Sakın ha “Başbakan kendisi çekilmek istedi!” diye kendinizi kandırmayın! Milletin ve Meclis iradesinin dışında bir başbakan sağlık vb nedenlerle değişmiyorsa, bunun adı darbedir! 4-5 Mayıs Darbesini yaşadık! Davutoğlu’nun çekilmesi bal gibi DARBE’dir!
Türkiye’de 1 kişinin BAŞKAN olma arzusu, demokrasiye galip geliyor. Millet de bu muhterisle gurur duyuyor!Başkan olma meraklısı kişi, milletin seçtiği, partinin seçtiği Başbakan ve Genel Başkan’a “Sen beni Başkan yapamayacaksın, çekil!” diyor.MİLLETİN SEÇTİĞİ BAŞBAKAN bu TEK ADAM DARBESİNE boyun eğiyor. Buna demokrasi denilebilir mi? Darbeyi yapanla da gurur duyuluyor!
Türkiye aslında Ağustos 2014’te Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilince demokrasi adına büyük darbe yemişti. Bugün ise demokrasi tepe taklak oluyor.Dünyanın hiçbir yerinde kanunsuz iş yapmadığı, kamuoyu tarafından yuhalanmadığı ve gensoru ile düşürülmediği, sağlık sorunu olmadı sürece BAŞBAKANLIK bırakılmaz.
AKP, Türk demokrasisine büyük bir darbe vurmuştur. Maalesef AKP'li politikacılar akıllarını, sağduyularını, ruhlarını ve bedenlerini kumların altına gömmüşlerdir.Tek adamın bu darbesi, sadece AKP’li seçmenin kararına ve hissiyatına değil, Yüce Meclis’in iradesine de vurulan bir darbedir. Demokrasi katledilmiştir.
Demokrasinin ne olduğunu çok iyi bilen ama makam ve mevki hırsı içindeki AKP’li vekiller de bu darbe ve makam hırsızlığının ortağıdırlar!Laiklik özürlüsü Meclis Başkanı da ne yazık ki Cumhurbaşkanının ulağı haline dönüşmüştür. Yasama’nın Başkanı olarak darbeye cesraetle karşı çıkmak yerine, mesaj taşıyıcılığını benimsemiştir.Cumhurbaşkanının ANAYASA’ya aykırı bu müdahalesi tek kelimeyle DARBE’dir! Sakın ha bir daha çıkıp ne 12 Eylül’e, ne de 28 Şubat’a küfredilmesin! Bu darbe onlardan da ağır…
Demokrasi düşmanlarının gözü aydın!Türkiye 5 Mayıs darbesini yaşadı. Demokrasiye vurulan bu darbeyi hazmedemiyorum.Milletin seçtiği bir başbakanın da “Boşbakan” gibi kenara çekilip, “Beni millet seçti, millet değiştirir!” diyememesi de ne kadar hazin!
En acı olan da; bir bilim adamı-akademisyenin bu kadar kolay teslim oluşu, bu kadar kolay korkaklığı, demokrasiyi korumadaki acizliğidir.Tarih; Davutoğlu’nu “Türkiye’nin en hayalperest başbakanlarından biri olmakla anacaktır. Ama kuşkusuz ki, milletin seçtiği en ürkek başbakanı olarak da ilk sıraya koyacaktır…
Milletin iradesini hiçe sayarak başbakanı değiştiren “tek adam” için ise; Saddam ve Kaddafi için yazılanlara bakın yeter!Geçmiş olsun Türkiye’m! Demokrasi rafa kaldırıldı. Bir kişinin “Sultan”lık hayali, demokrasi ve hukuk karşısında galebe çaldı. Millet iradesi katledildi!
Sizleri bilmem ama şahsen Meclisi dolduran AKP’li “milletin vekilleri”nekahrettim!Milletin vekili olmak yerine “Sultan’ın vekili” olmayı seçtiler. Milletin emanetini koruyamadılar. Aslında milletin emanetine ihanet ettiler! İhanetin sebebi neyse açıklansın, millet de bilsin!
Davutoğlu millet ve devlet adına hangi yanlış, hangi ihanet içerisindeydi? Bunu bilmek milletin hakkıdır!Başbakanlıktan edilme gerekçesi açıklanmazsa, bunun adı DARBEdir!
Hani AKP, her türlü darbenin karşısındaydı? Maalesef Türkiye’nin geleceği, hukuk sistemi, adaleti tek kişinin isteklerine kurban edildi!“Yüce” Meclisteki Başkan da vekiller de millet iradesi yerine, tek kişilik muhterise boyun eğdiler. Allah aşkına buna demokrasi mi diyorsunuz?
Bir çift sözde darbe karşıtı gazetecilere: Çıkın da “Darbe istemiyoruz! deyin bakalım.Şimdi yandaş ve yalaka takımı gazetelerde ve Tv kanallarında “Algı operasyonu” ile DARBE’yi olağan ve iyi birşey gibi yutturmaya çalışacaktır!Yalakalığında sınırı yok nasıl olsa…
Son Söz:5 Mayıs 2016, Türk demokrasi tarihinin kara bir lekesidir. Gurur, hukuk ve onur nedir bilmeyenler diktatörleriyle gurur duyabilir. AKP’li vekilleri seçen, yardımcı olanlar da…
Yorumlar