Prof. Dr. Hüsnü Salih Güder; Bağımsızlık, bir milleti ayakta tutan yegâne gayedir. Türk milleti olarak adımız yeryüzünde var olduğu günden itibaren bağımsızlıkla birlikte anılmaktadır. Aziz ve asil atalarımızın, bağımsızlığın olmadığı yerde yaşamanın bir kıymeti olmadığı fikri nesilden nesile aktarılan en değerli emanettir.
08 Ocak 2014 Çarşamba 09:00
Bir avuç toprağımızın dahi düşman eline geçmemesi için binlerce şehit vermeye razı olan şanlı ecdatlarımızın hür ve bağımsız evlatları olarak sorumluluğumuz oldukça fazladır. 1919 yılı başlarında işgal güçlerine karşı millî direnişin sesinin yankılandığı Dörtyolda Kara Hasan (Hasan Paşa), bağımsızlık meşalesinin ilk kıvılcımını yakarak istiklal mücadelesinin öncüsü oldu.Tüm ülkeye mücadele aşkı ve bağımsızlık şuurunu yayan bu hareket Erzinde dört yıl boyunca hiç durmadan devam etti. Ne açlık ne yokluk ne hastalık ne de ölüm, kadın-erkek, genç-yaşlı demeden tek vücut olmuş milletimizi haklı davasından pes ettirmedi. Bugün, aziz şehitlerimizin kanlarıyla harmanlanan vatan topraklarında hür ve bağımsızca yaşıyor, çalışıyor, üretiyor ve ilerliyorsak geçmişimizden aldığımız ve gelecek nesillere emanet edeceğimiz mücadele ruhu sayesindedir. Bağımsız varlığımızı sürdürürken bir yandan ülke birlik ve beraberliğimizi koruyarak, ülkemizi bilim, teknoloji ve diğer hususlarda kalkındırmakla mükellef olduğumuz kadar öte yandan da dünya barışı için üzerimize düşenden fazlasını yapmak zorundayız; çünkü savaş hiçbir millete ve insana yakışmaz.Bu duygu ve düşüncelerle Dörtyol ve Erzinin Kurtuluş Gününü yürekten kutluyor, bu anlamlı günün ulus olarak nasıl bir araya geldiğimizin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunması temennisiyle şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi saygıyla anıyorum.
Yorumlar