Kuseyri, açıklamasına devamla, Suriyenin ekonomimize olan yükü artmaktadır. Bu konular gündemimizi ve zihinlerimizi meşgul ederken, ekonomimiz haliyle ikinci planda kalmaktadır. Oysa biliyoruz ki, yoksulluk, işsizlik ve cahillik terörün zeminidir. Bu nedenle Türkiye ne olursa olsun ekonomi gündemini ihmal etmemeli ve büyümeye devam etmelidir dedi.
Ekonomide meydana gelen yavaşlamanın son aylarda artık her yerde hissedilir duruma geldiğine vurgu yapan Kuseyri, buna Suriye sınırının kapanmasının eklenmesiyle Piyasada ödeme sıkıntısı yaşanmaya başladığını dile getirdi.
Konuya ilişkin açıklamasında Kuseyri: Kredi borcunu ödemeyen kişi sayısı geçen yılın tümünde 530 bin iken bu yıl 6 ayda 580 bin kişiye ulaşmıştır. Yani bu yıl % 100 civarında bir artış vardır. Karşılıksız çek sayısı Temmuzda geçen yıla göre aylık olarak % 90 oranında, 7 aylık olarak % 56 artmıştır. Protestolu senetlerde artış % 40lardadır. Artık senet ve çekle iş yapılmamaktadır, çek de terk edilmek üzeredir.
Bilindiği gibi, TOBB Hükümetten çek kabulü sırasında firma bilgilerinin kredi kayıt veya risk merkezinden alınabilmesini önermiştir. Bu sistem başlamıştır fakat henüz uygulamaya tam olarak yansımamıştır. Dolayısıyla çek de güvenilir olmadığı için firmalar da tahsilâtlarında kredi kartı kullanımı artmıştır. Kredi kartı ile yapılan alışverişlerde artış % 30lardadır. Ödeme sıkıntılarına rağmen takipteki alacaklar 2009 yılının altındadır.
Cari açık düşmektedir. Ancak bunlara rağmen genel sıkıntı da hissedilmektedir. Sıkıntının bir kaynağı konut kredilerinin azalması ve inşaat sektörünün yavaşlamasıdır. Geçen yıl yıllık konut kredisi kullanımı 17 milyar TL iken, bu yıl sadece 6 milyar TLdir.
Sıkıntının ikinci kaynağı Avrupa ve Suriyeden dolayı Ortadoğuya yansıyan kriz nedeniyle ihracattaki ve sanayi üretimindeki düşüştür. Üçüncü kaynağı da yatırımlarda yavaşlamasıdır. Bu da ekonomiyi yavaşlatmaktadır. Son teşvik paketine rağmen teşvik belgelerine göre yatırımlarda % 31 düşüş görülmektedir. Piyasa durgunluğu, nakit sıkışıklığı, faizlerin yüksekliği en fazla esnafı veya KOBİleri vurmaktadır dedi.
HATAY HALKI OMUZ OMUZADIR!
Her şeye rağmen Türkiyenin ve Hatay halkının gücünden, enerjisinden ve hoşgörüsünden hiçbir şey kaybetmediğini ve kaybetmeyeceğini savunan Kuseyri, ekonomiyi ve dinamizmi terörle ve provokasyonlarla engellemek isteyenlere Hataydan seslenerek şunları söyledi: Türkiyenin başarılarını gölgelemeye, barış ve huzur ortamını bozmaya çalışanlar, bu hain emellerine hiçbir zaman ulaşamayacaklardır.
Hataydaki sosyal barışı bozmak isteyenler, halkımızın sağduyusu ve sergileyeceği birliktelik sayesinde asla amacına ulaşamayacaktır. Toplumun huzurunu hedef alan terör odaklarının hesaplayamadıkları bir şey var ki o da, bu şehirde insanlar tarih boyunca farklı din, dil, ırk gözetmeksizin kardeşçe yaşamayı başarmış olmalarıdır.
Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Hıristiyan, Yahudi demeden el ele, omuz omuza ve yürek yüreğe üretmeye ve Türkiye'nin aydınlık geleceğine birlikte yürümeye kararlılıkla devam edeceklerini vurgulayarak, Dün olduğu gibi bugün ve yarınlarda da refah seviyesi yüksek, daha müreffeh bir Türkiye için kardeşçe çalışıp, üretmeyi sürdüreceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Bizler Hatayda dil, din ve ırk ayrımı gözetmeksizin Hatayda bir arada yaşayarak, Dün olduğu gibi bugünde, gelecekte de huzur içinde ve hoşgörü ortamında yaşamaya devam ederek tüm Türkiyeye ve Dünyaya barış mesajı vermek istiyoruz ifadesinde bulundu.
Yorumlar