banner110

ERDOĞAN'I 50 SEFER UYARDIM

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Hatay'da düzenlediği mitingde, Başbakan Erdoğan'a Suriye konusunda yüklenerek, "50 sefer uyardım, "Yahu kardeşim oraya silah gönderme, militanlar yetiştirme, El Kaide'yle kucak kucağa gelme sonra senin başına bela olur' dedim. Ama dinletemedim. Şimdi Suriye'ye savaş açmak istiyor" dedi.

28 Mart 2014 Cuma 09:04
banner77
ERDOĞAN'I 50 SEFER UYARDIM
Kılıçdaroğlu, mitingde Başbakan Erdoğan'a Suriye meselesi üzerinden yüklenen Kılıçdaroğlu, “Hatay bu bölgenin en güzel illerinden biridir. Her inançtan insanımızın, her kimlikten insanımızın binlerce yıldır barış içinde yaşadığı bir kenttir. Bölmeye çalışıyorlar, sakın bölünmeyin. Ayrıştırmaya çalışıyorlar, sakın ayrışmayın. Bir ara dedeleriniz yaşadı, sizler yaşıyorsunuz, çocuklarınız yaşayacak. Ayrılmak yok, bölünmek yok. Birilerinin ekmeğine yağ sürmek yok. Biz beraber yaşadık, beraber yaşamaya devam edeceğiz. Suriye'de bir iç çatışma oldu, kardeş kardeşi öldürüyor. Her zaman şu çağrıyı yaptım; "Yapmayın' dedim, "kardeşi kardeşin öldürdüğü bir yere silah göndermeyin' dedim. "Cihatçı grupları Hatay'a getirip buralarda eğitmeyin' dedim, "başınıza bela olur' dedim. Cilvegözü'nü, Reyhanlı'yı gördünüz. İnsanlarımız hayatlarını kaybettiler. Bütün şehitlerimiz için, terörde hayatını kaybeden bütün kardeşlerimiz için Allah'tan rahmet diliyorum. Reyhanlı patlamasının olduğu ertesi günü Reyhanlı'ya gittim ama parti arabasıyla gitmedim. Çünkü oraya parti propagandası yapmaya gitmedim. Bana gazeteciler siyasi soru sordular, "Siyaset yapmaya gelmedim. Reyhanlı'nın acısını paylaşmaya gelmedim. Bunlar bizim insanlarımızdı' dedim. Ama o Başçalan benim bu söylediklerimin tam tersini söyledi. Sanki ben oraya insanları kışkırtmaya gitmişim. Reyhanlı halkı ve Allah benim şahidimdir. Bunun dışında hiçbir şey söylemedim. Peki kendisi ne yaptı? Reyhanlı'ya gidemedi, ABD'ye gitti. Daha sonra da Reyhanlı'ya silahla, topla, tankla, tüfekle bir sürü güvenlik önlemleri alarak gitti. Ben tek başıma Reyhanlı halkıyla caddelerini gezdim, acısını paylaştım. Şu anda Türkiye'de bir milyona yakın Suriyeli gökmen var, Üç tür Suriyeli var, bir; kamplarda yaşayanlar, iki; durumu iyi olup ev kiralayanlar; üç; Türkiye'nin bütün sokaklarında dilenen Suriyeli kardeşlerimiz. Ben, Adalet Ve Kalkınma Partisi'ne oy veren saygıdeğer yurttaşlarımı yine vicdanına seslenmek isterim; Suriye'de akan kanın sorumlusu kim? Suriyeli çocukların Türkiye'nin sokaklarında dilenmesine sebep olan adam kim? Ellerini vicdanlarına koysunlar ve öyle oy versinler. 