banner110

Edipoğlu'ndan Kılıçdaroğlu'na Gizli Mektup

CHP Hatay 1. Sıra Milletvekili Adayı Dr.M.Ali Ediboğlu’ndan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na gizli mektup!

11 Haziran 2011 Cumartesi 14:34
banner77
Edipoğlu'ndan Kılıçdaroğlu'na Gizli Mektup
Gazeteniz OLAY, CHP Hatay 1.Sıra Milletvekili Adayı Dr.M.Ali Ediboğlu’nun, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na gönderdiği GİZLİ MEKTUBU ele geçirdi. Ediboğlu’nun gizli mektubunda, CHP’nin dünden bugününe her şeyİ ayrıntıları ile anlatılmakta. Hatay’da Milletvekili adaylık sıralamasında kendisini de görmek için bir umutla bekleyen Aday adaylarını bu mektup mu geri plana itti? Hatay Milletvekili Aday sıralamasında bu mektubun etkileri oldu mu? GİZLİ MEKTUP’ ta İskenderun aday adayları neden bahse konu alınmadı? İskenderun aday adaylarının aday sıralamasında son sıralarda yer almasına bu mektup mu neden oldu? Ediboğlu’nun, Kılıçdaroğlu’na iletilmek üzere göndermiş olduğu Hatay’ın raporunu aynen yayınlıyoruz. Dr. M.Ali Ediboğlu Adına Nejdet Sahillioğlu Eliyle Sayın Genel Başkanına Hatay raporu sunumudur. Yıl 1989. SHP, kamyon şoförü ve ilkokul mezunu olan Şükrü Güçlü’yü belediye başkan adayı gösterir. Antakya’da Sosyal Demokrat Seçmen, partisine o kadar bağlı ki yarasına tuz basar, oyunu yine CHP’ye verir ve belediye başkanlığı kazanılır. Aynı seçimlerde Erzin, Dörtyol, Payas, İskenderun, Hassa Kırıkhan Reyhanlı ve Samandağ ilçeleri de SHP adayları tarafından kazanılır. SHP’nin % 45 oy oranımız vardı. 1991 Genel Seçimlerinde Nihat Matkap’la Fuat Çay, Fevzi Kırık, Mithat Can gibi o dönemin popüler isimleri aday oldu. Tercihli oy kullanılacaktı. Sünni Öner Miski, alevi Fevzi Kırık ve Mithat Can saygın bir seçim kampanyası yürütürken, Nihat Matkap ve Fuat Çay inanılmaz şoven bir kampanya ile seçimlerden milletvekili olarak çıktılar. Partiye alevi - Sünni nifağını soktular. Nihat ve Fuat ikilisi bir taraftan Sünni isimleri partiden dışlarken bir yandan da kendi aralarında Alevilerin -Hatay Alevilerinin- liderlik kavgasına tutuştular. Partimizin kan kaybetmesi önce Hatay’ın kurtuluşunda mücadele veren, sonra mücadelelerini CHP’de sürdüren güçlü - köklü Sünni ailelerin tek tek partiyi terk etmesi onları hiç ilgilendirmedi. Nihat ve Fuat için partideki patronluk ve Alevilerin liderliği daha önemliydi. Bu liderlik yarışı, Alevilere yakışmayan üç kağıt, rüşvet ve sahtekarlıkla dolu dönemlerle geçti. 1994 yerel seçimlerine böyle bir ortamda girildi. Seçimler hüsranla sonuçlandı. Antakya ve birçok ilçe kaybedildi. Sünni seçmen oylarımız %40’lardan %20’lere geriledi. 1995 Genel Seçimlerine ve sanki başka kimse yokmuş gibi 1.sıra kontenjan 2. sıra Suat Çay 3. sıra Nihat Matkap listesiyle girildi. Sünni oylar biraz daha erirken, alevi oylarda da adaylara tepki olarak azalma oldu. 1999’da Genel ve Yerel seçimler birlikte yapıldı. Adaylar ön seçimle belirlenmişti. Nihat Matkap Çalışma Bakanı idi. Fuat Çay ise Sanayi Bakanlığından yeni ayrılmıştı. Ön seçimde oy kullanacak delegelerin hepsini ikisi belirlemişti. Sivil toplum örgütlerinin ve tabanın desteğini arkasına alan Tabip Odası başkanı Dr. M. Ali EDİPOĞLU memuriyetten istifa ederek aday adayı oldu. Solcu ve çok birikimli dürüst ve sürekli halkın sorunlarıyla yakından ilgilenen M. Ali Edipoğlu delegeleri etkileyerek, sayın bakanlarımızı solladı. Antakya belediye başkanlığı kazanılmış ancak partimiz %10’luk baraja takılmıştır. Nihat Matkap ve Fuat Çay Ankara’dan geri dönmezken partinin maddi ve manevi tüm yükünü 2002 seçimlerine kadar M. Ali Edipoğlu sırtladı. Seçimlerden sonra Baykal gitti. SHP tekrar kuruldu. Nihat Matkap, İris Şentürk, 6 belde belediye başkanı ve 1200 kişi CHP'den istifa ederek SHP'ye katıldı. 