleri 2008 yılının Haziran ayıydı. Ancak hakkımızda bir türlü tazminat davası açmadılar. Kız kardeşimle ben sabırsızlıkla hakkımızda açacakları tazminat davasını bekliyoruz. 

DENİZ YILMAZ..YORUM

Kardeşim Ömer katledilmeden bir hafta önce işyerine ait tüm yazışmaları ve belgelerini arşivlemiş. Arşivlediği belgeler 25 bin yazışma ve belgeden oluşuyor. Bu belgeler şimdi başta Dörtyol Cumhuriyet Savcılığı olmak üzere, Milli İstihbarat Teşkilatı, Gümrük Müsteşarlığı ve şu an kimlere dağıttığımı bile hatırlayamadığım birçok kuruluşun dışında, özel şahısların elinde. Belgeleri Gümrük Müsteşarlığı'na verdikten çok kısa bir süre sonra Müsteşarlık müfettişlerinden Hakan CEYLAN, "daha şimdiden 3 milyon ton açık yakaladım" demişti. Hazırladığı rapor elimizde. Bu sözlerinin esamesi bile yok raporunda. Raporunu üst makama teslim eder etmez de zaten Amerika'da iki yıllık bir master programına katılıp, bulunduğu makamın danışmanlık görevine getiriliyor. Bu tarihlerde Dörtyol Cum. Savcısına „bulunduğunuz odanın camına dışardan bir taş atsam, ne yapardınız?“ diye bir soru yöneltmiştim. Aldığım yanıt şu oldu: „Hemen içeri tıkarım“. Ben içeriye tıkılmaya razıyım, yeter ki bu güzelim ülkeyi cehenneme çeviren canavarlar, yeryüzünden s.o. gitsinler. 

DENİZ YILMAZ..YORUM

1918 yılının 19 Aralığında İLK KURŞUN'u Fransız Kuşatması'na sıkan Dörtyol halkı, kentlerini kuşatan Mafya'ya karşı ne zaman "DUR", diyecek! Belde'nin kraliçesi hakkında kapı arkalarında konuşulanlar sokakta dillendirildiğinde, insanlar yolun ortasında dayak yiyor, mazlumun ahı çatılardan çınlıyor, Midas'ın eşek kulakları gibi.... 


Yorumlar
ulusal basın nerede
böyle bir olayın ulusal basın tarafından takip edilmemesi çok ilginç ve manidar baskı çok büyük demekki bu kadar büyük baskıyı kim yapabilir düşündürücü 
Gön.: Misafir , 10:18 19 Haziran 2012

METİN SAYAR
Baştan da yazıldığı gibi, hiç bir gerçeğin üstü örtülemez. Sermayenin güç odakları tarafından ÖMER CEMİL SANAL cinayetinin perde arkası kamuoyundan gizlenmeye çalışıldı. Bunun için birçok kişiye susması için el altınan para verildi. Olayın ilk başında şöyle söylendi: "BU ÜLKE ONURUNU YİTİRMEDİ DAHA" Evet, bu ülkenin onurunu koruyan az sayıda insan da olsa, bu onuru taçlandırmanın erdemiyle sabırla yürüyorlar. BEŞ YILDIR SUSANLARIN vicdanlarını temizleme görevleri artık KONUŞMAK olmalı değil mi? 
Gön.: Misafir , 01:56 27 Mayis 2012

VAY BE
Bu ne böyle ya.PKK ile işbirliği cinayet vay.Demek ki bu memlekette hakkaten kürt sorunu yok,PKK menfaat,çete sorunu var 
Gön.: Misafir , 10:52 10 Nisan 2012

Misafir
Bana bak Bebiş ruhlu adam, hedef aldığın belediye başkanının senin gibilerin büyük muhalefetine rağmen 15 yıl belediya başkanlığı yapması bir yerlerini çok acıtıyor olmalı. Bu 15 yılın devamı da gelecek zaten bekle sen az kaldı.... 
Gön.: Misafir, 15:07 09 Nisan 2012

Misafir
Duyduğuma göre bu olayı kapatmak için bazı kişiler devreye girmiş bile 
Gön.: Misafir, 14:34 09 Nisan 2012

Vatandaş
Tüm bu olayları kuzey avrupa soğugundan iskenderun sıcağına gide gele beyin hücreleri yıpranmış Bebiş ruhlu birisinin yaptığına eminim. 
Gön.: Misafir, 12:50 09 Nisan 2012

Yorumcu
Aşağıdaki yorumun sahibi arkadaş sanırım anlattıklarının içerisindeyki;savcıdan,polisten,müfettişlerden mevzuya daha hakim.Haberin başlığına bak bir de yoruma... 
Gön.: Misafir, 12:45 09 Nisan 2012

Daha büyüğüde var
Bu küçük yolsuzluk ve çete işi.
Hele iskenderundaki 15 senede yapılan yolsuzluklar.
Gülen çetesi ve bu çeteyi yaratan kişi ve bu kişinin ve hala görevde olan Müdürlerinin mal varlıkları bir araştırılsa neler,neler çıkar.
Bunu araştıracak üsdüne gidecek güçlü savcıya ihtiyaç var.
Eskiden iskenderun bebeldiyesi hakında yapılan inceleme tutulan müfetiş raporları uyduruk rapor o rapor ya kıprısta tatilde otel sahilinde güneşlerken tutuldu diğeri belediyenin karşısında terzide tutuldu ve diğerleride sıfır arabanın içinde tutuldu. 
Gön.: Misafir, 10:18 09 Nisan 2012

Sema Bezmez
Canım Kardeşimi ben şehit kabul ediyorum. O bu yolsuzluklara karşı çıktı, Ülkesi uğruna canını verdi. Bizlere düşende, geleceğimizden çalanlara dur demek. 
Gön.: Misafir, 10:37 10 Nisan 2012

Eski dosyalar araştırılsa
Ah birde iskenderun belediyesindeki eski dosyalar ve edinilen mal varlıkları araştırılsa neler neler çıkar.
İhale dosyaları ve naylon faturalar,edinilen mal varlığı, her şeyi anlatır, yeterki devletimin yetkilisi gerçekden üsdüne gitsin.
Reşit Bebek 
Gön.: Misafir, 09:39 10 Nisan 2012

    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99