Prof. Dr. Hüsnü Salih GÜDER; Dünyaya haklarıyla birlikte gelen insanın varlığı dil, din, ırk, cinsiyet, yaş, sınır ayrımız gözetmeksizin insanlığa yakışır evrensel değerler ve mutlak haklar eşliğinde yaşadığı müddetçe ispatlanabilir. Bu haklar da kişiden kişiye ya da toplumdan topluma değişmez, değiştirilemez.
10 Aralık 2013 Salı 09:19
İnsan haklarının eşit ve genele yayılmasını sağlayan demokrasi, kimsenin bir başka insana kendi fikir ve düşüncelerini zorla dikte edemeyeceği gibi hayatına, yaşam alanına ve kutsal değerlerine kast etmeyeceği anlamına gelir. İnsanların huzurlu, güvenli ve sevgi çerçevesinde yaşayabilmeleri için haklarına sahip çıkmak ve takibini yapmak mecburiyetindedir. Bu noktada en büyük klavuz demokrasi olacaktır. Demokrasiden uzak bir hakkın var olması mümkün olamayacağı gibi insanların haklarına saygı göstermeyen kişilere ve milletlere uygar, duyarlı, çağdaş ve demokratik denilemez. Bu doğrultuda M. Kemal Atatürk "Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız sözü bu konuyla alakalı başka söze hacet bırakmayacak zenginliktedir.Tüm insanların bireysel ve toplumsal haklarına tam anlamıyla sahip olduğu bir dünyanın oluşması temennilerimle, Dünya İnsan Hakları ve Demokrasi Gününü kutlar, savaş, öfke ve kutuplaşmaların yerini insana yakışır bir medeniyete bıraktığı dünya diler, sevgi ve saygılarımı sunarım.
Yorumlar