2002 seçimlerinde merkez yoklaması ile adaylar belirlenirken herkesin birinci sırada olacağına kesin gözüyle baktığı M. Ali Edipoğlu, Baykalcı olmadığı ve kendisinden talep edilen parayı vermeyi reddettiği için liste dışı kaldı. Halka çok yakın iyi bir örgütçü ve iyi bir solcu olan M. Ali Edipoğlu'na yapılan haksızlık tabanda büyük tepkiye yol açtı. Fuat Çay’ın sıraları sattığı ulusal ve yerel gazetelerde yer aldı. Milletvekili Dr. Zübeyir Anber, Fuat Çay’a yüklü miktarda para ödediğini itiraf etti ve başka adaylardan da para alındığını söyledi. Sonra mahkemelik oldular. Nihat Matkap bunu fırsat bilerek bağımsız aday oldu. İki dönem milletvekilliği, bakanlık, grup başkan vekilliği, genel saymanlık yaptığı partisine; milletvekili seçilebilmek adına olmadık çamurlar attı, büyük zarar verdi. CHP seçmenini birbirine düşürdü. Kendisi de kaybetti, CHP de kaybetti. M. Ali Edipoğlu haksızlığa uğramış olmasına reğmen CHP'ye zarar verecek herhangi bir davranışta bulunmamış ve Nihat Matkap'a destek vermeyi kabul etmemiştir. Destekleseydi, Matkap kesin kazanırdı. Her defasında CHP tabanıyla bir sorunu olmadığını Baykal - Sav ve Çay zihniyeti ile birlikte siyaset yapmak istemediğini bundan sonra topluma olan hizmetini tabipler odasında ve diğer sivil toplum örgütlerinde (SES, ADD, ÇYDD, ÇKD, MKÜ Spor Kulübü Başkanlığı) devam edeceğini açıklamıştır. M. ALİ EDİPOĞLU 2002 yılında seçimlerden sonra yaptığı açıklamada sanki bugünleri görmüş gibiydi. Şöyle demişti: ''CHP yönetiminin izlediği politika emek çizgisinden sermaye çizgisine doğru kaymıştır. Bu durum benim solcu kimliğimle çelişmektedir. İleriki süreçte CHP yönetimi değişecek ve bu hatadan dönülecektir. Emekten yana halkçı solcu kimliğini kazandığında CHP ile tekrar buluşacağız. Bundan böyle halkla olan ilişkilerimi başta tabip odası ve ses olmak üzere birçok sivil toplum örgütünde sürdüreceğim. Zamanım yettiğince de köşe yazılarıyla ve yerel televizyonlarda yapacağım programlarla görüşlerimi halkla paylaşmaya çalışacağım...'' Söylediğini de yaptı. CHP seçmeninden hiç uzaklaşmadı. Her zaman onların sorunlarıyla ilgilendi. 2004 yerel seçimleri, güçlü olduğumuz özellikle alevi ilçe ve beldelerden adaylıkların satıldığı seçim olarak tarihe geçti. Daha fazla para veren, aday olabildi. CHP’den istifa etmiş olan Antakya Belediye Başkanı İRİS ŞENTÜRK, FUAT ÇAY’a bedelini ödeyerek partiye dönmüş ve yeniden aday gösterilmiştir. Halbuki; rüşvet iddiaları ayyuka çıkmış, 5000'e yakın gece konduya göz yumulmuş, dişe dokunur herhangi bir hizmet yapılmamış başarısız bir dönemdi İris Hanımın başkanlığı. Seçmen Antakya'nın en başarısız Belediye Başkanı İRİS ŞENTÜRK’e tekrar oy vermedi ve seçim 7000 oy farkla kaybedildi. Bu arada beldelerin de yarısı kaybedildi. 