50 sefer uyardım, "Yahu kardeşim oraya silah gönderme, militanlar yetiştirme, El Kaide'yle kucak kucağa gelme sonra senin başına bela olur' dedim. Ama dinletemedim. Şimdi Suriye'ye savaş açmak istiyor. Bizim büyük önderimiz var, adı Mustafa Kemal Atatürk. Mustafa Kemal Atatürk hayatını savaş meydanlarında geçirmiştir. Yedi düvele karşı çarpışmıştır. Ülkenin bağımsızlığını kurduktan sonra, "Zorunlu olmadıkça savaş bir cinayettir' demiştir. Hiç kimseyle savaşmak istememiştir. Savaş bahanesi içine hiç girmemiştir. Eğer bugün bir ülkede huzur içinde yaşıyorsak Mustafa Kemal Atatürk, şehitlerimiz ve gazilerimiz sayesindedir. Onlar bize güzel bir Türkiye bıraktılar, şimdi biz de çocuklarımıza barış içinde yaşayacağımız güzel bir Türkiye bırakmak zorundayız. Suriye'de akan kanın sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan'dır. Kardeşkanının akmasına yol açan Recep Tayyip Erdoğan'dır. Ben bunu her yerde söylüyorum. Sadece Hatay'da değil, İstanbul'da da, Erzurum'da da, Rize'de de Muğla'da da söylüyorum. Çünkü hayatın bir gerçeği var, neden siz silah, neden siz para gönderiyorsunuz. Provokasyonu kendileri hazırlıyorlar, "Acaba Suriye'ye girişin yollarını bulabilir miyiz' diye. Suriye, Türkiye için bir tehdit unsuru değildir. Zaten işi başından aşkındır. Orada akrabalarımız var, onların akrabaları da Türkiye'de var. Bütün komşularımızla barış içinde yaşamak isteriz. Çünkü Mustafa Kemal Atatürk diyor ki "Yurtta Barış dünyada barış'" dedi.Kılıçdaroğlu, bu yıl Edirne Kırkpınar güreşlerinde Türk Bayrağı geçişi sırasında 4 AK Partili bakanın ayağa kalkmadığını belirtirken, "Şimdi bayrak edebiyatı yapıyor. Ben o başkanlık koltuğunda oturan zata sesleniyorum; bayrağın önünde ayağa kalkmayan o bakanları neden koltuklarında tutuyorsun sen? Kalkmış seçim propagandası olarak Türk Bayrağını kullanıyor. Sen önce bayrağın önünde ayağa kalkmayan bakanları tut o partiden at. Atmıyorsan senin de bayrağa saygın yoktur" dedi. CHP'nin Ak Parti'den transfer olan Hatay Belediye Başkan Adayı Lütfü Savaş'ı kürsüye çağıran Kılıçdaroğlu, "Güzel bir belediye başkanınız var. O şimdi altı okun altında, CHP'de, halkın partisinde. Propaganda yapıyorlar, "TOMA'lara Su vermedi bu başkan' diye. Diyor ki, "Ben insanımı seviyorum, halkımı seviyorum, kan akmasını istiyorum, kimsenin burnu kanamasın istiyorum. Bütün çocuklar bizim çocuklarımızdır' diyor. urakcan da bizim çocuğumuzdur, Berkin de bizim çocuğumuzdur, Tunceli'de şehit olan Ahmet de bizim çocuğumuzdur. Biz hiçbir zaman ayrılık gayrılık yapmadık, bundan yana değiliz. Biz bu ülkede herkesin huzur içinde yaşamasını istiyoruz. Biz beraber olacağız, biz birlikte Hatay'ı barış kenti yapacağız. Hatay'da barışın adresi halkın partisidir, CHP'dir. Hatay'da kardeşliğin adresi halkın partisi CHP'dir. Bölücülüğe karşı, ayrımcılığa karşı duran tek parti CHP'dir. Kimseyi ayırmadık, bölmedik, kimseyi ötekileştirmedik. Herkese saygı duyduk. Böyle yapacağız, böylede duracağız sözümüzde" dedi.

    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99