CHP Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz, ikinci duruşması gerçekleşen Reyhanlı patlaması davasının üzerinin kapatılmaya çalışıldığını söyledi. "Yargılama sürecinde bize çamur atmaya çalışanların aslında boğazlarına kadar çamurun içinde kaldıklarını gördük." diyen Eryılmaz, emniyet müdürü ve valinin de dinlenilmesini istedi.
28 Ağustos 2014 Perşembe 10:48
Hatay Gazeteciler Cemiyeti'nde kendisinin de katıldığı duruşmada yaşananları detayları ile anlatanMilletvekili Eryılmaz, Reyhanlı’da gerçekleşen patlamanın Cumhuriyet tarihinin en kanlı saldırısı olmasına rağmen medyada yeterince ilgi görmemesinden yakındı. Eryılmaz, olayın gerçekleştiği günlerde tüm yöneticilerin, zamanındaSuriyeDevlet Başkanı Beşşar Esed’i ziyaret edenCHPHataymilletvekillerini suçladığını, ancak olayın detayları ortaya çıktıkça asıl suçlunun yöneticiler olduğunun ortaya çıktığını söyledi. Patlamadan sekiz gün önce jandarma istihbarat birimlerinin saldırıyıhaberalarak yetkilileri uyardığını, ayrıcaHatayEmniyetine de ihbarda bulunulduğunu, buna rağmen patlamanın önüne geçilemediğini iddia eden Eryılmaz, patlamanın asıl sorumlusunun döneminHatayEmniyet Müdürü,HatayValisi, İçişleri Bakanı ve Başbakan olduğunu vurguladı. Bu isimlerin de davada sanık olarak dinlenmesi gerektiğini, bu konuda avukatların gerekli başvuruları yaptıklarını kaydeden Eryılmaz, adaletin er ya da geç tecelli edeceğine olan inancının tam olduğunu belirtti. Reyhanlı patlamasında asıl sorumlunun tutuklu bulunan sanıkların yanı sıra olayı önleyemeyen yetkililer olduğunu dile getiren Eryılmaz şöyle konuştu: "Hepinizin bildiği üzere 11 Mayıs 2013’deReyhanlıilçemizde Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en şiddetli terör saldırısı gerçeklemiş ve o saldırıda 52 vatandaşımız hayatını kaybedip onlarca vatandaşımız da yaralanmıştır. Bu terör saldırısıyla ilgili açılan davanın ikinci duruşmasıHatayAğır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleşti. Biz de o davayı izleme fırsatı bulduk. Oysa bu yargılama sürecinde bize çamur atmaya çalışanların aslında boğazlarına kadar çamurun içinde kaldıklarını gördük. Öncelikle şunu herkes iyi bilsin, olaydan 8 gün önce jandarmanın istihbarat raporlarına rağmen bu saldırının önüne geçilmemesinden kaynaklı bir siyasi ve hukuki sorumluluğun olduğunu herkesin bilmesi gerekir. Bu olayı birkaç tane piyon olarak kullanılan sanığın üzerine atarak bu sorumluluklarından kurtulma şansları yoktur. Şimdi olayla ilgili güvenlik kameralarının olmaması ciddi bir soru işareti oluşturduğu gibi jandarmanın istihbarat raporlarına rağmen olayın önüne geçilmemesi ve bu konuda hiç kimsenin ihmalinin olmadığına ilişkin Başbakanlık müfettişlerinin raporlarının sorgulanması gerekir. "Cumhuriyet tarhinin en büyük terör saldırısının iç yüzünün öğrenilmesi için Meclis araştırma komisyonu kurulması gerektiğini kaydeden Eryılmaz, "Tarihin en büyük terör saldırısı yaşanacak ve siz bundan bir sorumluluk hissetmeyeceksiniz. Öncelikle hükümet, bölge vekilleri,Reyhanlıpatlamasındaki esas karanlık güçlerin ortaya çıkarılması, olayda ihmali kusuru bulunanların ortaya çıkarılması, faillerin hesap vermesini istiyorlarsa mecliste bir komisyon kurulmasını talep ediyoruz. Eğer bu talebi kabul etmezlerse kendileri hakkındaki bütün o iddiaları da kabul etmiş olacaklar. Kendi topraklarına füze attırıp, ülkeyi savaşa sürüklemek isteyenlerin bu ülkede her şeyi yapabileceğini de unutmamak gerek." dedi.
Davanın 2 numaralı sanığı olarak gösterilen ve şu anda Suriye’de olduğu iddia edilen Yusuf Nazik’in verdiği röportajlarda, Heysem Topalca ismini zikrettiğini, bu ismin davanın seyrini değiştirecek bilgilere sahip olmasına rağmen tutuklanmamasına şaşırdığını söyleyenRefik Eryılmaz, "Bu davada sanıkların verdiği beyanlar, bu olayların arkasında farklı güçlerin olduğunu işaret ediyor. Bunları ortaya çıkaracak olan siyasi iktidarın kendisidir. Şu anda 2 numaralı sanık Yusuf Nazik Suriye’de olduğu iddia edilen Nazik’in iki ulusal gazetede çıkan röportajında,Reyhanlıpatlamasıyla ilgili Heysem Topalca’nın ismini veriyor, bu bizi kullandı diyor, dünkü duruşmada sanıkların ifadelerine baktığım zaman bu bir takım güçlerin olayın içinde olduğunu görüyoruz. Peki bu Heysem Topalca ile ilgili bir şey yapıldı mı, yapılmadı. Adana’da içerisinde füze başlıkları olan TIR'ı durduran savcının, TIR şoförünün ifadelerine başvurduğu zaman, aynı kişinin karşımıza çıktığını görüyoruz. Bu işi organize edenin bu parayı verenin kendisi olduğunu görüyoruz. Bunlar da mahkeme tutanaklarına girdi. Bugüne kadar bununla ilgili bir şey yapıldı mı, hatta, bu şahsın tutuklandığı yönünde haberler çıktı, ancak aradan saatler geçmeden adamın tutuklanmadığı haberi yayınlandı, yani bir şeyler var. Belki de hükümetin bu olayın bir şeylerini ortaya koymasıyla ilgili kaçtığını görüyoruz." Şeklinde konuştu.
Yorumlar