2007 Genel Seçimlerine gelindiğinde CHP'nin Hatay örgütlerine Baronlar, Tefeciler, Mafya ve Mazot kaçakçıları hâkim olmuştu. Seçmenimize küfür edercesine son derece başarısız olmuş milletvekillerimiz yeniden aday gösterildi. Sonuç hüsran oldu. 5 olan milletvekili sayımız 3'e düştü. Sünni seçmenlerimiz partiye tamamen küstü. Sünni seçmenlerden aldığımız oy %5’lerin altına düştü. Adaylarımız Fuat çay ve Aziz yazar Alevi şovenizmi yaparken Sünni aday Adnan Gökhan Durgun'a kendi köyünde 0 oy çıkarken diğer Sünni aday Adnan Şanverdi’nin ilçesinde bir önceki seçime göre oylarımız azaldı. Böyle yanlış isimler seçmene zorla dayatılırsa olacağı her zaman budur. 2009 yerel seçimlerinde Antakya Belediye Başkan Adayımız yine İris Şentürk oldu. Fuat Çay ile aralarındaki akçeli ilişki ile ilgili dedikodular çok yayıldı. Beklenen sonuç 13.700 oy farkıyla seçim kaybedildi. Beldelerde de durum farklı değildi. Adaylıklar pazarlandı birçoğu seçilemedi. Şu an CHP'nin kalesi sayılan ilimizde 12 ilçenin sadece 1'i (iskenderun) CHP tarafından kazanılabildi. Bu arada 2002'den beri Ankara'da yaşayan NİHAT MATKAP ara ara gelip ekibiyle toplanıyordu. Bakan olduğu dönemde ki o güçlü ekibi dörde bölünmüştü: 1. grup CHP'de, 2. grup SHP'de, 3. grup AKP'de, 4. grup MHP'de. NİHAT MATKAP, Antakya'ya geldiğinde hepsi biraraya geliyordu. Bunlar eşi benzeri olmayan bir çıkar grubudur. Menfaatleri için herşeyi yapabilecek karakterdedirler. Ayak oyunlarını, oy kullanırken turnikeyi, işaretli oy kullanmayı, delege listelerinde sahte belge ve imzalarla değişiklik yapmayı, sahte delege yazmayı, kısacası her türlü entrikayı Fuat Çay'ın ekibiyle birlikte Nihat Matkap'ın ekibi partiyle tanıştırmış ve öğretmiştir. Bu iki isimle birlikte (N. Matkap ve F. Çay) partide, tatlı rekabetin yerini kavga, saygı ve sevginin yerini düşmanlık ve sevgisizlik, emeğin yerini sahtekarlık ve haksızlıklar almıştır. Maalesef genel merkezden de destek görmüşlerdir. 2011 Mayıs'ta Genel Başkanımız değişti. Sayın Kılıçdaroğlu'nun parti meclisine Nihat Matkap'ı alması bizleri şaşırttı. N. Matkap Antakya'ya geldiğinde beklediği ilgiyi görmedi. Partideki tahribatını, bıraktığı kötü mirası seçmenimiz unutmamıştı. Çareyi, yıllardır partiyi bölme pahasına, oy kaybettirme pahasına kavga ettiği Fuat Çay ile işbirliği yapmakta buldu. Nede olsa örgütler F. Çay'ın güdümündeydi. Bir süre sonra il başkanı görevden alındı ve Mv. Gökhan Durgun'un önerdiği Yusuf Dağlı il başkanı oldu. Önder Sav'a yakın olan Gökhan Durgun ile o güne kadar görüşmeye bile gerek duymayan N. Matkap, F. Çay'ı bırakıp Gökhan Durgun ile flört etmeye başladı. Seçmenin-üyenin desteğini alamıyordu. Hiç olmazsa örgütleri arkasına almalıydı. Mutlaka milletvekili olmalıydı. Oy kaybı, CHP'nin zararı umurunda bile değildi. Parti meclisi yeniden belirlendi. N.Matkap tekrar seçildi. Önder Sav'ın partideki etkinliği ortadan kalkınca Nihat Matkap G. Durgun'la selamı kesti ve yeniden Fuat Çay ile işbirliğine başladı. Böyle omurgasız çıkarcı siyasilere artık CHP'nin ihtiyacı yok. CHP'ye kazandıracağı, bir tek oy olmadığı gibi, kaybettireceği oy bir hayli fazladır. Yapılacak seçimde seçmenin tavrı çok net: Yeni isimler istiyorlar. F. Çay, N. Matkap, G. Durgun, A. Yazar, İris Şentürk, Mehmet Dönen, Turhan Hirfanoğlu gibi isimlerin hiç birinin adını listede görmek istemiyorlar.

    Yorumlar

banner131
banner119
Hava Durumu
Tümü Anket
İSK. BEL.BAŞ. SEYFİ DİNGİL'İ BAŞARILI BULUYURMUSUNUZ?

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Karikatür
  • gazeteci olur belki
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner99